Bazen susuyorum. Kelimeler kifayetsiz kaldığı için değil, kelimelerim olsa da kıymet bilene değsin diye...
Susuyorum çünkü anlatmaktan, izah etmekten ve kendimi baştan sona tarif etmekten yoruldum. Oysa insan, bir bakışta anlaşılmak istiyor, koca bir sessizliğin içinde sesinin duyulmasını. İşte o yüzden diyorum: "Sustuğum yerden anlayan insan lazım bana!"
Hayat, anlat anlat bitmeyen bir çabaya dönüştü. Herkes konuşuyor, herkes açıklıyor, herkes kendini haklı çıkarıyor. Kimse kimseyi anlamak için susmuyor. Dinlemek, artık unutulmuş bir erdem gibi. Oysa benim için olmasa da olur; uzun cümleler, büyük ifadeler... Bazen sadece bir bakış, sadece bir el uzanması yeter. "Buradayım!" diyen, sessiz bir varlık...
Sustum. Defalarca sustum. Sığındım sessizliğe, anlattıklarımın anlaşılmadığı yerlerde. Sözlerim kırıldı çoğu zaman, eğilip büküldü, yanlış anlaşıldı. Bir ara, "Belki de anlatamıyorum" dedim kendi kendime. Sonra fark ettim ki mesele anlatmakta değil, mesele anlamaya niyeti olandaydı. Bir insanın gözlerine bakıp, içindeki fırtınayı görebilmekti mesele. Oysa kimsenin vakti yok başkasının içine bakmaya!
Bana, gözlerimin dolusunu yüzüme vurmadan gören bir insan lazım. Söze dökmediğim acılarımı, kırılganlığımı, içimdeki çığlığı fark eden biri. "Ne oldu?" demeden, "Yanındayım!" diyebilen biri. Çünkü bazen anlatmak değil, anlaşılmak iyileştirir insanı. Çünkü sessizlik, en büyük çığlıktır bazen!
Susarken ben, anlatıyorum her şeyimi aslında. Bırakıyorum; sözcüklerin yetmediği yerlerde, kalbimin titreyen yankısını. O titreyişi duyan, işte gerçek dost, gerçek yoldaş odur. O yüzden diyorum ki sustuğum yerden anlayan insan lazım bana. Konuşmadığım zamanlarda bile yanımda kalacak biri. Cümlelerim bittiğinde elimden tutacak biri. İçimi okuyacak biri; bir bakışım, bir duruşumla. Zor zamanlarımda, suskunluğumu sessizlikle paylaşacak biri.
Sözüm o ki konuşabildiğim herkesle dost olamam. Sadece susarak yan yana durabilirim, bazılarıyla. İşte o suskun ortaklıktır bence asıl kıymetli olan. Çünkü bazı insanlar vardır, yanında sessizce otururuz ve her şey daha iyi olur. Sözcüklere gerek kalmaz; yaralar kendi kendine sarılır. Ruh, ruhu bulur.
İşte ben, o ruhu bekliyorum,
Anlayacak olanı...Sustuğum yerden!
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz.
Ebru Bozcuk
Mutlu musun
Mehmet Şahan
Em Olmak Lazım
Sedat İlhan
Çözümsüzlük /5
Musa Aşkın
Usulca Sessizlik
Yusuf Sarıkaya
Bizim Kuşak /8
Serhan Poyraz
Shakespeare ve Hamlet / Mina Urgan
Dilek Tuna Memişoğlu
Yeni Yıla Girerken
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Yeni Yılınız Kutlu Olsun
Gevher Aktaş Demirkaya
Kızılca Gün - 27 Aralık 1919 Cumhuriyete Giden Yolun Dönüm Noktası
Ahmet Furkan Demir
Hiss-i Urfa
Deniz İmre
Schopenhauer’in Sarkacında: Bir Sağa Bir Sola
Nevin Bahtişen
Hayatımdan Notlar
Hüseyin Uyar
Yeni Çağda Dostluk Paradoksu
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Sami Çelik
Gece ve Sis
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Hayatın Matematiğini Öğrenmek
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Hilmi Yavuz
Kayboluş ve Yıkım
Mine Çağlıyan
Özgürlük
Suna Türkmen Güngör
Ruhun Terazisi
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Ayfer Güney
Dur
Hamiyet Su Kopartan
Meşguliyet
Turan Demirci
Yapılmayacaklar Listesi
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Hakan Cucunel
Türk Edebiyatı ve Türkçe Edebiyat
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Şükrü Doruk
Alma Ağacı
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Demet Mannaş Kervan
Sözde Hayvanseverin Eseri: Sokak Köpeği
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar