SÖZCÜKLER DÜĞÜMLENİYOR DİLİMİN UCUNDA
Bir kadın hikâyesi mi acaba, diye düşünmeyeceksin yaşanmışlıklarda kalan hiç bir şeyi.
Bir vedanın masalıymış gibi geçirmeyeceksin aklından.
Çiçeklerin, çiçeklere söyleyecekleri şarkılar varken sen öyle ellerin koynunda suskun kalamazsın.
Kuğuların, mutluluğa o danslarını hayal et bir gün, düşün ibret al.
Biliyorum kolay olmadığını, içinde onca hayal kırıklıklarının olduğu hayatı çok sevmenin.
Ama güneş, her sabah aynı aydınlıklarla doldurmuyor odanı, bazen puslu bazen kasvet.
Zor demeyeceksin, seveceksin nefes aldığın sürece her sabaha gözlerini mutlu açmayı.
Her ne kadar puslu kapalı olsa da dışarılar, içindeki o renklerin gücü senin ışığın olacak.
Kolay elde edilen her şeyden, kolay kahramanlar çıkar her zaman.
Esas olan, zorluklara karşı kararlı duruşumuz, gösterdiğimiz gücümüzdür, unutma!
İşte, bu çabalarımız gösterir bizi, biz de onlarla buluruz kendimizi.
Yaşanır, biter, geride kalır, acıların hesabı tutulmaz ki!
Yarınlara umutlar olmalıdır, mutluluklarımız yalnız kalmasın diye.
Harabeler çökmüş, yaban otlarının içinde bir gülü düşün; can bulan körpe tomurcuğunda.
Bak bir tanem, yaşadıkça renklenir zaman, akmayan bir suyun durgunluğuna benzemez hayat.
Ah, neler anlatmak istiyorum sana neler ama sözcükler düğümleniyor dilimin ucunda!
***













































