KANIMA İŞLEYEN MÜHÜR
Sadece bir isim değil, bu damarımda akan sızı,
Ruhumun en karanlık en sahipsiz ıssızı.
Seninle boyandı ömrümün o, soluk gri yazı,
İçimde bir kor gibi dindirmez bu avazı.
Sevgi dedikleri neymiş, sende gördü bu gözler,
Lal oldu dilim bitti, hükmünü yitirdi sözler.
Artık seni aramıyor, seni yaşıyor bu izler,
Varlığınla silindi, kalpteki o, eski gizler.
Vurgun yemiş bir yürek, senin kıyına vurdu,
Dünya dönmeyi bıraktı, zaman sende durdu,
Aşk, senin o derinliğinde, kendine yuva kurdu,
Ruhumun açlığını, sadece senin sevgin doyurdu.
Kanıma işledin bir kere, dönüşü yok bu yolun,
Kilitli kapılarımsın, kırılmaz artık kolun.
Sağım sensin ey yâr, sensin her daim solum,
Seninle doldu taştı, boş kalan her bir yolum.
Bir bakışınla sarsılır, temelinden bu şehir,
Sensizlik damarlarımda dolaşan, koyu zehir.
Sevgin üzerime akar, coşkun ve deli nehir,
Sende erir giderim, aşktır en büyük sihir.
Öyle derin ki yerin, kazısalar çıkmazsın,
Sen benim içimdeki asla sönmez yakazsın.
Bütün yollar kapansa sen her zaman açıksın,
Karanlık zindanımda parlayan, tek ışıksın.
Kemiklerim sızlıyor, seni anınca derinden,
Yerinden oynar dünya, sen geçince yerinden.
Kurtar beni ey aşk, bu hasretin elinden!
Sadece sen anlarsın şu gönlümün dilinden.
Hücrelerime sindin, nefes alışım oldun,
Kurumuştu bu bahçe, sen gelince can buldum.
Gözlerimin içine bir kutsal ışık gibi doldun,
Sen benim bu hayatta bulduğum en doğru yoldun.
Sana olan sevdamı, ne kalem yazar ne dil,
İstersen bu canımı parça parça et de sil.
Ruhum senin mülkündür, bunu böylece bil,
Aşkın karşısında her şey kalır, inan çok sefil.
Son damla kanım bitip, toprak olunca tenim,
Yine sen kokacaktır, o kara yerim benim.
Sonsuzluk uykusunda tek gerçeğim, tek genim,
Kanıma işleyen aşkla ebediyen, seninim.
***
Editör: Serpil Azapoğlu


























































