"Yalnızlık duygusu soğuk bir ayaz gibidir ama yüzümüzden çok ruhumuz vurur... Bir dost ise kıştan sonra toprağa düşen cemre gibidir ruhumuzu ısıtan..."
Bundan 6 ay kadar önceydi. Telefonum çaldı, arayan yıllardır görüşemediğim eski bir dosttu. Sesinde sonbahar hüznü ve yalnızlığı vardı. "Sen de açmazsın diye çok korktum." dedi. "Kimi arasam meşgul. Zamanında benimle görüşmek için sıraya girenler dahil buna... Kızım da çok yoğun. 3 aydır doğru düzgün konuşamadık. Eşimi kaybettikten sonra daha iyi anladım hayatın anlamını..."
Uzun uzun anlattı, sözünü bölmeden dinledim. "Böyle mi olurmuş? Canımı yakıyor yalnızlık. 'İyi ki anılarım var,' Ama onlar da beni ağlatıyor be kardeşim. Bir de ilaçlar, her gün kaç ilaç alıyorum bir bilsen... Eşimi çok özledim, hastalık neyse de şu yalnızlık duygusu var ya, öldürecek beni... Bazen duvarlarla bazen de resimlerle konuşuyorum."
Daha çok şey anlattı, artık vedalaşırken, çekinerek "Bir şey soracağım arada bir arasam rahatsız etmiş olur muyum? Merak etme çok sık aramam ama..." dedi.
"Ağabey istediğin zaman arayabilirsin," dediğimde bir an sustu. Ağlamaklıydı sesi... "Sağ ol kardeşim sağ ol..."
Telefonu kapatırken kaç kez teşekkür etti hatırlamıyorum.
Geçen hafta kızı aradı, üzgündü. "Babam" dedi... Anlamıştım...
Sizinle konuşması ona çok iyi gelmişti. Annemden sonra hep mutsuz oldu babam..."
"Ve de yalnız..." dedim.
Hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.
"Evet, keşke daha çok zaman ayırsaydım babacığıma... Sabahın köründe gidiyorum işe... Akşama kadar çalış, sonra ev işleri... Babamı çok ihmal ettim. Çok üzgünüm."
"Seni anlıyorum." dedim.
"Eşine kavuştu, artık dua etmekten başka elimizden bir şey gelmez."
*
Koca evrenin içinde küçücük bir noktayız, sonsuzluk içinde bir soluk kadar kısa ömrümüzle hayattayız.
*
İz bırakırız bu dünyada yaptıklarımızla... Yaşamak bir yolculuktur... Kalıcı olan tek şey ektiklerimiz... Biraz önce bahçeye çıktım, iki yüz yaşını bulmuş zeytin ağacına baktım o da bana... Bir insan ömrü kaç yıl ki?
Yarın hem çok yakın hem çok uzak... Ömür hem çok uzun hem çok kısa... Bir dostuna ayıracak zamanı olmayanlar... Sizi de anlıyorum. Hayat bana zıtlıkları özümsemeyi öğretti. Ruhumun en derinliklerinde hem acı hem yaşama sevinci hem de hüzün bir arada nasıl olurdu yoksa...
Yaşlı bir adamı eşinin yanına uğurlarken gözyaşlarım düğümlendi boğazıma, ağlamakla ağlamamak arasındaydım. Ya ben de yoğun olsaydım aradığında... Bir an durdum ve derin nefes aldım iyi bir iz bırakmıştım hayat yolculuğumda... İçim biraz daha rahattı.
Sonra bana böbürlenmemeyi öğreten zeytin ağacına teşekkür ettim, bu dünyaya konuk olmamın bilnciyle...
Sağlık ve mutluluk dileklerimle...
Ebru Bozcuk
Mutlu musun
Mehmet Şahan
Em Olmak Lazım
Sedat İlhan
Çözümsüzlük /5
Musa Aşkın
Usulca Sessizlik
Yusuf Sarıkaya
Bizim Kuşak /8
Serhan Poyraz
Shakespeare ve Hamlet / Mina Urgan
Dilek Tuna Memişoğlu
Yeni Yıla Girerken
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Yeni Yılınız Kutlu Olsun
Gevher Aktaş Demirkaya
Kızılca Gün - 27 Aralık 1919 Cumhuriyete Giden Yolun Dönüm Noktası
Ahmet Furkan Demir
Hiss-i Urfa
Deniz İmre
Schopenhauer’in Sarkacında: Bir Sağa Bir Sola
Nevin Bahtişen
Hayatımdan Notlar
Hüseyin Uyar
Yeni Çağda Dostluk Paradoksu
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Sami Çelik
Gece ve Sis
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Hayatın Matematiğini Öğrenmek
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Hilmi Yavuz
Kayboluş ve Yıkım
Mine Çağlıyan
Özgürlük
Suna Türkmen Güngör
Ruhun Terazisi
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Ayfer Güney
Dur
Hamiyet Su Kopartan
Meşguliyet
Turan Demirci
Yapılmayacaklar Listesi
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Hakan Cucunel
Türk Edebiyatı ve Türkçe Edebiyat
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Şükrü Doruk
Alma Ağacı
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Demet Mannaş Kervan
Sözde Hayvanseverin Eseri: Sokak Köpeği
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar