EKMEK BÖREK OLUNCA
Yoksul köylü Mehmet Amca, tarlasında çalıştırmak üzere bir grup işçi çağırır. Sabah erkenden tarlaya gelip işbaşı yapan işçiler öğleye kadar durmadan dinlenmeden harıl harıl çalışırlar. Öğle vakti olmuş karınları acıkmıştır ama Mehmet Amca hiç oralı değildir.
“Mehmet Amca biz acıktık.” derler.
“Biraz daha çalışalım, ekmek börek olsun, öyle yeriz.” der Mehmet Amca.
Eh, madem evde börek hazırlanıyor biraz daha dişimizi sıkalım diye düşünen işçiler, çalışmaya devam ederler. Üstelik birazdan yiyecekleri böreği hayal ederek bu sefer daha da iştahlı çalışmaktadırlar.
Aradan epey bir zaman geçip tarla sahibinden hâlâ bir ses çıkmayınca, yemek konusunu yine hatırlatırlar.
Mehmet Amca her seferinde; “Biraz daha sabredin, ekmek börek oluversin.” diye cevaplar.
Vakit öğleyi geçip neredeyse ikindi olmuş, işçilerin daha fazla dayanacak mecali kalmamıştır.
“Mehmet Amca, biz börekten falan vazgeçtik. Kuru ekmeğe de razıyız. Yeter ki bir şeyler yiyelim.” deyince, yoksul tarla sahibi; “Hah işte! Şimdi ekmek, börek oldu.” deyip, sabahleyin ağacın dalına astığı kuru ekmek çıkınını getirip ortaya serer…
Açlık, çok güçlü bir dürtüdür. İnsana her şeyi yaptırabilir veya her şeye razı edebilir. Börek niyetine kuru ekmek yediğimizi söylemek şimdilik biraz abartılı olsa da, kuru ekmeğin börek niyetine yendiği pek çok hane olduğu da biliyoruz. Eskiden yoksul insanlar et yerine tavuk veya balık tüketirlerdi. Şimdi evlerine yumurta götüremeyenler var.
Hiç kimsenin açlık ve yoksulluk ile terbiye edilmediği güzel günlere...




























































