RÜZGÂR
sakın rüzgâr dağıtma nazlı yârin zülüflerini
nazik bir eda ile öpüp geç o gül yüzlerini
ne bir gam ne bir kasavet üzmesin hiç kendisini
ağlatıp da fena söylemesin ah edip dövünmesin
sonra fırtına olup esme yakıp durma gönlünü
var içinde mihmanı ki rahatsız etme özünü
salıp aşkın oduna ağlatma ne dünü ne günü
bülbül gibi aşık edip güle saplatma dikenini
dağıtma gülün gül bağını yaş dolmasın gözleri
titreyip yüreğimi titretmesin hiçbir sözleri
ayrılığın kahrından irin akıtmasın ciğeri
lâl-u zar perperişan tutulup durmasın dilleri
her günü kahır her günü efkâr bu el bu âlemin
ne gecesi belli ne günü böylesi bir âlemin
serseri aşkın mahmur gözleri esirindir senin
sunduğu bade ecel şerbeti olur ellerinin
böyle zamansız tıklayıp kapımı sakın ha gelme
o şuh bakışlarınla yüreğimi derinden delme
bugün dediğin o acı sözlerini daha deme
izi kalır lokmandan otacıdan çare dileme
değip gülün dalına yapraklarını döküp saçma
yüz yaresi var bülbülün bir yare de sen açma
bir buseyle baştan çıkarıp bülbülü uzak kaçma
ağlayan sevdanın kor olur yüreği hiç ağlatma
bir sabah gelirsen eğer sessizce gir penceremden
gez dolaş odamı baygın esintin sarsın inceden
gül tenimi öpüp kokla nefesinle incitmeden
bitsin hicran sızısı silinsin izi gönlümüzden
gönlündeki zehrin kor badesini boşalt yerlere
sözünü bana acı tatlısını verme ellere
var sen eyleme ağlatma beni salıp dillere
nice göller akan sularla taşıp dönmüş sellere
Şahine can mı yok canan ola ey nankörlük etme
viran bağın gülünü soldurup bülbül murdar etme
geçer günler hiçbir şeyi nazlım kendine dert etme
ne söylersin sen rüzgâr bülbüle böyle efkâr etme
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz













































