Advert
https://www.truvaedebiyatdergisi.com/files/uploads/user/e2ccf95a7f2e1878fcafc8376649b6e8-a87a3aa73a206c2f80de.jpg
Yusuf Sarıkaya
Advert

Medeniyetimizin Beşiği Camilerimiz

11-01-2025 19:34 1225 kez okundu.

Camilerimizin İslam Medeniyeti’nin oluşumunda birincil etkiye sahip olduğu aşikardır. Toplumumuz camilerde şekillenmiştir. Medeniyetimiz camilerden doğmuştur. Şehirlerimiz camilerimize göre düzenlenmiştir. Şayet toplumsal çözülme ve savrulma yaşadığımız son iki yüz yılı bir kenara bırakırsak bu iddiamızın isabetli olduğunu görürüz. Kaldı ki, şu anda da toplumumuzun en önemli kurumudur camilerimiz.

Camilerimiz toplumun her alanına hizmet götüren; götürmesi gereken mekânlardır. 7/24 esasına göre çalışır camilerimiz. Doğum mutluluğundan ölüm hüznüne; bebeğin kulağına ezan okumadan, sünnet merasimine; asker uğurlamasından; hac yolculuğuna, yaz kurslarından;  cami derslerine; okul-cami buluşmalarına,  ikâhtan; evliler arasındaki problemleri çözmeye, kısacası hayatın her alanına cami ve din görevlisi girer.

Camilerimiz güzel sanatlarımızın da doğduğu yerlerdir. Camilerimizi mânâ yüklü ayet, hadis ve kelamı kibarlarla bezeyen meşhur hattatlarımız, Ali Haydar'dan, Hamit Aytaç'a; Sultan Abdülmecid’den, Sami Efendi'ye; Kazasker Mustafa İzzet'ten Hüseyin Kutlu'ya kısacası ismini tek-tek zikredemediğim pek çok kalem güzelleri buradan neşet etmiştir. Aynı şekilde cami musikisi, tasavvuf musikisi, Dede Efendi, Itri, Hamamizade, Sadettin Kaynak ta camilerimizin eseridir. Mimarlarımız da sanat becerilerini cami ve minarelerde göstermiş ve dünyada ikincisi bulunmayan Mimar Sinan yine camilerimizde yetişmiş mimarlardandır… Yüzlerce mimarımız da aynı şekilde buralardan yetişmiştir.

Camiler şehirlerimizin kalbidir. Şehirler camilere göre şekillenir. Batılılaşma ve bilinçsizce taklit bu iddiamızı maalesef çürütüyor. Zira şimdilerde evler, apartmanlar yapılıyor, aradan bir zaman geçtikten sonra cami yapımı akla geliyor. Arsanın en atıl, en kullanılmayan yerlerine cami inşası başlatılıyor. Estetikten yoksun, çirkin hat yazıları ve anlamsız süslemelerle her tarafı doldurulurmuş yapılarla karşı karşıyayız.

Camilerimiz, kadınlarımızın, çocuklarımızın, yaşlı ve engellilerimizin rahatlıkla ulaşabilecekleri yerler olmalıdır. Camilerimizde nikâh odaları, çocuk emzirme ve alt değiştirme odaları olmalıdır. Camilerimiz ikinci, üçüncü katta olmamalıdır. Büyük-büyük cami yerine ana merkezlere  camii kebirler, mahalle aralarına küçük mescitler yapmalıyız.  Cami altları dükkân ve marketlerden, iş yeri ve kahvehanelerden uzak olmalıdır. Cami giderlerini devlet ve hayır sahipleri ve kısacası cemaat karşılamalıdır. Cami giriş-çıkışlarında adaba uyulmalıdır. Camiler, etrafı sigara izmaritinden ve çöpten geçilmeyen yer olmamalıdır. Camiler son dakikada girilen ve içerde de telefon internet vb. şeylerle meşgul olunana yerler olmamalıdır. Çocukların ve gençlerin rahat girip çıktıkları yerler olmalıdır camiler. Çocuklarımızla birlikte mahalle camilerini ziyaret edip hocalarımızla tanıştırmalıyız.

Kısacası camilerimiz şehrimizin sığınağı, ruh âlemimizin korunağı olmalıdır. Camilerimiz gençlerimizin okuma salonları, ders çalışma mekânları haline gelmelidir.

Camilerimiz bir ülkenin mührüdür. Geleceğimizin teminatı olan gençlerimize bırakacağımız vatan topraklarının mührü camilerimizdir. Bu gün Balkanlar'a gittiğimizde gördüğümüz her cami o topraklardaki kalıcı izlerimizdir. Her cami Kâbe’yi Muazzama’nın birer şubesidir.

Kısacası şehir inşa edilmeden camiler inşa edilmelidir. Kâbe, Mescidi Aksa, Kuba Mescidi ve Mescidi Nebi'nin şehir inşa edilmeden yapılması tesadüfi değildir. Camiler şehre hâkim olmalıdır. Şehirlerimizdeki tarihi camiler inşa edilirken tesadüfen inşa edilmemişlerdir. İstanbul'un son senelerde inşa edilen ve maalesef şehrin siluetini bozan rezidans denilen ucubeler bozmadan önce nereden baksanız Sultanahmet, Fatih Camii, Yeni Cami, Süleymaniye Camii gözükür idi. Bu hassasiyet gözetilseydi, camilerin yanına yüksek binalar yapılmaz ve minareleri apartmanlar arasına sıkışmazdı.

Camilerimiz aynı zamanda birer ilim ve irfan yuvalarıdır. Elazığ Keban’da bulunan Yusuf Ziya Paşa Camii’nden örnek verelim arzu ederseniz. Arazi şartları yerleşmeye çok müsait olmamasına rağmen Osmanlı ecdadımız döneminde kurşun madeni çıkarıldığından Fırat’ın coşkun sularının kenarına kurulmuş huzur dolu bir ilçemiz Keban. Yusuf Ziya Paşa Camii yapılırken Padişah III. Selimden aldığı emir üzerine bakınız nasıl proje çizilmiş: “ Bu emir üzerine Yusuf Ziya Paşa, derhal harekete geçerek öncelikle yapılacak camiyi taş ve kireçle kubbeli olarak yaptırmayı uygun görmüştür. Ayrıca Keban’ın kültür( ve manevi) hayatına hizmet maksadıyla caminin yanına bir okul, medrese ve kütüphanenin de ilavesiyle külliye yaptırmaya karar vermiştir.”

Hangi camiye girerseniz girin, (tabi daha çok tarihi camilerimiz için söylüyorum.) ilim ve irfanla karşılaşırsınız. Yine Yusuf Ziya Paşa Camii’nden örnek vereyim. İçeri girdiğinizde hemen manevi bir atmosfer kucaklar sizi. İç bölümde yer alan levhalar size tevhit inancını muştular ve ilk insan ve ilk Peygamber Âdem (As.)’e götürür ve son elçi Hz. Muhammed (As.)’ a ulaştırır.

Ya Bursa ulu Cami! Tam bir mektep değil midir? Medeniyetimizin inceliklerini sanatın en güzel örneklerini hatlarla insanlara öğretmiyor mu? Batı kapısı tarafında “Anam babam sana kurban olsun Ya Resulallah!” kufi yazısı nasıl da Peygamber aşkı veriyor müminlere.

‎”Vav’lardan sakının!”  diye istifli yazılmış hat yazısı bize ne diyor? diyor ki, vali iseniz halkın umuru üzerinizdedir, dikkatli olun. Veli iseniz, evlatlarınızdan sorumlusunuz dikkat edin. Vasi İseniz yetimin malına karşı dikkatli olun. Vakıf malına aman dikkat edin sakın amacı dışında kullanmayın. Bütün bunlar Camilerimizin birer ilim yuvası olduğunun belgesidir. Medresesi olmayan hiçbir cami yoktu. Her köşesinde bir ilim tahsil edilirdi. Üstelik ilimler dini ve dini olmayan diye de ikiye ayrılmazdı.

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI Ahde Vefa Çeyizname Kadim Değerimiz Komşuluk  Kün Fe Yekûn (Ol! Der ve Oluverir) Yine Dil Konusu Hurdacılar / Eskiciler Yanlışa Yanlış Demeliyiz Ak Köprü (Â Köprü) Din ve Sanat Dilber Ana ve Şehit Babası (Çanakkale Şehidi) Elveda Ya Şehr-i Ramazan Ailem Benim TRT Çocuk Dizileri Değerlerimiz ve Ramazan İklimi Mahyaların ve Mânilerin Dili Bursa Irgandı Köprüsü Yuvamız Tehdit Altında Tarihe Tanıklık Eden Şehir Bursa Bizim Kuşak /10 Bizim Kuşak-9 Bizim Kuşak /8 Bizim Kuşak /7 Bizim Kuşak /6 Karavanda Tehlikeli Hayat Yaşanmış Acı ve İbretlik Olaylar Şehirlerimiz Elli Yılın Ardından Bizim Kuşak /5 Bizim Kuşak /4 Bizim Kuşak /3 Bizim Kuşak /2 Bizim Kuşak /1 Malumat İlim midir Musa’nın Asası Sumud Firkat Üzer Vuslat Sevindirir Çocuklar Ağlarsa Esmaü’l Hüsnâ Mevlid-i Nebi  Vatan Devlet ve Hükümet Gargat Sizi Kurtaramaz Alışkanlıklarımızın Esiri Olmayalım İnsan ve Nisyan Kaskatı Gazze Ashab-ı Uhdud Zifiri Karanlıktan Fecrin Aydınlığına Çıktığımız Gece: 15 Temmuz 2016 Cuma Silahları Yakmaya Götüren Süreç A.Ş.K. Vakfı Buluşması Kur’an Mealleri ve Bir Kaşık Suda Fırtına Koparmak Zıplama Sanat mıdır Katil İsrail’in İran’a Saldırısı ve Nefsi Müdafaa İsrail Güçten Anlar Kurban Olabilmek Haccın Şuuruna Ermek-3 Haccın Şuuruna Ermek /2 Haccın Şuuruna Ermek /1 Gazze'de Anneler Günü En Sağlam Kalemiz: Ailemiz TRT Dizileri Üzerine Mahmut ve Meryem Algı Metaforu ve Etkisi Tartışma Sanatı Her Geceyi Kadir Bil Kendini Yeniden Tanımanın Yolu: İtikâf Ramazanı Anlamak Ve Anlamlı Kılmak /3 Ramazan’ı Anlamak ve Anlamlı Kılmak /2 Ramazanı Anlamak ve Anlamlı Kılmak-1 Misyonerlik ve Amaçları /2 Misyonerlik ve Amaçları /1 Sıçandan (Fareden) Doğan Kendir Keser Saman Pazarında Mücevherat Satmak Gazze Kaybetti mi Kazandı mı? Ah Bizim İhmalkârlığımız Ah Çığlıklarımız ve Çiğliklerimiz Üç Aylar Üzerine Kısa Bir Yorum Yeşil Türbe’de Yankılanan Ses Vakıf Medeniyeti Zor Zamanlarda Ensar Olabilmek Engelli misiniz? Engel(siz) misiniz? Dünyayı Çocuklar Yönetsin Yûsufî Bakış Ceketin Cebi Kapalı Olmak Güz Mevsimi Sezai Karakoç veya Çağdaş Sufi Evlatlarıma Nasihatlerim /4 Evlatlarıma Nasihatlerim /3 Evlatlarıma Nasihatlerim-2 Evlatlarıma Nasihatlarım /1 Şehirleşen Köyler İmam Hatip Liseleri Siyonist İsrail’in Kelime Oyunları Oyuna Gelmeyelim Değerlerimize Saldırı Hz. Muhammet (sav) ve Şahsiyet İnşası Narin'ce Düşünceler Ah Filistin ah! Şairimden Mektubum Var Ayrıntılara Takılıp Öz'e Ulaşamamak Ömrümüz Hep Böyle mi Geçecek Yarım Asırlık Dostluk Vicdan mı Cüzdan mı? Sokak Hayvanları Veya Hayvanları İstismar Takiyye ve Merdivenaltı Üretim Üç Günlük Seyahatin Ardından Vefa Bir Semt Adı Mıdır? Yok Edici Tehlike Siyonist Zulmün Çığlıkları Fetih ve İşgal Sabah Namazında Üç Saftık! Bireyselleşme Adı Altında Tükenişe Giden Yol Güç Zehirlenmesi ve Siyonizm Afrika Menekşesi Din ve Dil Konusu Bayramların Hayatımızdaki Yeri Kadir Gecesi / Kader Gecesi Len Nerka: Asla Diz Çökmeyeceğiz Gazze: İnsanlığın İmtihanı Ramazan'ı Anlama ve Anlamlı Kılma Bursa Hanlar Bölgesi Filistin'de Soykırım ve Batı'nın Değerleri! İffetli Olmak ve İftiraya Uğramak Sivri Tepe ve Pamuk Miraç Mucizesinin Hediyesi Namaza Dair Hikmetler Bursa'da Zaman Bursa'da Küçük Bir Gezinti Mahmut Kanık ve Yaşar Kaplan Hayra Alamet Değil /2 Hayra Alamet Değil /1 İsrail Mitler ve Terör Gazze Direnişi Yüzümüz mü Var?! Seyahat Ya Resulallah! ABD ve Dünya Jandarmalığı veya Katil Devlet Sezai Karakoç ve Çağdaş Sufi Yahudilerin Kahrolası Azgınlıkları Gazzeli Annenin Feryadı Siyonist Hahamlardan Fetva Alma Hırsızlığı Demir Kubben Başına Çöksün Siyonist İsrail Kalbi Mühürlü Olanlar Niçin İsrail Devleti de Yahudi Devleti Değil? Çocuk ve Ölüm Gözyaşı Aşkla Yapılacak Görevler A.Ş.K Vakfı Bursa'da Çocuk Olmak Ey Resul! Bu Çağın Adı Ne Olsun? Güzel Ahlak ve Nefs Atışması 1988 Yılı Nobel Edebiyat Ödülü İnsanın Dört Mevsimi Gençlik ve Bazı Sorunları Muallim Naci Nefs ve Akıl Atışması Merhamet Elçisine Arzımdır  Ali Ulvi Kurucu Emin Acar İle Kısa Bir Görüşme Nefs ve Vicdan Atışması Hayat ve Memat Anadolu'da Geleneksel Düğünlerimiz Hicret Bir Dirilişin Adıdır İradeyi İpoteğe Vermek Allah'a Sevimsiz Gelen Helal Şehzade Ahmet Efendi İle Kısa Bir Görüşme Çocuklarımızın İyiliği İçin Onlarla Kötü Olmayalım Kurban Olsun Diye... Eğitim Hayatımdan İbretlik Bir Anı Dilin Gücü ve Afetleri Terk Edilmişliğin Acı Sonu Helena'nın Havva Oluşu Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /3 Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /2 Tedbirden Sonra Tevekkül Bilinmeyen Üniversite - Salih Dane Hoca Efendi ve İstinye/ Mahmutçavuş Camii Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /1 Dilber Ana ve Elmas Kadın Özdeyişler Yazmak Sorumluluk İster