Advert
https://www.truvaedebiyatdergisi.com/files/uploads/user/e2ccf95a7f2e1878fcafc8376649b6e8-a87a3aa73a206c2f80de.jpg
Yusuf Sarıkaya
Advert

Bizim Kuşak /2

26-10-2025 00:57 2233 kez okundu.

(Bebeklik Ve Çocukluk Dönemlerimiz)
 
Çocukluğumuzda su değirmenlerimiz vardı. Atlara nal çakan nalbantlarımız, inşaat ustalarımız, ayakkabı tamircimiz, gaz lambaları ve çıralar için köy köy gaz satanlarımız vardı. Çerçiler köyleri dolaşır ve halkın ihtiyaçlarını temin ederlerdi. Yani market ve bakkallar ayağımıza gelir biz onlara gitmek zorunda kalmazdık. O vakitler, Türkiye nüfusunun çok büyük bir bölümü köylerde yaşardı.

Şehirlerde de köy hayatı nerdeyse devam ederdi. Gecekondularda, tek katlı binalarda otururdu insanlar. Öyle üst üste evler yoktu. Bu kadar geniş dünyada üst üste oturmayı düşünmezdi insanlar şimdiki gibi. Komşuluk ilişkileri sağlamdı. Güvenirdi komşular birbirine.
 
“Bizim Kuşak”ta yürüme çağına geldin mi hemen sorumluluk başlardı. Artık duruma göre iş yüklenirdi çocuklara. Kendi cazibesiyle, musluğu olmayan ve durmadan akan çeşmeden küçük bir kapla su getirmek gibi görevlerimiz olurdu. Biraz daha büyüdük mü artık tavuk, hindi, kaz gibi küçükbaş hayvanlarla ilgilenirdik, daha da büyüyünce büyük baş hayvanları takip sorumlulukları verilirdi. Kısacası, herkes durumuna göre aile hayatına katkı sağlardı.

Böylece hem hayata başlangıç yapılır hem de kendine güven ortamı kendiliğinden oluşuverirdi. Yani bizim kuşakta “Babamın canı sağ olsun.” deyip hor kullanacağımız bir otomobilimiz de yoktu. El bebek gül bebek yaşantımız olmadı. Okul çantalarımız çoğu kere ya bezden ya da tahtadan bavul şeklindeydi. Ama onları biz taşırdık, annelerimiz babalarımız değil. Bizi sevenler içinden sever, yaramazlık yaptığımızda da en azından azarlanma görürdük.
 
“Bizim Kuşak” çok hür yetişti. Şimdiki kuşak bunu anlayamayabilir. Akşamları ve gündüzleri boş vakitlerde çeşitli oyunlar oynardık. Büyüklerin liderliğinde gruplar oluşturur ve yıllar ötesinden gelen oyunlarımızı canlandırırdık. Ara kestim, saklambaç, haral, gütgüdü, çelik çomak, seksek, beş taş, dalyan, sülenke, ip atlama, daha çok bayramlarda genç kızların bağlarda büyük ağaçlara kurdukları sallangıçlar, yakar top gibi oyunlar bizim günlük oyunlarımızdı.

Güreş, koşu, yüzme, daha sonraları voleybol, futbol da sporlarımızdı. Toplarımızı kendimiz icat ederdik. Yani içine çaput, dışına yün ipliklerle sıkı sıkı dolayarak elde ettiğimiz toplarla oynardık. Daha sonraları normal toplarımız da olurdu ama hiç biri düzgün olmazdı. Belki gülle atma denemez ama “Kim ne kadar uzağa taş fırlatacak?” diye yarışlarımız da olurdu. Uzun atlama sporları da yapardık. At ve eşeklere biner, yarış yapardık. Sapan yapar, onunla uzaklara taş fırlatırdık.
 
“Bizim Kuşak” yakın köydeki akraba ziyaretlerine bazen kağnı, at arabası, eşek ve atlarla gittiği gibi bazen de çıplak ayakla yürüyerek giderdi. Öyle taksi, minibüs., otobüs gibi vasıtaları bilmezdik. Çok nadiren binersek de ininceye kadar anamızdan emdiğimiz süt burnumuzdan gelirdi. Çünkü içerisi benzin kokusundan ve sigara dumanından geçilmezdi. On iki kişilik minibüse yirmi kişi ve daha fazlasının bindiği olurdu. Bazen de kamyonların kasasına yarısı hayvan, yarısı insan yüklenir ve öylece kasabaya giderdi bizim kuşak.

Kamyondan inildiğinde yüzü gözü toz toprak içinde kaldığından kim kimdir kolay bilinemezdi. Ya konuşunca ya da elini yüzünü yıkayınca seçilirdi kimin kim olduğu.
 
Yüzmeyi kendi derelerimizde, oluşmuş derin su birikintilerinde öğrenirdi çoğumuz. Buralara gümbürdek derdik. Bazen de su bentleri yüzecek mekânlarımız olur, yetişkinler buna razı olmadığından ara sıra bizi kovalardı.  Çember ve sürmecik de zevkle oynadığımız eğlencelerimizdi.

Oyuncaklarımızı büyüklerimiz yapardı veya biraz yetişmişsek ve elimiz yatkınsa kendimiz yapardık. Öyle oyuncakçıdan oyuncak alma gibi lüksümüz yoktu. Hem oyuncakçı da yoktu zaten. Anneler kız çocuklarına eski elbise parçalarından elleriyle oyuncak bebek yaparlardı.

Böylece hem oyuncak yapılmış olurdu hem de eskimiş bir bez değerlendirilir ve oyuncaklara elbise olurdu. Bütçeye yük olmayacak buluşlardı bunlar. Erkeklere de sürmecik, topaç, bilyali kaydıraç, kış için kızak, eski gazetelerden yapılan uçurtma, eski lastiklerden kesilip yapılan sapan vb. oyuncaklar yaparlardı büyüklerimiz bizim için… (Devam edecek)

***


 

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI Ahde Vefa Çeyizname Kadim Değerimiz Komşuluk  Kün Fe Yekûn (Ol! Der ve Oluverir) Yine Dil Konusu Hurdacılar / Eskiciler Yanlışa Yanlış Demeliyiz Ak Köprü (Â Köprü) Din ve Sanat Dilber Ana ve Şehit Babası (Çanakkale Şehidi) Elveda Ya Şehr-i Ramazan Ailem Benim TRT Çocuk Dizileri Değerlerimiz ve Ramazan İklimi Mahyaların ve Mânilerin Dili Bursa Irgandı Köprüsü Yuvamız Tehdit Altında Tarihe Tanıklık Eden Şehir Bursa Bizim Kuşak /10 Bizim Kuşak-9 Bizim Kuşak /8 Bizim Kuşak /7 Bizim Kuşak /6 Karavanda Tehlikeli Hayat Yaşanmış Acı ve İbretlik Olaylar Şehirlerimiz Elli Yılın Ardından Bizim Kuşak /5 Bizim Kuşak /4 Bizim Kuşak /3 Bizim Kuşak /1 Malumat İlim midir Musa’nın Asası Sumud Firkat Üzer Vuslat Sevindirir Çocuklar Ağlarsa Esmaü’l Hüsnâ Mevlid-i Nebi  Vatan Devlet ve Hükümet Gargat Sizi Kurtaramaz Alışkanlıklarımızın Esiri Olmayalım İnsan ve Nisyan Kaskatı Gazze Ashab-ı Uhdud Zifiri Karanlıktan Fecrin Aydınlığına Çıktığımız Gece: 15 Temmuz 2016 Cuma Silahları Yakmaya Götüren Süreç A.Ş.K. Vakfı Buluşması Kur’an Mealleri ve Bir Kaşık Suda Fırtına Koparmak Zıplama Sanat mıdır Katil İsrail’in İran’a Saldırısı ve Nefsi Müdafaa İsrail Güçten Anlar Kurban Olabilmek Haccın Şuuruna Ermek-3 Haccın Şuuruna Ermek /2 Haccın Şuuruna Ermek /1 Gazze'de Anneler Günü En Sağlam Kalemiz: Ailemiz TRT Dizileri Üzerine Mahmut ve Meryem Algı Metaforu ve Etkisi Tartışma Sanatı Her Geceyi Kadir Bil Kendini Yeniden Tanımanın Yolu: İtikâf Ramazanı Anlamak Ve Anlamlı Kılmak /3 Ramazan’ı Anlamak ve Anlamlı Kılmak /2 Ramazanı Anlamak ve Anlamlı Kılmak-1 Misyonerlik ve Amaçları /2 Misyonerlik ve Amaçları /1 Sıçandan (Fareden) Doğan Kendir Keser Saman Pazarında Mücevherat Satmak Gazze Kaybetti mi Kazandı mı? Ah Bizim İhmalkârlığımız Ah Çığlıklarımız ve Çiğliklerimiz Medeniyetimizin Beşiği Camilerimiz Üç Aylar Üzerine Kısa Bir Yorum Yeşil Türbe’de Yankılanan Ses Vakıf Medeniyeti Zor Zamanlarda Ensar Olabilmek Engelli misiniz? Engel(siz) misiniz? Dünyayı Çocuklar Yönetsin Yûsufî Bakış Ceketin Cebi Kapalı Olmak Güz Mevsimi Sezai Karakoç veya Çağdaş Sufi Evlatlarıma Nasihatlerim /4 Evlatlarıma Nasihatlerim /3 Evlatlarıma Nasihatlerim-2 Evlatlarıma Nasihatlarım /1 Şehirleşen Köyler İmam Hatip Liseleri Siyonist İsrail’in Kelime Oyunları Oyuna Gelmeyelim Değerlerimize Saldırı Hz. Muhammet (sav) ve Şahsiyet İnşası Narin'ce Düşünceler Ah Filistin ah! Şairimden Mektubum Var Ayrıntılara Takılıp Öz'e Ulaşamamak Ömrümüz Hep Böyle mi Geçecek Yarım Asırlık Dostluk Vicdan mı Cüzdan mı? Sokak Hayvanları Veya Hayvanları İstismar Takiyye ve Merdivenaltı Üretim Üç Günlük Seyahatin Ardından Vefa Bir Semt Adı Mıdır? Yok Edici Tehlike Siyonist Zulmün Çığlıkları Fetih ve İşgal Sabah Namazında Üç Saftık! Bireyselleşme Adı Altında Tükenişe Giden Yol Güç Zehirlenmesi ve Siyonizm Afrika Menekşesi Din ve Dil Konusu Bayramların Hayatımızdaki Yeri Kadir Gecesi / Kader Gecesi Len Nerka: Asla Diz Çökmeyeceğiz Gazze: İnsanlığın İmtihanı Ramazan'ı Anlama ve Anlamlı Kılma Bursa Hanlar Bölgesi Filistin'de Soykırım ve Batı'nın Değerleri! İffetli Olmak ve İftiraya Uğramak Sivri Tepe ve Pamuk Miraç Mucizesinin Hediyesi Namaza Dair Hikmetler Bursa'da Zaman Bursa'da Küçük Bir Gezinti Mahmut Kanık ve Yaşar Kaplan Hayra Alamet Değil /2 Hayra Alamet Değil /1 İsrail Mitler ve Terör Gazze Direnişi Yüzümüz mü Var?! Seyahat Ya Resulallah! ABD ve Dünya Jandarmalığı veya Katil Devlet Sezai Karakoç ve Çağdaş Sufi Yahudilerin Kahrolası Azgınlıkları Gazzeli Annenin Feryadı Siyonist Hahamlardan Fetva Alma Hırsızlığı Demir Kubben Başına Çöksün Siyonist İsrail Kalbi Mühürlü Olanlar Niçin İsrail Devleti de Yahudi Devleti Değil? Çocuk ve Ölüm Gözyaşı Aşkla Yapılacak Görevler A.Ş.K Vakfı Bursa'da Çocuk Olmak Ey Resul! Bu Çağın Adı Ne Olsun? Güzel Ahlak ve Nefs Atışması 1988 Yılı Nobel Edebiyat Ödülü İnsanın Dört Mevsimi Gençlik ve Bazı Sorunları Muallim Naci Nefs ve Akıl Atışması Merhamet Elçisine Arzımdır  Ali Ulvi Kurucu Emin Acar İle Kısa Bir Görüşme Nefs ve Vicdan Atışması Hayat ve Memat Anadolu'da Geleneksel Düğünlerimiz Hicret Bir Dirilişin Adıdır İradeyi İpoteğe Vermek Allah'a Sevimsiz Gelen Helal Şehzade Ahmet Efendi İle Kısa Bir Görüşme Çocuklarımızın İyiliği İçin Onlarla Kötü Olmayalım Kurban Olsun Diye... Eğitim Hayatımdan İbretlik Bir Anı Dilin Gücü ve Afetleri Terk Edilmişliğin Acı Sonu Helena'nın Havva Oluşu Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /3 Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /2 Tedbirden Sonra Tevekkül Bilinmeyen Üniversite - Salih Dane Hoca Efendi ve İstinye/ Mahmutçavuş Camii Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /1 Dilber Ana ve Elmas Kadın Özdeyişler Yazmak Sorumluluk İster