BEYAZ SESSİZLİK
Kar yağıyor ince ince,
zamanın omzuna dokunur gibi.
Her tanesi bir suskunluk,
her düşüşü yarım kalmış bir cümle.
Hafif kar taneleri uçuşuyor,
göğün yorgunluğu süzülüyor yere.
Kurumuş dallara tutunmaya çalışıyor,
tıpkı umudun
son bir anıya sarılması gibi.
Belli belirsiz seni görür gibiyim,
beyazın içinde silik bir iz,
adı konmamış bir özlem.
Gözlerim yanılıyor belki
ama kalbim, tanıyor seni.
Sessiz ve sakinsin,
bir kış akşamı kadar ağırbaşlı.
Sözlerin donmuş havada asılı,
suskunluğun bile konuşuyor.
Üşüyor gibisin.
Sadece bedenen değil,
zamandan, yalnızlıktan,
unutulmaktan üşüyor gibisin.
Ve kar yağmaya devam ediyor,
örtüyor ama yok etmiyor.
Çünkü bazı izler
beyazda kaybolmaz,
beyazda sonsuzlaşır.
Ben duruyorum.
Sen duruyorsun.
Ve aramızda
beyaz bir sessizlik,
çağlar kadar derin duruyor.
Ve ben,
yağan karı değil,
sana dokunamayan ellerimi izliyorum.
***













































