ÖYKÜ
Giriş Tarihi : 09-12-2025 23:24   Güncelleme : 09-12-2025 23:28

Annem Annem / Ahmet Keskin

Yazan: Ahmet Keskin -ANNEM ANNEM

Annem Annem / Ahmet Keskin

ANNEM ANNEM 

Yolun ağzına gelince durdu. Yağmur üstüne iniyordu. Başında eşarbı, sırtında ince bir yağmurluk, ayağında pijaması vardı. Uykulu yüzü şaşkınlık yüklüydü. Döndü, arkasına baktı. Sonra öteye, daha sonra aşağıya doğru. Aradığını bulamamış bir hali vardı. Karşıdan gelen; elinde ekmek torbası, sırtında parkası, başında kasketi olan adamı gördü. Onun yüzüne yüzüne baktı. Sanki ondan bir haber, iç rahatlatan bir kaç cümle bekliyordu. Adam telaşlandı. İçinden "Kim ki bu?" diye geçirdi. Bakışlarını sokak taşlarına indirdi.

"Babamı gömdük, geldik. O şimdi bizsiz. Biz de onsuz…  Başıma bırakıp gittin annemi. Ona bakayım diye kendi çocuğumu yatılı okula verdim.”

Derin bir of çekti. "Neredesin? Senin yüzünden uykum düneğim bozuldu. Adam çekti gitti. Ben de yalnızım.”

Tekrar sağına soluna, yol yukarı, yol aşağı baktı. O yanından geçerken sordu.

- Geldiğiniz yönde yaşlı bir kadın gördünüz mü?
- Hayır… Neyiniz oluyor o?
- Annem.
- Sizden habersiz mi çıktı?
- Kapıyı arkasından kilitlemeyi unutmuş olmalıyım. Ben yatarken… Ne zaman çıktı, bir bilgim de yok.
- Gören olmamış mı? Benimki de soru değil ya.
- Annem alzheimer.
- Rabb’im şifasını versin. 
- Yürek çarpıntısı işte. 
- Hangi ev sizin?
- Caddenin ilk sol sokağında ikinci ev.
- Yolum üstü, denk gelirsem yardımcı olurum.

Adam yürüdü gitti. O da kendi kendine söylenerek hızla aşağıya sallandı. Durmadan söyleniyordu. 

“Ah annem ah! Yat yatağında, ne işin var sokakta? İşkence bu bana yaptığın. Alimlere gider mi ki? Yengem almaz onu içeri. Almaz cavır, ne olur sanki alsa. O yaşlanmayacak sanki…”

Adamı geçmiş, arada ardına dönüp dönüp bakıyordu. Yol sola sokaklanmıştı. Tam dönecekken bir pencere açıldı. Yaşlı bir kadın başı uzandı. 

“Ayşe!” diye seslendi.

Dönüp baktı. İçinde bir umut büyüdü. 

- Annemi gördün mü Zeliha yenge?
-  Gördüm Ayşe gördüm. Çevirdim evi gösterdim, önünde yolladım. 
- Bıktım vallahi yenge.
- Anneden bıkılmaz kızım. 
- Bıktım ki ne bıktım. 
-  Rabb’imin gücüne gider güzel kızım, öyle deme!
- Bıktım. Rabb’im ya benim, ya onun…
- Sus kızım sus. O nasıl konuşma?

Yukarı doğru hızlandı. Adam onun ardından son kez baktı. İçi acıyordu. Değişik düşünceler içinde yoluna devam etti.

Yağmur usul usul çilemekteydi…

***

Editör: Gülçin Granit

EditörEditör