DAYANIŞMA
Sosyal varlık olan insanlar, tek başlarına yapamayacakları bazı işleri birlik, beraberlik, dayanışma içinde kolaylıkla yaparlar. Sivil toplum kuruluşları dernekler, sendikalar, meslek odaları bu amaçlarla kurulur.
Kapitalist sistem yıllardır insanlar arasındaki dayanışma ruhunu yıkmak için planlı, programlı, sistematik bir biçimde "parçala, böl, yönet" taktiğini uygular, bölünen insanlar zamanla aralarına ekilen nifak tohumlarıyla çatıştırılır, birbirine kırdırılır.
Sömürü düzeni çatışmalardan nemalanır. Sömürenler kendi çıkarlarını korumak için işbirliğini sürdürür, rekabeti önlemek için tekelleşir, kartelleşir. Bu durum ekonomik yaşantıda, gelir dağılımı dengelerinin emekçi kesimin aleyhine işlemesine neden olur.
Sosyal yaşamda da insanlar çıkar gruplarına bölündükçe bencilleşir, duyarsızlaşır; sevgi, saygı, dayanışma, empati, sempati eksikliği insanları yalnızlaştırır; etik değerler, ahlâk yozlaştıkça, değerler genç kuşaklara aktarılmadıkça sosyal yaşamda kaos, kargaşa, şiddet, baskı, dayatma, anarşik olaylarda tırmanma başlar.
Ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı, incitici söz ve eylemler, kıskançlık, çekememezlik gibi duygular, sosyal yaşamımızı dinamitler. Benlik ve bencillikten uzlaşma kültürüne, birlik beraberlikle dayanışma ruhuna geçerek barış ve huzur içinde sağlıklı yaşam dileğiyle...




























































