İnsanın kalbinde hep bir kırık pencere vardır; içeri giren rüzgâr, aslında kendi eksikliğinin sesidir. Tam olmak, duvar gibi donuk, sert durmak; eksik olmak ise çatlaklardan sızan ışığı duyabilmektir.
İronik olan şu ki biz hep bütünlüğün peşinde koşarız; oysa bizi diri tutan şey parçalanmışlığımızdır aslında. Çünkü aşk, hiçbir zaman tamlık vadetmez. Aksine, noksanlığın üzerine serpilmiş ince bir kül olur. Bir an yanar, bir an söner. Bizler, küllerin içinden hâlâ bir kıvılcım ararız.
Belki de aşk dediğimiz şey Tanrı’nın insana oynadığı en görkemli oyundur. Hem yoksun bırakan hem de yoklukla besleyen. Eksiklik dediğimiz, aslında evrenin en büyük ironisi olabilir. Hiçbir şey tamam değildir, tamamlanmaya en yakın olan şey bile kendi içinde yarım bir ses taşır. Bizler bu yarım seslerle yaşamaya mecbur oluruz.
Ne zaman yanlızlığımızı yok etmek istesek, eksik yanımızı görmezden gelsek varlığımız da gölgesiz kalır. Gölgesiz bir insan ise ıssız bir dağın zirvesine mahkûm olmuş bir taş kadar kimsesizdir.
Hiçlik, sanıldığı gibi karanlık bir boşluk mudur yoksa varlığın kendiyle dalga geçme biçimi midir? Hiçliğin aynasına bakabilmeyi becerdiğimizde belki de kendi sonsuzluğumuzu görebilmeyi başaracağız. Çünkü eksildikçe çoğalır, sustukça yüreğimizle söyleriz, yanıp tükendikçe yeniden doğarız küllerimizden.
İşte ironinin en derini; İnsan, yoksunluğunu yok etmeye çalışırken tam da bunun sayesinde sonsuzluğa dokunur. Belki de bütün şiirler, bütün sancılar, bütün hazanlar bu yüzdendir. Tamlığı değil, azlığın ihtişamını anlatmak için.
Eksiklik, daima gölgemizde dolaşan tek gerçektir.
Tam olmak uzaklaşmaktır hakikatten; insanı diri tutan daima eksik yanlarıdır.
HÛ
Göğün çatlağında durur eksik yanım.
Dönemeç; kendini tüketen zaman.
Çoğalıyor tereddütlerle gölgelerim,
Koca bir dağ ağırlaşıyor kalbimde.
Taşıyamam, gömerim sabrıma,
Derince!
Yarınlarım, çürümüş mum diplerinde.
Saklanıyor aşk,
Boş meydanında şehrimin.
Düşüyor geceme acı serenat,
Dokunuyor arşesinden teline kemanın,
Batıyor tenime.
Hislice!
Süzülüyor bedenimden ıssızlık,
Konuyor, düşlerimin omzuna.
Büyüyen sancılarım,
Karışıyor sorularımın suskunluğuna.
Dilim kadar ağır,
Bedenim kadar yorgun.
Yığılıyor üstüste kadere,
Sorgularım boyunca!
Açılmamış kapılarımda hazan,
Kilidinde saklı düşüm.
Kimdi bu kadersizliği yazan,
Anahtarı masalımda gizli tutan,
Kah ağlatan, kah öldüren?
Çözümsüzlüğe dokunan,
Sözümce!
Ölgün vakitlerin kurgusunda,
Faniyim, eksik yanını arayan.
Sesimde, sessizliğimin aksi,
Yankılanır, eksik parçalarımda.
Dinliyorum; derinden suslarımı,
Yalnızlık çölünde susayışlarımı,
Bir hû ile uyanışlarımı;
Sonsuza haykırarak
Yaşamca!
***
* Fani: İnsan gözünün algıladığı ışık şiddeti
***
- Yazıyı sesli dinlemek için görsele tıklayın

Ayşe Parlar Gürkan
Gerçek Olmadan Önce
Ümmügülsüm Hasyıldırım
İşte O An
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı 29 / Yedi Diyar Yedi Savaş
Hilmi Yavuz
Post-Truth [Hakikat-Sonrası] Travmalara Karşı Hakikat’i Söyleyebilme Cesareti: Parrhesia
Dilek Tuna Memişoğlu
Üzgünüz İstanbul
Şükrü Doruk
Oyalı Kâse Romanı Işığında Tesbitler
Sedat İlhan
Yeni İşim /2
Musa Aşkın
Veda Edebilmeyi Bilmek
Ebru Bozcuk
Yılkı Atları
Ahmet Furkan Demir
Teknofest Güneydoğu
Hüseyin Uyar
Distopya
Serhan Poyraz
Kırmızı Pazartesi / Gabrıel Garcıa Marquez
Cengiz Hortoğlu
Evine Hoş Geldin
Suna Türkmen Güngör
Bugün de Buradayım
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Hakan Cucunel
Avrupa Düşünce Dünyasına Bir Bakış
Deniz İmre
Normali Neden Kutsuyoruz
Nevin Bahtişen
Yarım Kalan ve Ufuktaki Düşler
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar