Advert
https://www.truvaedebiyatdergisi.com/files/uploads/user/e2ccf95a7f2e1878fcafc8376649b6e8-a87a3aa73a206c2f80de.jpg
Yusuf Sarıkaya
Advert

Vakıf Medeniyeti

22-12-2024 19:09 1303 kez okundu.

Mülk sahibinin mülkünü veya menfaatini (gelirini, faydalanılacak yönünü) kıyamete kadar Allah rızası için elinden çıkarıp Allah’ın mülküne vererek dondurmasına, hapsetmesine “vakıf” denir. Âlimler vakfı böyle tanımlamışlar. Ta Hz. İbrahim’e kadar giden tevhit medeniyetine ait köklü bir kurumudur bu. O nedenle bizim medeniyetimiz “Vakıf Medeniyeti” diye isimlendirilir.

Peygamberimizin öğütleri ve teşvikleri ile de bu güzel ve insani anlayış imkânı olan her Müslümanı vakıf medeniyetine katkı sağlamaya yönlendirmiştir. Bu konuda şu hadis çok önemli müjdeyi içermektedir. “Kişi öldüğünde bütün ameli biter. (artık yapacağı bir davranış olamaz) Şu üç kişinin ameli hariç: Devamlı olan ve kesintisiz devam eden sadaka (Vakıf sahibinin), insanların faydalanacağı bir ilim veya hayırlı nesil bırakan kişinin” İşte vakıf medeniyetinin oturduğu ana dayanak bu ve buna benzer müjdelerdir.

19-20 Aralık 2024 tarihinde Birlik Vakfı Bursa Şubesi”nde bir sempozyum düzenlendi. Ziyaret edip, kısa bir bölümüne dinleyici olarak katıldık. Konu Vakıf Geleneği ve Bursa Vakıfları Sempozyumu şeklindeydi. Bir de Bursa Vakfiyeleri ve Vakıf Eserleri Fotoğraf Sergisi açmışlardı. Bu tür etkinlikler çok önemli ve kalıcı tesiri olacak programlardır. İlgililere teşekkür ederiz.

Cuma günüydü. Değerli Dostum Bünyamin Kızılkaya ile Cuma namazını Murad-ı Hüdavendigâr Camii’nde kılmaya niyetlendik.

Önce 1. Murat ecdadımızın kabrini ziyaret edip dua ettik. Bilindiği üzere Murat Hüdavendigâr Birinci Kosova Savaşı’nda galibiyetten sonra savaş meydanını gezerken ölü süsü veren ve aniden ayağa kalkıp zehirli hançeri ile saldıran Sırp Miloş tarafından şehit edildi. İç organları bugünkü Kosova Devleti’nin başkenti Piriştina yakınlarında Meşhed (Şehitlik) denilen yere defnedildi ve üzerine türbe yapıldı. Vücudunun kadavrası şimdiki mezarına defnedildi.

Kosova’daki makamını iki kez ziyaret edip dua ettim. TİKA’nın orada yaptığı çalışmaları gördüm ve ilgililere dua ettim. Mehmet Akif Ersoy’un Safahat isimli muhteşem eserindeki Ah Kosova! şiirinde şöyle haykırdığı bu ziyarette hatırladım:

“Söyle Meşhet, öpeyim secde edip toprağını:
Yok mudur sende Muradın iki üç damla kanı?”
Ezan okunmaya yakın camiye girdik. Önceden tanıdığım din görevlilerine odalarında selam verdik. Bizi müezzin mahfiline davet ettiler biz de kabul edip çıktık. Bünyamin Bey müezzinlik yaptı. Coşkuyla namazımızı kıldık. Allah kabul etsin.

Müezzin mahfilinden aşağı baktığınızda daha bir muhteşem oluyor caminin içi. Ters (T) şeklinde bir mimari ile tasarlanmış cami.  Osmanlı ecdadımızın ilk dönem camileri böyle inşa edilmiştir. Devletin çeşitli işleri, halkın bir kısım meseleleri bu mekânlarda görülmüştür. Bu nedenle bu camilerin sağında ve solunda bölmelerle beraber bir de ortada şadırvan bulunur. İlgililerin anlattığına göre bu şadırvanlar hem su sesinden yararlanmak hem de çeşitli özel meselelerin görüşüldüğü konuşmaların çevreden duyulmasını engellemek için böyle yerleştirilmiştir.

Bu camilerde görülen en önemli özellik sade oluşlarıdır. Ancak çok amaçlı kullanmaya da müsait eserlerdir. Kısacası ibadet ve günlük hayat birlikte harmanlanmıştır buralarda. İbadet hayatı ile günlük hayat birbirinden günümüzde olduğu gibi ayrıştırılmamıştır. Ancak mihraplar ve cami giriş kapılarında ihtişama ve sanata çok önem verilmiştir. Yeşil Cami’nin giriş kapısı ve tüm salatin camilerin mihrapları göze ve gönle hitap eder. Bizim medeniyetimizde heykelcilik olmadığından sanat adamlarımız muhteşem hat sanatında, ebruda, musikide ve mimaride kendilerini göstermişlerdir. Hatta mezar taşları, ahşap işlemeleri vb. alanlarda temayüz ettikleri malumdur. Bu nedenle cami mihrapları hat ve tezyin sanatlarının en çok görüldüğü yerlerdir. Mihraplar kulun Allah’a ibadet amaçlı yöneldikleri yer olması nedeniyle sanat adamları buraya özel ihtimam göstermişlerdir.

Namazdan sonra Murat Hüdavendigâr Camii’nin en önemli yönünü görmek üzere medrese bölümüne çıktık. Benim daha önce geldiğim ve ziyaret ettiğim bir yerdir burası. Bu medrese, örneği tek olan bir medresedir. Matematik, mekanik, fizik ve kıraat âlimi İmam Cezerî burada aynı zamanda Kıraat-ı Aşere okutmuştur. Merhum Sultan Beyazıt Han tarafında Bursa’ya davet edilen İmam Cezerî, en-Neşr Fi Kıraati’l Aşr’ı burada yazmış, Tayyibetü’ün Neşri’i burada şiir olarak te’lif etmiştir. Tabi medreselerde o dönemde her türlü ilim tahsili yapılıyordu. Sadece kıraat ilmi değil elbet.

On iki öğrenci, dört adet de müderris ve yardımcılarının odası ile birlikte on sekiz odası bulunan bu medrese, caminin üstündedir. Osmanlı’da başka örneği yoktur. İmarathane (yolculara, yoksullara yardım ve yemek ikram edilen yer), Gir Çık Hamamı, çeşme, kabristanlığı ile tam bir külliye olan Murad Hüdavendigâr Külliyesi bütün ihtişamı ile hizmete devam ediyor.

Belki bu ziyaretin son değerlendirmesini Bünyamin Kızılkaya dostum yaptı. Gir Çık Hamamına temizlik ve abdest için girdik. Çıkışta şu cümle ile güzel bir değerlendirme yaparak bu yazının ana fikrini belirledi: “Hocam ecdadımız ilmi ibadetin üstüne çıkarmış. Murat Hüdavendigâr Cami’nin üzerine medrese yapılması benim böyle yorum yapmama sebep oldu.” Dedi. Eyvallah, dedim. “Vakıf Medeniyeti ve Vakıf Adam” olmak budur işte. Kitabımız Kur’anı Kerim’in birinci muştusu da ilim değil midir? İlme ve âlime değer veren de Peygamberimiz değil midir?  Böylece bu muhteşem yapıdaki hikmeti anlamış olduk. Yola koyulduk ve yolumuz üzerindeki:
“Yâr ile hem-dem olan âlemi ağyar bilur/ 
Âlemûn saltanâtın şâh-ı cihan-dar bilur.” Diyen Lami’î Çelebi’nin adını aldığı Lami’î Çelebi Camii ikindi namazında bizi ağırladı.

 

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI Ahde Vefa Çeyizname Kadim Değerimiz Komşuluk  Kün Fe Yekûn (Ol! Der ve Oluverir) Yine Dil Konusu Hurdacılar / Eskiciler Yanlışa Yanlış Demeliyiz Ak Köprü (Â Köprü) Din ve Sanat Dilber Ana ve Şehit Babası (Çanakkale Şehidi) Elveda Ya Şehr-i Ramazan Ailem Benim TRT Çocuk Dizileri Değerlerimiz ve Ramazan İklimi Mahyaların ve Mânilerin Dili Bursa Irgandı Köprüsü Yuvamız Tehdit Altında Tarihe Tanıklık Eden Şehir Bursa Bizim Kuşak /10 Bizim Kuşak-9 Bizim Kuşak /8 Bizim Kuşak /7 Bizim Kuşak /6 Karavanda Tehlikeli Hayat Yaşanmış Acı ve İbretlik Olaylar Şehirlerimiz Elli Yılın Ardından Bizim Kuşak /5 Bizim Kuşak /4 Bizim Kuşak /3 Bizim Kuşak /2 Bizim Kuşak /1 Malumat İlim midir Musa’nın Asası Sumud Firkat Üzer Vuslat Sevindirir Çocuklar Ağlarsa Esmaü’l Hüsnâ Mevlid-i Nebi  Vatan Devlet ve Hükümet Gargat Sizi Kurtaramaz Alışkanlıklarımızın Esiri Olmayalım İnsan ve Nisyan Kaskatı Gazze Ashab-ı Uhdud Zifiri Karanlıktan Fecrin Aydınlığına Çıktığımız Gece: 15 Temmuz 2016 Cuma Silahları Yakmaya Götüren Süreç A.Ş.K. Vakfı Buluşması Kur’an Mealleri ve Bir Kaşık Suda Fırtına Koparmak Zıplama Sanat mıdır Katil İsrail’in İran’a Saldırısı ve Nefsi Müdafaa İsrail Güçten Anlar Kurban Olabilmek Haccın Şuuruna Ermek-3 Haccın Şuuruna Ermek /2 Haccın Şuuruna Ermek /1 Gazze'de Anneler Günü En Sağlam Kalemiz: Ailemiz TRT Dizileri Üzerine Mahmut ve Meryem Algı Metaforu ve Etkisi Tartışma Sanatı Her Geceyi Kadir Bil Kendini Yeniden Tanımanın Yolu: İtikâf Ramazanı Anlamak Ve Anlamlı Kılmak /3 Ramazan’ı Anlamak ve Anlamlı Kılmak /2 Ramazanı Anlamak ve Anlamlı Kılmak-1 Misyonerlik ve Amaçları /2 Misyonerlik ve Amaçları /1 Sıçandan (Fareden) Doğan Kendir Keser Saman Pazarında Mücevherat Satmak Gazze Kaybetti mi Kazandı mı? Ah Bizim İhmalkârlığımız Ah Çığlıklarımız ve Çiğliklerimiz Medeniyetimizin Beşiği Camilerimiz Üç Aylar Üzerine Kısa Bir Yorum Yeşil Türbe’de Yankılanan Ses Zor Zamanlarda Ensar Olabilmek Engelli misiniz? Engel(siz) misiniz? Dünyayı Çocuklar Yönetsin Yûsufî Bakış Ceketin Cebi Kapalı Olmak Güz Mevsimi Sezai Karakoç veya Çağdaş Sufi Evlatlarıma Nasihatlerim /4 Evlatlarıma Nasihatlerim /3 Evlatlarıma Nasihatlerim-2 Evlatlarıma Nasihatlarım /1 Şehirleşen Köyler İmam Hatip Liseleri Siyonist İsrail’in Kelime Oyunları Oyuna Gelmeyelim Değerlerimize Saldırı Hz. Muhammet (sav) ve Şahsiyet İnşası Narin'ce Düşünceler Ah Filistin ah! Şairimden Mektubum Var Ayrıntılara Takılıp Öz'e Ulaşamamak Ömrümüz Hep Böyle mi Geçecek Yarım Asırlık Dostluk Vicdan mı Cüzdan mı? Sokak Hayvanları Veya Hayvanları İstismar Takiyye ve Merdivenaltı Üretim Üç Günlük Seyahatin Ardından Vefa Bir Semt Adı Mıdır? Yok Edici Tehlike Siyonist Zulmün Çığlıkları Fetih ve İşgal Sabah Namazında Üç Saftık! Bireyselleşme Adı Altında Tükenişe Giden Yol Güç Zehirlenmesi ve Siyonizm Afrika Menekşesi Din ve Dil Konusu Bayramların Hayatımızdaki Yeri Kadir Gecesi / Kader Gecesi Len Nerka: Asla Diz Çökmeyeceğiz Gazze: İnsanlığın İmtihanı Ramazan'ı Anlama ve Anlamlı Kılma Bursa Hanlar Bölgesi Filistin'de Soykırım ve Batı'nın Değerleri! İffetli Olmak ve İftiraya Uğramak Sivri Tepe ve Pamuk Miraç Mucizesinin Hediyesi Namaza Dair Hikmetler Bursa'da Zaman Bursa'da Küçük Bir Gezinti Mahmut Kanık ve Yaşar Kaplan Hayra Alamet Değil /2 Hayra Alamet Değil /1 İsrail Mitler ve Terör Gazze Direnişi Yüzümüz mü Var?! Seyahat Ya Resulallah! ABD ve Dünya Jandarmalığı veya Katil Devlet Sezai Karakoç ve Çağdaş Sufi Yahudilerin Kahrolası Azgınlıkları Gazzeli Annenin Feryadı Siyonist Hahamlardan Fetva Alma Hırsızlığı Demir Kubben Başına Çöksün Siyonist İsrail Kalbi Mühürlü Olanlar Niçin İsrail Devleti de Yahudi Devleti Değil? Çocuk ve Ölüm Gözyaşı Aşkla Yapılacak Görevler A.Ş.K Vakfı Bursa'da Çocuk Olmak Ey Resul! Bu Çağın Adı Ne Olsun? Güzel Ahlak ve Nefs Atışması 1988 Yılı Nobel Edebiyat Ödülü İnsanın Dört Mevsimi Gençlik ve Bazı Sorunları Muallim Naci Nefs ve Akıl Atışması Merhamet Elçisine Arzımdır  Ali Ulvi Kurucu Emin Acar İle Kısa Bir Görüşme Nefs ve Vicdan Atışması Hayat ve Memat Anadolu'da Geleneksel Düğünlerimiz Hicret Bir Dirilişin Adıdır İradeyi İpoteğe Vermek Allah'a Sevimsiz Gelen Helal Şehzade Ahmet Efendi İle Kısa Bir Görüşme Çocuklarımızın İyiliği İçin Onlarla Kötü Olmayalım Kurban Olsun Diye... Eğitim Hayatımdan İbretlik Bir Anı Dilin Gücü ve Afetleri Terk Edilmişliğin Acı Sonu Helena'nın Havva Oluşu Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /3 Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /2 Tedbirden Sonra Tevekkül Bilinmeyen Üniversite - Salih Dane Hoca Efendi ve İstinye/ Mahmutçavuş Camii Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /1 Dilber Ana ve Elmas Kadın Özdeyişler Yazmak Sorumluluk İster