DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Gevher Aktaş Demirkaya
Gevher Aktaş Demirkaya
Giriş Tarihi : 05-04-2026 00:58

Dumlupınar Denizaltı Hazin Öyküsü ve Ona Yakılan “Ah Bir Ataş Ver Cigaramı Yakayım” Ağıdının Kaynağı 

DUMLUPINAR DENİZALTI HAZİN ÖYKÜSÜ VE ONA YAKILAN “AH BİR ATAŞ VER CİGARAMI YAKAYIM” AĞIDININ KAYNAĞI 

Türklerin her türküsünde acı bir hikâye sakladır.

Tarih 4 Nisan 1953 Saat 02. 15 Sessiz, soğuk ve karanlık bir geceydi. Uzun bir seferden NATO tatbikatından dönen Dumlupınar denizaltısı, Çanakkale Nara Burnu açıklarında İsveç bandıralı Nabulant şilebiyle çarpıştı. Nabulant şilebinin buzkıranı Dumlupınar’ı başından ikiye bölmüştü. Dumlupınar, birkaç dakika içinde sulara gömüldü. Gemideki seksen kişilik mürettebattan sağ kalan yirmi iki kişi geminin arka bölümündeki torpido dairesine sığındı. 

Dumlupınar’ı kurtarmak için seferber olundu. Bu arada aşağıdakilerden, sigara içmemeleri, şarkı – türkü söylememeleri istendi.  

Kurtarma gemisinden Üsteğmen Suat Tezcan, denizaltındaki  Astsubay Selami’yle irtibat kurar:

“Alo Dumlu!”

Asb. Selami ses verir:

“ Evet, Dumlu!”

“ Ben Üsteğmen Suat!”

“ Evet, efendim ben Selami!”

“ Selami nasılsınız, biz geldik, şimdi bana durumu anlat!”

“ Efendim dizellerden yara aldık, manevra dairesinde yangın çıktı, bataryayı sıfıra alarak kıç torpido dairesine geçtik, şimdi manevra dairesi su ile dolu!”

“ Kaç kişisiniz orada?”

“ 22 kişiyiz.”

“ Diğer dairelerle irtibatınız var mı?”

“ Yarım saat evvel kıç batarya dairesi ile konuştum, şimdi cevap vermiyorlar!”

“ Merak etmeyin! 'Kurtaran' geldi biz buradayız!”

“ Efendim manometre 267 kadem gösteriyor doğru mu!?

Üst. Teğmen Suat’ın boğazı düğümlenir, gözleri dolar, cevap veremez soruya. Sadece:

“Selami Kurtaran geldi şimdi kurtarma işine başlanıyor, ben biraz sonra yine gelirim!”

“Peki efendim...”

Ancak saatler süren kurtarma çalışmaları sonunda umutların tükendiği anda yirmi iki Mehmetçiğe şamandıradaki telefonun diğer ucundaki subay, astsubay ve erlerin tümüne korkunç gerçek yüreği acılar içinde Üsteğmen Suat Tezcan tarafından söylendi; kendilerini su yüzüne çıkaramayacaklarını, buna imkân olmadığını,  bildirdi Suat Tezcan Teğmen.  

Artık kendilerine başta söylenen “gerekmedikçe konuşmayın ve sigara içmeyin. '' telkininin yerine “konuşabilirler, türkü söyleyebilirler ve isterlerse sigara da içebilirler '' denildi. Bunu duyan kahraman denizcilerimizin son sözleri “Sizler sağ olun! Vatan sağ olsun!” oldu. 

Bu sözler şamandıradaki telefonun diğer ucundan tüm Türkiye başı dik bu hüzünlü türküyü dinledi.

 “Uzun olur gemilerin direği, 

 Çatal olur efelerin yüreği 

 Ah!  Yanık olur anaların yüreği

 Ver ataşı gâvur sinem uyansın

Arkadaşlar derin uykulardan uyansın 

Ah, bir ataş ver cigaramı yakayım

Sen sallan gel ben boyuna bakayım… '' 

Türküsünü söyleyerek büyük bir tevekkülle son nefeslerini verdiler. 

Derler ki bu gibi durumlarda, hava alamayıp oksijensiz kalarak ölmek çok zor ve acı verici ve panik hali doğurur. O nedenle rütbeye bakılmadan Mehmetçiklerden en güçlü olanı silahını çeker arkadaşlarını vurur ve son kurşunu da kendine sıkar. 

Son sözleri “Vatan Sağ Olsun!” diyerek şehit olan 81 denizcimiz bugün Çanakkale Boğazı’nın derinliklerinde ebedi uykularındalar.

Vatan sağ ve onlara minnettardır, huzur içinde uyusunlar!

Not: Deniz sevdalısı bu denizcilerin içinde ölüme yattıkları çelik tabutlarıdır. Dumlupınar adını yaşatmakta Türk Deniz Kuvvetleri’nin bir geleneğidir. Hurdaya çıkan  ya da hizmet dışı kalan bir geminin adı anılan bir başka gemiye verilir. Farklı gemiler değişik dönemlerde aynı isimle hizmet ederler. Bazen de aynı kaderle. 

1953 de Çanakkale de 81 denizciye mezar olan 2. Dumlupınar denizaltımızın hikâyesi işte böyle. 1. Dumlupınar 1931- 49 yılları arasında hizmet eden İtalyan yapımı baş bir denizaltıdır. Bu denizaltıyı da Haydar Paşa’da bir gaz tankeri çarpmıştı. 1972 yılında donanmaya 3. Dumlupınar katılır.  Ne var ki, onun da kaderi aynıdır. Çanakkale Boğazı girişinde bir Rus gemisi çarpar. Neyse ki, kaza gemi kaptanının soğukkanlılığı sayesinde can kaybı olmadan atlatılmıştır. Karaya oturan Dumlupınar ertesi gün yedeğe alınarak Gölcük’e tamire götürülür. Denizaltı tersanedeyken şansızlık devam eder bu kez gemide yangın çıkar. Ancak 1978 de denizlere geri döner. Bu şanssız denizaltı beş yıl sonra da hizmetten ayrılır ve bir daha Türk Deniz Kuvvetleri’nde, hiçbir deniz taşıtına Dumlupınar adı verilmez Kahraman şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyorum.  Nur içinde uyusunlar. Bu vatan onlara minnettardır. Selam, saygı ve sevgilerimle 

KAYNAK:   Genel Kurmay Başkanlığı Askeri Tarih Araştırma Arşivi

***

NELER SÖYLENDİ?
@
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
Advert
Yol Durumu
ARŞİV ARAMA