Advert
https://www.truvaedebiyatdergisi.com/files/uploads/user/e2ccf95a7f2e1878fcafc8376649b6e8-a87a3aa73a206c2f80de.jpg
Yusuf Sarıkaya
Advert

Zıplama Sanat mıdır

27-06-2025 17:05 1581 kez okundu.

Ülkemde sanatın zıplamak, sanatçının (!)zıplayan kişi sananların olduğunu görüyoruz son günlerde. Bu uçuk kaçık sahnelere şahit olmam ülkem adına utanç duymama sebep oluyor. Önce sanat ne demek, sanatçı ne demek ona bakmak gerekir. Sanat topluma değer katar.

Sanatçı da değerler erozyonuna sebep olacak işlerden kaçınan kişidir. Ama vücut teşhiri ile ortaya çıkan ve kendini geliştiremeyen zavallılar zıplama ve uryanlığı, transparanlığı sanat zanneder.

Söyleyecek sözü olmayanların milletin geleceği gençlerin cebine göz dikerek parsayı toplayanların özel yerlerini teşhir edip onların behimi duygularını tahrik edenlerin yaptığı sanat değildir. Fikir ve tefekkürü olmayanların sev’eteynini (özel ve ayıp yerlerini) göstererek, transparan kıyafetlerle sahneye çıkanların bu yaptıkları tek kelimeyle sanat değil zavallılıktır. Utanç vericidir. Pespayeliktir. Tükürülecek yeri bile yoktur bunların.

İlkellik eski çağlara ait bir durum değildir. İlkellik kafatasında yer alan bir urdur. Her insanda olabilen bu ur şayet kontrol altına alınmaz veya en azından nefs ile mücadele ederek insan bu behimî duygularını bastırmaz sokak mahlûklarının yaptığı gibi özel yerlerini ortaya dökerse işte sanat adına böyle ucube anlayışlar ortaya çıkıverir.

Her çağda olabilen bu tür içgüdüsel hareketler önceleri en azından gizli olurdu. O gizli mekânlarda ne yaparlarsa yaparlardı. Bu nedenle de analarımız/babalarımız özellikle böyle yerlerin olduğunu duyarlar ve gurbete okumaya veya çalışmaya gideceğimiz zaman “oğlum/kızım sakın sinemaya, tiyatoruya(!) gitmeyin.” Öğüdünü verirlerdi. Daha sonra milli ve manevi duygulara değer veren gerçek sanatsal yapıtlar ve sanatçılar çıkmaya başlayınca yani topluma değer katan çalışmalar ve sanatçılar ortaya çıkınca bizler de rahatladık. Sanatın her alanında güzellikler ortaya çıktı.

Daha önce bir yazımda da ifade ettiğim gibi, sanat toplumun bediî zevkini, ince duygularını, göz zevkini ortaya koyma, zarafet ve güzellikleri keşfedip meydana çıkarma işidir. Sanat, insanı gerçek sanatkâra götürür. İnsana katma değer katar, onu yüceltir. Aşağılık duyguların esiri olmaktan kurtarır. Evreni, evrendekileri hayranlıkla keşfetmeye yöneltir. Bu, şiirde kendini gösterir. Güzel bir türküde ve şarkıda, muhteşem bir yapıda, güzel bir manzarada görünür.

Kısacası gönle sürur, kalbe ferahlık verir sanat. Sanat, fecr-i kâzip gibi anlık bir ışık değildir. Sanatın ve sanatçının çağlara söyleyecek sözü vardır. Nesillere ışık tutacak nûru vardır. Sanat medeniyettir. Sanat nezakettir, zarafettir, güneştir. Herkesi arkasından sürükler. Sanat ruha dinginlik verir. Sanat insanı dinlendirir. Behimi duyguları değil, metafizik âlemi insanın önüne serer. Tek bir çizgi ile insan nice âlemlere dalar gider.

Sanatçı, toplumun sırtından geçinen, toplumun değerlerini hiçe sayan, aşağılık sahnelerde boy gösteren değildir. Sanatçı toplumla barışık, toplumun inanç ve ahlaki değerlerine önem veren, gürültü ve patırtılardan öteye gitmeyen süflî hareketlere pabuç bırakmayan örnek kişidir. Sanatçı, işret âlemlerinde sarhoşlara meze olmaz. Sanatçı toplumu kötü alışkanlıklara yönlendirmez.

Sanatçı, sanatı ile ancak idame-i hayat sağlayacak servet sahibi olabilir. Sanatçı kazandırır. Onun kazancı madde değil manevidir. Sanatçı topluma kalıcı değerler verir. Gözünü takipçisinden gelecek paralara göz dikerek pozisyon almaz. Yani zengin olmak için her kılığa girmez kısacası. Şairin dediği gibi, “Anladım sanat Allah’ı aramakmış/Gerisi hep çelik çomakmış.” Sanat yücelere kanat çırpmaktır.

Mahrem yârlerini göstererek, hayvani dürtüleri tahrik ederek kalabalıkları bir araya getiren, üç (!) noktasından insanlara mesaj verenler sanatçı olamaz. Bunlar fecr-i kâzip gibi söner giderler. Vücutları teşhir edilecek halden düşünce de kullanılmış bulaşık bezi gibi kenara konulurlar. Bu güne kadar köpük misali niceleri hurdalığa atılmış, adı bile anılmamaktadır. Ama fiziğini değil sesini, sanatını icra edenler yüz yaşına da gelseler, bu fani âlemden ebedi âleme göç te etseler halen saygındırlar.

Halen türküleri, şarkıları dinlenir, eserleri okunur, şiirleri okunur, sinemaları seyredilir, mimari yapıları insanları cezbeder, çizdikleri bir manzara, oluşturdukları kalem güzelleri insanı teshir eder. Ama ses yerine gürültüyü, anlamlı sözler yerine vücutlarını teşhir edenler, gençliğin masum, doğal nefsani arzularını kamçılayıp selli sümüklü, salyalı sahne oluşturanlar, kısacası zıplamayı sanat sananlar ve bu haliyle toplumun önüne çıkanlar/çıkaranlar sanatçı olamaz. Olsa olsa Müslüman mahallesinde salyangoz pazarlayan kendini bilmezler olur.

Allah bu tür sanattan da sanatçıdan da hepimizi korusun.

Hicri 1447. yılımız mübarek olsun.
 

***

TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE  KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...

Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI Ahde Vefa Çeyizname Kadim Değerimiz Komşuluk  Kün Fe Yekûn (Ol! Der ve Oluverir) Yine Dil Konusu Hurdacılar / Eskiciler Yanlışa Yanlış Demeliyiz Ak Köprü (Â Köprü) Din ve Sanat Dilber Ana ve Şehit Babası (Çanakkale Şehidi) Elveda Ya Şehr-i Ramazan Ailem Benim TRT Çocuk Dizileri Değerlerimiz ve Ramazan İklimi Mahyaların ve Mânilerin Dili Bursa Irgandı Köprüsü Yuvamız Tehdit Altında Tarihe Tanıklık Eden Şehir Bursa Bizim Kuşak /10 Bizim Kuşak-9 Bizim Kuşak /8 Bizim Kuşak /7 Bizim Kuşak /6 Karavanda Tehlikeli Hayat Yaşanmış Acı ve İbretlik Olaylar Şehirlerimiz Elli Yılın Ardından Bizim Kuşak /5 Bizim Kuşak /4 Bizim Kuşak /3 Bizim Kuşak /2 Bizim Kuşak /1 Malumat İlim midir Musa’nın Asası Sumud Firkat Üzer Vuslat Sevindirir Çocuklar Ağlarsa Esmaü’l Hüsnâ Mevlid-i Nebi  Vatan Devlet ve Hükümet Gargat Sizi Kurtaramaz Alışkanlıklarımızın Esiri Olmayalım İnsan ve Nisyan Kaskatı Gazze Ashab-ı Uhdud Zifiri Karanlıktan Fecrin Aydınlığına Çıktığımız Gece: 15 Temmuz 2016 Cuma Silahları Yakmaya Götüren Süreç A.Ş.K. Vakfı Buluşması Kur’an Mealleri ve Bir Kaşık Suda Fırtına Koparmak Katil İsrail’in İran’a Saldırısı ve Nefsi Müdafaa İsrail Güçten Anlar Kurban Olabilmek Haccın Şuuruna Ermek-3 Haccın Şuuruna Ermek /2 Haccın Şuuruna Ermek /1 Gazze'de Anneler Günü En Sağlam Kalemiz: Ailemiz TRT Dizileri Üzerine Mahmut ve Meryem Algı Metaforu ve Etkisi Tartışma Sanatı Her Geceyi Kadir Bil Kendini Yeniden Tanımanın Yolu: İtikâf Ramazanı Anlamak Ve Anlamlı Kılmak /3 Ramazan’ı Anlamak ve Anlamlı Kılmak /2 Ramazanı Anlamak ve Anlamlı Kılmak-1 Misyonerlik ve Amaçları /2 Misyonerlik ve Amaçları /1 Sıçandan (Fareden) Doğan Kendir Keser Saman Pazarında Mücevherat Satmak Gazze Kaybetti mi Kazandı mı? Ah Bizim İhmalkârlığımız Ah Çığlıklarımız ve Çiğliklerimiz Medeniyetimizin Beşiği Camilerimiz Üç Aylar Üzerine Kısa Bir Yorum Yeşil Türbe’de Yankılanan Ses Vakıf Medeniyeti Zor Zamanlarda Ensar Olabilmek Engelli misiniz? Engel(siz) misiniz? Dünyayı Çocuklar Yönetsin Yûsufî Bakış Ceketin Cebi Kapalı Olmak Güz Mevsimi Sezai Karakoç veya Çağdaş Sufi Evlatlarıma Nasihatlerim /4 Evlatlarıma Nasihatlerim /3 Evlatlarıma Nasihatlerim-2 Evlatlarıma Nasihatlarım /1 Şehirleşen Köyler İmam Hatip Liseleri Siyonist İsrail’in Kelime Oyunları Oyuna Gelmeyelim Değerlerimize Saldırı Hz. Muhammet (sav) ve Şahsiyet İnşası Narin'ce Düşünceler Ah Filistin ah! Şairimden Mektubum Var Ayrıntılara Takılıp Öz'e Ulaşamamak Ömrümüz Hep Böyle mi Geçecek Yarım Asırlık Dostluk Vicdan mı Cüzdan mı? Sokak Hayvanları Veya Hayvanları İstismar Takiyye ve Merdivenaltı Üretim Üç Günlük Seyahatin Ardından Vefa Bir Semt Adı Mıdır? Yok Edici Tehlike Siyonist Zulmün Çığlıkları Fetih ve İşgal Sabah Namazında Üç Saftık! Bireyselleşme Adı Altında Tükenişe Giden Yol Güç Zehirlenmesi ve Siyonizm Afrika Menekşesi Din ve Dil Konusu Bayramların Hayatımızdaki Yeri Kadir Gecesi / Kader Gecesi Len Nerka: Asla Diz Çökmeyeceğiz Gazze: İnsanlığın İmtihanı Ramazan'ı Anlama ve Anlamlı Kılma Bursa Hanlar Bölgesi Filistin'de Soykırım ve Batı'nın Değerleri! İffetli Olmak ve İftiraya Uğramak Sivri Tepe ve Pamuk Miraç Mucizesinin Hediyesi Namaza Dair Hikmetler Bursa'da Zaman Bursa'da Küçük Bir Gezinti Mahmut Kanık ve Yaşar Kaplan Hayra Alamet Değil /2 Hayra Alamet Değil /1 İsrail Mitler ve Terör Gazze Direnişi Yüzümüz mü Var?! Seyahat Ya Resulallah! ABD ve Dünya Jandarmalığı veya Katil Devlet Sezai Karakoç ve Çağdaş Sufi Yahudilerin Kahrolası Azgınlıkları Gazzeli Annenin Feryadı Siyonist Hahamlardan Fetva Alma Hırsızlığı Demir Kubben Başına Çöksün Siyonist İsrail Kalbi Mühürlü Olanlar Niçin İsrail Devleti de Yahudi Devleti Değil? Çocuk ve Ölüm Gözyaşı Aşkla Yapılacak Görevler A.Ş.K Vakfı Bursa'da Çocuk Olmak Ey Resul! Bu Çağın Adı Ne Olsun? Güzel Ahlak ve Nefs Atışması 1988 Yılı Nobel Edebiyat Ödülü İnsanın Dört Mevsimi Gençlik ve Bazı Sorunları Muallim Naci Nefs ve Akıl Atışması Merhamet Elçisine Arzımdır  Ali Ulvi Kurucu Emin Acar İle Kısa Bir Görüşme Nefs ve Vicdan Atışması Hayat ve Memat Anadolu'da Geleneksel Düğünlerimiz Hicret Bir Dirilişin Adıdır İradeyi İpoteğe Vermek Allah'a Sevimsiz Gelen Helal Şehzade Ahmet Efendi İle Kısa Bir Görüşme Çocuklarımızın İyiliği İçin Onlarla Kötü Olmayalım Kurban Olsun Diye... Eğitim Hayatımdan İbretlik Bir Anı Dilin Gücü ve Afetleri Terk Edilmişliğin Acı Sonu Helena'nın Havva Oluşu Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /3 Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /2 Tedbirden Sonra Tevekkül Bilinmeyen Üniversite - Salih Dane Hoca Efendi ve İstinye/ Mahmutçavuş Camii Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /1 Dilber Ana ve Elmas Kadın Özdeyişler Yazmak Sorumluluk İster