DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Musa Aşkın
Musa Aşkın
Giriş Tarihi : 29-12-2025 15:35

Eşsiz Olmak 

Dünyaya baktığınızda ve içindeki şeyleri algılamaya başladığınızda, birçok şeyi sorgulamaya başlarsınız. Hayvanların, bitkilerin ve insanların birlikte oluşturduğu o büyük karmaşa dikkat çeker. Bir zamanlar yalnızca bir toprak parçası olan diyarlar, zamanla ayrılmış ve bölünmüş. Oysa bizi yaratan, “Sizi farklı kabileler ve milletler olarak yarattım ki birbirinizi tanıyasınız.” demişti.

Farklı kılınmışlığımızın ardında bir amaç vardı.

Kadın ve erkek farklı suretlerde yaratıldı. Her bir hayvan da kendi içinde aynı ırktan gelir; yeni doğan bir kedinin yüzü bir diğerine benzer, bir tayın siması da başka taylara… Peki insan neden böyle değil? Hiç düşündünüz mü? Bir kardeş diğerine benzemez; öncekiyle sonrakinin yüzü farklıdır. Erkek de kadın da birbirinden farklı suretlerle dünyaya gönderilmiştir.

Yine de insanda değişmeyen bir şey vardır. 

Kalp…

Şişman ya da zayıf olsak da kalplerimiz aynı ağırlıkta, aynı ritmi taşıyan organlardır. İçinde barındırdığı duygularla heyecanlanır, üzülür, seviniriz. “Neden etkilendim, neden sevindim?”dediğimizde, işte bu iniş çıkışlara isim veririz; aşk, sevgi deriz.

Zamanla bu duygular evliliklerde, hayallerde birleşir; kalpler hızlı atar, sonra ritim yavaşlar. Enerji azalır, uzaklaşmalar başlar ve “soğukluk” dediğimiz hâl oluşur. Beş duyumuz, hissettiğimiz bu enerjiyi sürekli besler ya da tüketir.

Tam da burada şu soruyla yüzleşiriz: Ruhunu kaybeden neyi bulabilir? Kazandığımız maddi başarı, aldığımız alkış yüzünden değil; ideallerimizden vazgeçmediğimiz, eğilip bükülmediğimiz, kendimize ihanet etmediğimiz için bu dünyada bir kıymetimiz varsa var. Gerçek değer, ruhumuza sahip çıkabildiğimiz yerde başlar.

Aslında varoluş  denilen şey, kavramak ve algılamaktır. İçimizde bu hisleri inceleyen bir mekanizma vardır. Huzur dediğimiz o duyguyu yakalamaya çalıştıkça kötü duygularımızı kontrol altına almak isteriz. Fakat bazen sebebini bilmediğimiz bir sesle ilerleyen duygulara karşı, kendi savunmalarımızı kurarız. Böylece varoluşun gayesinden uzaklaşır, kendi iç dünyamıza çekiliriz.

Ama bu yalnızlaştırmaz bizi; tam tersine, güçlendirir. Çünkü insan anladıkça büyür; algıladıkça derinleşir. Varoluş, çoğu zaman sadece kendin kalabilme cesaretidir.

***


Editör: Deniz İmre

NELER SÖYLENDİ?
@
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
Advert
Yol Durumu
ARŞİV ARAMA