Bilmek İstiyorum 

Mehmet Şahan

12-12-2023 17:04

Advert

En başta, kendimi bilmek istiyorum.
Evvelimi ve ahirimi bilmek istiyorum.
Yaşadığım çevre ve toplum içindeki haklarımı, görevlerimi ve sorumluluklarımı bilmek istiyorum.
Her insan gibi, ben de neye inanıp neye inanmayacağımı, neleri yapıp neleri yapamayacağımı, nasıl yaşayıp nasıl yaşayamayacağımı bilmek istiyorum.
İşte, böyle aklıma ve hayalime gelen ne kadar bilinmezlik var ise, hepsini bilmek istiyorum.

En başta; “kendimi bilmek” isteğimle başlarsak, bunun iki boyutu olduğunu görürüz;
Birincisi, ete kemiğe bürünmüş olan fiziki (zahirî) halimiz.
İkincisi, yaratılış, varoluş gayesine göre ruhani (batınî) halimiz.

Zahiri varlığımızı bilmek, mensubu olduğumuz aileyi, yakın çevreyi, ait olduğumuz toplumu ve doğduğumuz andan itibaren tüm bunlarla iç içe yaşadığımız hayatımızı öğrenmek demektir. Bunları öğrenmek çok zor olmasa gerek. İsteyen istediği şekilde en ince ayrıntılarına kadar öğrenebilir. Bunun için de, kişinin öğrenme isteği olması, bu yönde gerekli çaba ve gayreti göstermesi yeterlidir.

Batınî yönümüzü bilmek ise, ilmî yönden ehliyet, meziyet, kabiliyet, hâkimiyet, beceri ve istidat gerektiren uzmanlık ve liyakat sahibi olmaya bağlıdır. Bu konudaki bilinmezleri istediğimiz zaman, istediğimiz şekilde öğrenmemiz mümkün değildir. Bunun için, mutlaka ilim ehli ve konunun uzmanı olan liyakat sahibi kaynaklardan yararlanmak zorundayız.

Aslında, insanı hem zahiri hem de batınî olarak ele almadan onu tam olarak tanımış olamayız. İnsanı bütün olarak bilmek istiyorsak, her iki durumunu birlikte oluşturan inancını iyi bilmek durumundayız. Bu da, insanın inancını çok iyi ve çok doğru bilmekle mümkündür.

İşte tam da bu noktada karşımıza, olmazsa olmazımız olan uzmanlık alanları çıkmaktadır. Alanında ve konusunda uzmanlık gerektiren konuları sıradan kaynaklardan edinilen bilgilerle öğrenmiş olamayız. Mutlaka, her konuda o konu ile ilgili, tabiri caizse; “rüştünü ispatlamış” uzmanların bilgilerine itibar edilmelidir. Eğer, gerekli dikkat ve hassasiyet gösterilmeden bilgi sahibi olunmaya çalışılırsa, yanlış bilgilenmenin dışında edinilen bilgiler, akıl ve mantık ile de çakışacağından, hem kişinin zihninin sürekli bulanık olmasına, hem de belirsizliklerde dolmasına neden olacaktır.

Bu kadar açıklamadan sonra, asıl bilmek istediklerimi ele almak istiyorum.

Bilindiği üzere Allah’u Teâlâ, insanı kendisine kulluk etsinler diye yaratmış. İnsanlar verilen ömrün bu dünyadaki kısmını yaşarken Allah’u Teâlâ kendilerine bazı görev ve sorumluluklar yüklemiş. Yaratılış gayesine uygun yaşayabilen insanlara, bunun karşılığında mutlu olacakları sonsuz bir hayat vaat etmiş. Yaratılış gayesine uygun yaşayamayanlar için ise, çok çetin azapların olacağını haber vermiş.

İşte tam da bu anlamda bilmemiz gerekenlerin, ilim ehli uzman kaynaklardan dosdoğru öğrenilmesi büyük önem arz etmektedir. Çünkü ebedi azap ya da mutluluğumuz doğru veya yanlış öğreneceğimiz bilgilere bağlıdır.

Biz, görev ve sorumluluklarımızı ne kadar iyi ve doğru öğrenirsek, onları hayatımıza uygulamamız, yerine getirmemiz de o kadar doğru olacaktır. Her doğru bilgi, bizi doğru düşünmeye, doğru yaşamaya ve görevlerimizi doğru yerine getirmeye götürür ki, bu da bizi ebedi mutluluğa daha çok yaklaştırır. Yanlış bilgi ise bizi karanlığa, mutsuzluğa, azaba yaklaştırır.

Dini görev ve sorumluluklarımızı ilk öğrendiğimiz kişiler, kendi anne ve babalarımızdır. Ancak, anne babalar da, genellikle konunun uzmanlarından değil kendi anne ve babalarından öğrendiklerini bizlere aktarmaya çalışmaktadırlar. Bu da, önemli ölçüde yanlış ya da eksik bilgi anlamına gelmektedir.

Her iki dünyamızı da mamur edecek bilgileri ancak ve ancak ilim ehli uzman kaynaklardan öğrenebilirsek, doğru bilgiye ulaşmış oluruz.

Kendimizi bilmek için gerek zahiri gerekse batıni olsun, başvuracağımız kaynaklar mutlaka “ilim ehli”, konusunun uzmanı kişiler olmalıdır.

İnşa edeceğimiz ömür binasının temeli, doğru bilgilerle atılabilirse, aynı anda ebedi yaşayacağımız binanın temelini de atmış oluruz.

Bu temel üzerine kurulan binada sürdüreceğimiz ömür de, Hakk’ın rızasını gözetmek üzere olacaktır.

İşte ancak bu şekilde, her iki dünyamızı da mamur hale getirmiş oluruz.

Kısacası, kişinin ilim üzere olması, ilim ehlini ve ilmini bilmekle mümkündür.

Yunus Emre’nin de dediği gibi;
“İlim; ilim bilmektir,
İlim, kendin bilmektir!
Sen kendin bilmezsen,
Ya nice okumaktır?”

DİĞER YAZILARI Paylaşmak /2 01-01-1970 03:00 Başak ve Saman  01-01-1970 03:00 Paylaşmak 01-01-1970 03:00 Özgürlük Anlayışı 01-01-1970 03:00 Em Olmak Lazım 01-01-1970 03:00 Edep Edebiyat Medeniyet Ekseninde İnsan    01-01-1970 03:00 Edebiyat - Medeniyet ve İnsan /2  01-01-1970 03:00 Edebiyat - Medeniyet ve İnsan 01-01-1970 03:00 Kul Hakkı 01-01-1970 03:00 Hasene ve Hasenat 01-01-1970 03:00 Ahsen-i Amel 01-01-1970 03:00 Amel-i Salih 01-01-1970 03:00 Dil Nedir Sizce 01-01-1970 03:00 Ebu Hanife’nin Vasiyeti 01-01-1970 03:00 Farkında Olmak 01-01-1970 03:00 İnsan Olabilmek 01-01-1970 03:00 İnsan Olmak 01-01-1970 03:00 Din Nedir 01-01-1970 03:00 Şiir Hakkında 01-01-1970 03:00 Bana Ne Diyebilir miyiz 01-01-1970 03:00 Sana Ne Diyebilir miyiz? 01-01-1970 03:00 Edebiyat mı Edebi At mı 01-01-1970 03:00 Kurbanın Mahiyeti ve Bilinmesi Gerekenler 01-01-1970 03:00 Kurbanın Fazileti ve Önemi 01-01-1970 03:00 Niyet Okumak 01-01-1970 03:00 İnsan Fazlalık mı? 01-01-1970 03:00 Bir Şiir, Bir Eleştiri, Bir Yorum (Cevap) 01-01-1970 03:00 Sözümüzde Olması Gereken Üç Şey - Zarafet 01-01-1970 03:00 Sözümüzde Olması Gereken Üç Şey - Letafet 01-01-1970 03:00 İnsanda Olması Gereken Üç Şey /Doğruluk 01-01-1970 03:00 Cami ve Çocuklarımız 01-01-1970 03:00 Özümüzde Olması Gereken Üç Şey: Milli Kimlik /Milliyet 01-01-1970 03:00 Ramazan Ayı Üzerine 01-01-1970 03:00 Olmazsa Olmazımız Olan Üç Şey / Din  01-01-1970 03:00 Dil 01-01-1970 03:00 İman 01-01-1970 03:00 Hayâ 01-01-1970 03:00 Özümüzde Olması Gereken Üç Şey / Edep 01-01-1970 03:00 Sadakat 01-01-1970 03:00 Vefa 01-01-1970 03:00 Güven 01-01-1970 03:00 Sahip Olmamız Gereken Üç Şey: Vicdan 01-01-1970 03:00 Sahip Olmamız Geren Üç Şey: Merhamet 01-01-1970 03:00 Sahip Olmamız Gereken Üç Şey / Şefkat 01-01-1970 03:00 Arınmamız Gereken Üç Şey / 3 - Kibir 01-01-1970 03:00 Arınmamız Gereken Üç Şey / 2 Gurur - Kibir 01-01-1970 03:00 Arınmamız Gereken Üç Şey / Benlik - Ego - Nefs 01-01-1970 03:00 Ciddiyet 01-01-1970 03:00 Zikir 01-01-1970 03:00 Zan... 01-01-1970 03:00 Önyargı 01-01-1970 03:00 Kıskançlık 01-01-1970 03:00 Zamanı Boş Bırakma 01-01-1970 03:00 Kalbi Boş Bırakma 01-01-1970 03:00 Aklı Boş Bırakma 01-01-1970 03:00 Çerçi 01-01-1970 03:00 Nasıl Olmalıyım Nasıl Olmalıyız? 01-01-1970 03:00 Kılıf Hazırlamak ve Bahane Bulmak 01-01-1970 03:00 Hizmetçi miyim? 01-01-1970 03:00 Mü'minin Bayramı 01-01-1970 03:00 Nasıl Okumalıyız? / Bedenen Okumak 01-01-1970 03:00 Kalben Okumak 01-01-1970 03:00 Nasıl Okumalıyız? 01-01-1970 03:00 Anmak mı Kutlamak mı? 01-01-1970 03:00 El - Hayâ Vel - İman / Hayâ İmandandır 01-01-1970 03:00 Gıybet / Dedikodu 01-01-1970 03:00 Aziz Valentine / 14 Şubat Sevgililer Günü Tarihçesi 01-01-1970 03:00 Ön yargı 01-01-1970 03:00 Hoşgörü 01-01-1970 03:00 Sevgi 01-01-1970 03:00 Şükür 01-01-1970 03:00 Asla Bırakmamanız Gereken Üç Şey 01-01-1970 03:00 Kürt İsyanları 01-01-1970 03:00 Kur'an-ı Kerim'de İlk Emir 01-01-1970 03:00 İçimdeki Ben 'Her Söze Mühür Olmak İster' 01-01-1970 03:00 Bir Gün mü Her Gün mü? 01-01-1970 03:00 İçimdeki Şeytan 01-01-1970 03:00 Yargılama 01-01-1970 03:00 Suçlama 01-01-1970 03:00 Tehdit Etmek 01-01-1970 03:00 Kusur Bulma 01-01-1970 03:00 Şikâyet Etmek 01-01-1970 03:00 Tahrik Etmek 01-01-1970 03:00 Eğitim sürecinde yapılan yanlışlar: Yalan Söylemek 01-01-1970 03:00 Uzak Durman Gereken Üç Şey: Yalan, Aşırı Hırs, Kıskançlık /2 01-01-1970 03:00 Uzak Durman Gereken Üç Şey: Yalan, Aşırı Hırs, Kıskançlık 01-01-1970 03:00 Utandırmak 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Kazanmanın Anahtarı /4 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarıdır /3 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarları /2 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarı /1 01-01-1970 03:00 Adanmak ve Teslimiyet 01-01-1970 03:00 Görevden İmtina Etmek / İsteksiz Olmak, Kaçınmak 01-01-1970 03:00