Advert
https://www.truvaedebiyatdergisi.com/files/uploads/user/e2ccf95a7f2e1878fcafc8376649b6e8-a87a3aa73a206c2f80de.jpg
Yusuf Sarıkaya
Advert

Bizim Kuşak-9

17-01-2026 15:21 1407 kez okundu.

Bizim kuşak, ortaokulu bitirdiğinde iş bulma imkânına sahip oluyordu. Şayet biraz gayret gösterir ve araştırırsa iş bulabilirdi. Çünkü dersler bu yeteneği öğrenciye kazandırıyordu. Biraz da köyde yaşayan nüfus çok olduğu için ilkokuldan sonra büyüklere yardımcı olacak gençlik şehre gitmezdi. Bu nedenle de ortaokul ve lise okuyan fazla yoktu; ondan kaynaklandığını düşünüyorum.

Bu sebepten, bazı arkadaşlarımız ortaokuldan sonra devlet dairelerine girdikten sonra lise ve üniversiteyi okudular. Polis memuru olanlar, düz memur olanlar, mahkemelerde kâtip olanlar oluyordu. Hatta bazıları da PTT veya hükümet konakları önünde arzuhalcılıkyaplardı.

Ortaokullarda okutulan ortak dersleri burada saymaya gerek yok. Ancak Türkçe dersimizin baraj dersi olduğunu belirteyim. Türkçe’den geçer not alamayan sınıfta kalırdı. Noktalama işaretleri, dilbilgisi kuralları harfiyen yerine getirilirdi. Kompozisyon yazdırılır, giriş, gelişme sonuç bölümleri istenir ve alınan not Türkçe dersine katılırdı. Benim ortaokuldan başlayan bir kitaplık kurma hevesim vardı. Kurdum ve her alana ait bir kaynak eser aldım. Zaman zaman cebimde kuruşum kalmazdı.

Buna rağmen kısıtlı imkânlarımla kitap almaya devam ettim. Ama tarih ile ilgili bir kaynak alamadım. Çünkü bize okutulan tarih hep sövgü ve övgülerle doluydu. Niyazi Akşit / Emin Oktay tarihçiliğine güvenemedim. Yazdırılan tarih yalan söyler. Yılmaz Öztuna, Halil İnalcık, İsmail Hami Danişmend gibilerinin ya eserleri henüz yoktu veya ben ulaşamamıştım. Yakın tarihe dair sağlıklı ve tarafsız yazan zaten yoktu. Yazamazdı da tabii. O nedenle de tarihe dair kitaplığımda bir eser olmadı.

Bizim dönemimizde öyle yardımcı ders kitabı, takviye dergi gibi para tuzakları da yoktu. Tıraşlı, tırnaklar kesik, cepte temiz mendil bulundurmak, mütevazı,temiz elbiseyle ve kravatlı olmak ortak yönlerimizdi. Bazen tişörtleri üzerine kravat takanlar da olurdu. Sırt çantası, suluk, beslenme gibi şeyleri biz hiç görmedik. İyi ki de görmedik. Şimdiki çocuklar çelimsiz bedenleriyle dünyayı sırtlanıyorlar. Cahit Zarifoğlu’nun fabl türü Katır Aslan hikâyesindeki tilki gibi. Ev ödevinin adı performans olmuş. Hâlbuki önceki isim ne kadar da bizdendi değil mi?

Şimdiki nesil noktalama işaretleri yerine özellikle telefon ve bilgisayarlarda emojigiller kullanmaya başladı. Kullanalım ama noktalama işaretlerimizi unutmayalım. Onun için büyüklerimiz, dilimiz konusunu çok önemsediği için “Kamus namustur.” demişlerdir.

Bizim kuşak İmam Hatip ortaokullarında okumuşsa düz ortaokullara ilaveten şu dersleri de görmüştür: Kur’an-ı Kerim. Tabii en önemli derstir. Yüzüne okunur, ezber yapılır, teorik ve uygulamalı tecvit dersi okutulur. Türkçe ’den sonra ikinci baraj dersidir. Karabaş tecvidi çoğumuzun ezberindedir. “Kaçan harf-i medden sonra sebeb-i medden…” diye devam eden ifadeler çoğumuzun hafızasındaki yerini korumaktadır, zannederim.

Arapça dersinde eski metinler diye Hayrettin Karaman ve Bekir Topaloğlu’nun seçtiği metinleri Arapça olarak okuduk. Oradaki “ Kıssatün la Tentehî/ Bitmeyen Hikâye, er-Raî ve’l Cerrah/ Çoban ve Çömlek, Âkibetü’l Vişaye/ Koğuculuğun Akibeti, Leyla ve’z Zi’bu/ Leyla ve Kurt, el-Andelîbu/ Bülbül“ gibi ibret dolu hikâyeler yine tazeliğini koruyor. Çoğumuz bunları çevremizde paylaşmışızdır. “Ketebe-Ketebâ-Ketbû…” diyerek fiil çekimi yapıp sınavlarda defterlerimize ezbere yazdığımız günler hala aklımızdadır.

Din dersini Ahmet Hamdi Akseki’nin İslam Dini isimli kitabından okuduk. Çok şeyler öğrendiğimiz bir kaynaktı. Siyer-i Nebi dersini Zekai Konrapa’nın Peygamberimizin Hayatı (Siyer-i Nebi) adlı eseri ile Ali Himmet Berki’nin Hatemül Enbiya isimli eserinden okuduk. Harika kitaplardı. Öğretmenlerimiz de hakkını vererek ders verirlerdi.

Bizim kuşak maddeci felsefenin (maddenin dışında herhangi bir şeyi kabul etmeyen felsefenin)  tavan yaptığı dönemi yaşadı. Bununla beraber evrim teorisi bağlamında her şeyin evirildiğini, değişime uğrayarak günümüze geldiğini savunan düşünce de eklenince artık kafalar iyice karıştı.

Bu arada Darwin’in iddiaları ispat edilmiş teoriymiş gibi anlatılırdı. Tabii aldığımız meslek dersleri ile bunun yanlış olduğunu söyler ve öğretmenlerimizle tartışırdık. “Madde yoktan var edilemez ve var olan da yok edilemez.” şeklinde ifade edilen Maddenin Sakımı Kanunu ile maddenin ezeli ve ebedi olduğu iddia edilirdi. Madde yaratıldıktan sonra bu doğrudur. Ancak madde kendi kendine var olmaz. Bir yaratıcı irade tarafından var edilmesi gerekir. İmanlı matematik öğretmenimiz merhum Nurettin Topçu bu teorinin karşısına (Allah hariç) notunu yazdırdığını ve ezeli ve ebedi olanın bir tek Allah olduğunu açıkladığını unutmam.

Bu şekilde inancımıza zarar verilmesini önlerdi öğretmenlerimiz. Bazı öğretmenler inançlarımızı hedefe koyar ve öyle propaganda yapardı. Sanki özel görevlendirilmiş gibi bizim tazecik dimağlarımızı kirletmek isterlerdi. Bu propagandalarını kabul etmesek de saygıda kusur etmezdik. İşte biz bu fikirlerle mücadele ederek yolumuza devam ettik. Bu nedenle bizim kuşak diyalektiği iyi bilir. Hitabetimiz güçlüdür. Farklı fikirlere her zaman açığız. Daha çok mesele var ancak bu bahsi burada sonlandıralım dilerseniz.

***

Not: Bizim Kuşak dizi yazımızı 10’a tamamlayarak tekrar bir ara vereceğiz inşallah.

***


Editör: Deniz İmre

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI Ahde Vefa Çeyizname Kadim Değerimiz Komşuluk  Kün Fe Yekûn (Ol! Der ve Oluverir) Yine Dil Konusu Hurdacılar / Eskiciler Yanlışa Yanlış Demeliyiz Ak Köprü (Â Köprü) Din ve Sanat Dilber Ana ve Şehit Babası (Çanakkale Şehidi) Elveda Ya Şehr-i Ramazan Ailem Benim TRT Çocuk Dizileri Değerlerimiz ve Ramazan İklimi Mahyaların ve Mânilerin Dili Bursa Irgandı Köprüsü Yuvamız Tehdit Altında Tarihe Tanıklık Eden Şehir Bursa Bizim Kuşak /10 Bizim Kuşak /8 Bizim Kuşak /7 Bizim Kuşak /6 Karavanda Tehlikeli Hayat Yaşanmış Acı ve İbretlik Olaylar Şehirlerimiz Elli Yılın Ardından Bizim Kuşak /5 Bizim Kuşak /4 Bizim Kuşak /3 Bizim Kuşak /2 Bizim Kuşak /1 Malumat İlim midir Musa’nın Asası Sumud Firkat Üzer Vuslat Sevindirir Çocuklar Ağlarsa Esmaü’l Hüsnâ Mevlid-i Nebi  Vatan Devlet ve Hükümet Gargat Sizi Kurtaramaz Alışkanlıklarımızın Esiri Olmayalım İnsan ve Nisyan Kaskatı Gazze Ashab-ı Uhdud Zifiri Karanlıktan Fecrin Aydınlığına Çıktığımız Gece: 15 Temmuz 2016 Cuma Silahları Yakmaya Götüren Süreç A.Ş.K. Vakfı Buluşması Kur’an Mealleri ve Bir Kaşık Suda Fırtına Koparmak Zıplama Sanat mıdır Katil İsrail’in İran’a Saldırısı ve Nefsi Müdafaa İsrail Güçten Anlar Kurban Olabilmek Haccın Şuuruna Ermek-3 Haccın Şuuruna Ermek /2 Haccın Şuuruna Ermek /1 Gazze'de Anneler Günü En Sağlam Kalemiz: Ailemiz TRT Dizileri Üzerine Mahmut ve Meryem Algı Metaforu ve Etkisi Tartışma Sanatı Her Geceyi Kadir Bil Kendini Yeniden Tanımanın Yolu: İtikâf Ramazanı Anlamak Ve Anlamlı Kılmak /3 Ramazan’ı Anlamak ve Anlamlı Kılmak /2 Ramazanı Anlamak ve Anlamlı Kılmak-1 Misyonerlik ve Amaçları /2 Misyonerlik ve Amaçları /1 Sıçandan (Fareden) Doğan Kendir Keser Saman Pazarında Mücevherat Satmak Gazze Kaybetti mi Kazandı mı? Ah Bizim İhmalkârlığımız Ah Çığlıklarımız ve Çiğliklerimiz Medeniyetimizin Beşiği Camilerimiz Üç Aylar Üzerine Kısa Bir Yorum Yeşil Türbe’de Yankılanan Ses Vakıf Medeniyeti Zor Zamanlarda Ensar Olabilmek Engelli misiniz? Engel(siz) misiniz? Dünyayı Çocuklar Yönetsin Yûsufî Bakış Ceketin Cebi Kapalı Olmak Güz Mevsimi Sezai Karakoç veya Çağdaş Sufi Evlatlarıma Nasihatlerim /4 Evlatlarıma Nasihatlerim /3 Evlatlarıma Nasihatlerim-2 Evlatlarıma Nasihatlarım /1 Şehirleşen Köyler İmam Hatip Liseleri Siyonist İsrail’in Kelime Oyunları Oyuna Gelmeyelim Değerlerimize Saldırı Hz. Muhammet (sav) ve Şahsiyet İnşası Narin'ce Düşünceler Ah Filistin ah! Şairimden Mektubum Var Ayrıntılara Takılıp Öz'e Ulaşamamak Ömrümüz Hep Böyle mi Geçecek Yarım Asırlık Dostluk Vicdan mı Cüzdan mı? Sokak Hayvanları Veya Hayvanları İstismar Takiyye ve Merdivenaltı Üretim Üç Günlük Seyahatin Ardından Vefa Bir Semt Adı Mıdır? Yok Edici Tehlike Siyonist Zulmün Çığlıkları Fetih ve İşgal Sabah Namazında Üç Saftık! Bireyselleşme Adı Altında Tükenişe Giden Yol Güç Zehirlenmesi ve Siyonizm Afrika Menekşesi Din ve Dil Konusu Bayramların Hayatımızdaki Yeri Kadir Gecesi / Kader Gecesi Len Nerka: Asla Diz Çökmeyeceğiz Gazze: İnsanlığın İmtihanı Ramazan'ı Anlama ve Anlamlı Kılma Bursa Hanlar Bölgesi Filistin'de Soykırım ve Batı'nın Değerleri! İffetli Olmak ve İftiraya Uğramak Sivri Tepe ve Pamuk Miraç Mucizesinin Hediyesi Namaza Dair Hikmetler Bursa'da Zaman Bursa'da Küçük Bir Gezinti Mahmut Kanık ve Yaşar Kaplan Hayra Alamet Değil /2 Hayra Alamet Değil /1 İsrail Mitler ve Terör Gazze Direnişi Yüzümüz mü Var?! Seyahat Ya Resulallah! ABD ve Dünya Jandarmalığı veya Katil Devlet Sezai Karakoç ve Çağdaş Sufi Yahudilerin Kahrolası Azgınlıkları Gazzeli Annenin Feryadı Siyonist Hahamlardan Fetva Alma Hırsızlığı Demir Kubben Başına Çöksün Siyonist İsrail Kalbi Mühürlü Olanlar Niçin İsrail Devleti de Yahudi Devleti Değil? Çocuk ve Ölüm Gözyaşı Aşkla Yapılacak Görevler A.Ş.K Vakfı Bursa'da Çocuk Olmak Ey Resul! Bu Çağın Adı Ne Olsun? Güzel Ahlak ve Nefs Atışması 1988 Yılı Nobel Edebiyat Ödülü İnsanın Dört Mevsimi Gençlik ve Bazı Sorunları Muallim Naci Nefs ve Akıl Atışması Merhamet Elçisine Arzımdır  Ali Ulvi Kurucu Emin Acar İle Kısa Bir Görüşme Nefs ve Vicdan Atışması Hayat ve Memat Anadolu'da Geleneksel Düğünlerimiz Hicret Bir Dirilişin Adıdır İradeyi İpoteğe Vermek Allah'a Sevimsiz Gelen Helal Şehzade Ahmet Efendi İle Kısa Bir Görüşme Çocuklarımızın İyiliği İçin Onlarla Kötü Olmayalım Kurban Olsun Diye... Eğitim Hayatımdan İbretlik Bir Anı Dilin Gücü ve Afetleri Terk Edilmişliğin Acı Sonu Helena'nın Havva Oluşu Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /3 Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /2 Tedbirden Sonra Tevekkül Bilinmeyen Üniversite - Salih Dane Hoca Efendi ve İstinye/ Mahmutçavuş Camii Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /1 Dilber Ana ve Elmas Kadın Özdeyişler Yazmak Sorumluluk İster