Advert
https://www.truvaedebiyatdergisi.com/files/uploads/user/e2ccf95a7f2e1878fcafc8376649b6e8-a87a3aa73a206c2f80de.jpg
Yusuf Sarıkaya
Advert

Bireyselleşme Adı Altında Tükenişe Giden Yol

17-05-2024 19:14 1903 kez okundu.

İslam’da sorumluluk iki türlüdür: Birincisi bireyin sorumluluğu. İkincisi toplumsal yani ictimaî sorumluluk. Bunları bir birinden ayıramazsınız. Ayırırsanız tükenişe kürek çekmiş olursunuz. Maalesef son yıllarda ekonomik bağımsızlığını elde eden kadın ve erkekler bireysellik adı altında bir hayat tarzını seçer oldular. Bu nedenle de her biri ayrı telden çalan, aralarında aile bağı yerine bir arada yaşama adı altında yeni topluluklar olmaya başladı. Buna evlenmeyen erkek ve kızları, evlilik yaşlarının kırka doğru tırmanmasını, boşanmaların artmasını, gayr-i meşru birlikteliklerin çoğalmasını, çocuk yapmama anlayışının yaygınlaşmasını da ekleyince sorun daha da büyüyerek üzerimize geliyor demektir. Bu ciddi bir tehlikedir. Toplumu aile olma konusunda ikna edici projelere ihtiyaç olduğu aşikârdır.

Bireyselleşme dediğimiz şeyin öteki adı egoizmdir. Paylaşmayı, yardımlaşmayı, vefa ve saygıyı yitirmek demektir. Yalnızlığı çıkar yol zannetmek ve sağlıklı iken kimseye eyvallah etmemek, yaşlanınca kapısını çalacak tek bir dost bulamamak demektir. On kişiye yetecek gelirle tek başına geçinememek demektir. Genç yaşta dilediğini yapmak, yaşlanınca da bir kenara atılmak demektir. Bütün bunlar ise insan olmanın onuruna yakışmayan şeyler demektir. Bu gidişata dur demek insan olan herkesin görevidir.

Avrupa ülkelerinde gördüğümüz bu insanlık dışı yaşam biçimi bizimle asla bağdaşmaz. Kızını ziyarete gelen bir anneye; “Anneciğim randevu ile gelseydin sana da hamburger söylerdim, elimdeki bana yeter.” diyen bir Batılı zihniyete normal bakabilir miyiz? Bu bakış açısı hastalıklıdır. İşte bireyselleşme dediğimiz şey de bu acımasızlığı ve saygısızlığı doğurmaktadır.

Kısa dönemlerle de olsa Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika, Brüksel vb. ülkelerde boğazında tasması ile sahipleri tarafından gezdirilen köpeklere denk geldim. O kadar yaygın ki, şaşırırsınız. Neden bu kadar yaygın bu âdet diye sorguladığımda tek başına yaşayan kadın ve erkeklerin yalnızlıklarını bu hayvanlarla giderdiklerini öğrendim. Baba/Ana evladını; evlat da ana/babasını sormuyor.

Özellikle yaşlıların yalnız kaldıkları evlerde öldükleri bilgisinin ya kokmasından ya da varsa köpeğin havlamasından haberdar olunduğu söyleniyor. Bu asla insan onuruna yakışmayan bir durumdur. Böylesi bir hayata özen göstermek akıl kârı değildir. Maalesef bizde de böyle aileler türemeye başladı.

Yukarıda da belirttiğim gibi evlilik yaşlarının otuzlu yaşları geçmesi, flört etme ahlaksızlığının yaygınlaşması, evlilik öncesi her türlü şehevi arzularını tatmin edip “birbirimizi tanıma aşamasındayız” ahlaksızlığı, bir anda birden fazla kadınla erkeğin veya erkekle kadının ahlak dışı birliktelik yaşamaları toplumu çürütmektedir. Kadınların açık saçık bir halde, yatak odası kıyafeti denecek kıyafetlerle sokaklara çıkmaları, televizyonlarda boy göstermeleri, üstelik bunların eşlerinin de bu duruma onay vermeleri toplumun değerlerini çürütmektedir.

Sosyal medyadaki ahlak dışılıklara da toplum menfaati gereği önlem alınmalıdır. Çürük meyvenin azlığı kasaya zarar vermez demek akla ve mantığa terstir. Dolayısıyla bu çürüklere kapı aralanmamalı. Her aile evlatlarını bilinçli bir şekilde eğitmeli, toplumun kanaat önderleri bu hususta rol almalıdır. Ancak başta aile, sonra eğitim.

İslam Medeniyetinde aile çok muhterem ve kutsaldır. Bu nedenle Cenab-ı Hak: “Onda 'sükûn bulup-durulmanız' için, size kendi nefislerinizden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet kılması da, Allah’ın yüceliğinin delillerindendir. Hiç şüphe yok bunda, düşünebilmekte olan bir kavim için gerçekten ibretler vardır.” buyurmaktadır.

Peygamberimiz de: “Kadınlar, erkeklerle beraber bir bütünü tamamlayan diğer yarıdır.” buyurmak suretiyle her birinin diğeri için tamamlayıcı unsur olduğuna vurgu yapmaktadır.

Neslimizi ve medeniyetimizi geleceğe taşıyacak olan aile yuvamızı sağlamlaştırmalıyız. Evet, her bireyin tek tek sorumlu olduğu hususlar vardır. “Kimse kimsenin yükünü sırtlanacak değildir.” Bu noktada kişi sadece kendi yaptıklarından sorumludur. Ancak insan, diğer varlıklar gibi değildir. O sosyal bir varlıktır. Akıl nimeti ile donatılmıştır. Epter (Soyu kesik, kendisinden sonra medeniyetsiz ve soysuz birisi )  olmayı istemez. Bedeni rahatsızlığı olan erkek ve kadınlar hariç hiç kimse bu duruma düşmeyi istemez. Bu nedenle insanlar kendinden sonra yerine nesil bırakmak için oradan oraya koşup tedavi olarak çocuk sahibi olmanın peşine düşüyorlar.

Bütün varlıklarda üreme duygusu vardır. Bu duyguyu köreltmek isteyen tek canlı da bazı insanlardır. Bu nedenle sadece zararı kişiye dokunmayacak, toplum içinde suçsuzları da kuşatacak fitneden sakınılmasını Rabbimiz bildiriyor.

“Gelip çattığında sizden sadece zalimlere (hak edenlere) değil aksine hepinizi içine alacak olan fitneden (çürümüşlükten) kaçının. Allah’ın (bu yüzden, umursamazlığınızdan dolayı) azabı, cezası çok çetindir.”

İşte burada sorumluluğun sadece bireyin kendisi ile ilgili olmadığı, topluma karşı da sorumlulukları olduğu ortaya çıkmaktadır.

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI Ahde Vefa Çeyizname Kadim Değerimiz Komşuluk  Kün Fe Yekûn (Ol! Der ve Oluverir) Yine Dil Konusu Hurdacılar / Eskiciler Yanlışa Yanlış Demeliyiz Ak Köprü (Â Köprü) Din ve Sanat Dilber Ana ve Şehit Babası (Çanakkale Şehidi) Elveda Ya Şehr-i Ramazan Ailem Benim TRT Çocuk Dizileri Değerlerimiz ve Ramazan İklimi Mahyaların ve Mânilerin Dili Bursa Irgandı Köprüsü Yuvamız Tehdit Altında Tarihe Tanıklık Eden Şehir Bursa Bizim Kuşak /10 Bizim Kuşak-9 Bizim Kuşak /8 Bizim Kuşak /7 Bizim Kuşak /6 Karavanda Tehlikeli Hayat Yaşanmış Acı ve İbretlik Olaylar Şehirlerimiz Elli Yılın Ardından Bizim Kuşak /5 Bizim Kuşak /4 Bizim Kuşak /3 Bizim Kuşak /2 Bizim Kuşak /1 Malumat İlim midir Musa’nın Asası Sumud Firkat Üzer Vuslat Sevindirir Çocuklar Ağlarsa Esmaü’l Hüsnâ Mevlid-i Nebi  Vatan Devlet ve Hükümet Gargat Sizi Kurtaramaz Alışkanlıklarımızın Esiri Olmayalım İnsan ve Nisyan Kaskatı Gazze Ashab-ı Uhdud Zifiri Karanlıktan Fecrin Aydınlığına Çıktığımız Gece: 15 Temmuz 2016 Cuma Silahları Yakmaya Götüren Süreç A.Ş.K. Vakfı Buluşması Kur’an Mealleri ve Bir Kaşık Suda Fırtına Koparmak Zıplama Sanat mıdır Katil İsrail’in İran’a Saldırısı ve Nefsi Müdafaa İsrail Güçten Anlar Kurban Olabilmek Haccın Şuuruna Ermek-3 Haccın Şuuruna Ermek /2 Haccın Şuuruna Ermek /1 Gazze'de Anneler Günü En Sağlam Kalemiz: Ailemiz TRT Dizileri Üzerine Mahmut ve Meryem Algı Metaforu ve Etkisi Tartışma Sanatı Her Geceyi Kadir Bil Kendini Yeniden Tanımanın Yolu: İtikâf Ramazanı Anlamak Ve Anlamlı Kılmak /3 Ramazan’ı Anlamak ve Anlamlı Kılmak /2 Ramazanı Anlamak ve Anlamlı Kılmak-1 Misyonerlik ve Amaçları /2 Misyonerlik ve Amaçları /1 Sıçandan (Fareden) Doğan Kendir Keser Saman Pazarında Mücevherat Satmak Gazze Kaybetti mi Kazandı mı? Ah Bizim İhmalkârlığımız Ah Çığlıklarımız ve Çiğliklerimiz Medeniyetimizin Beşiği Camilerimiz Üç Aylar Üzerine Kısa Bir Yorum Yeşil Türbe’de Yankılanan Ses Vakıf Medeniyeti Zor Zamanlarda Ensar Olabilmek Engelli misiniz? Engel(siz) misiniz? Dünyayı Çocuklar Yönetsin Yûsufî Bakış Ceketin Cebi Kapalı Olmak Güz Mevsimi Sezai Karakoç veya Çağdaş Sufi Evlatlarıma Nasihatlerim /4 Evlatlarıma Nasihatlerim /3 Evlatlarıma Nasihatlerim-2 Evlatlarıma Nasihatlarım /1 Şehirleşen Köyler İmam Hatip Liseleri Siyonist İsrail’in Kelime Oyunları Oyuna Gelmeyelim Değerlerimize Saldırı Hz. Muhammet (sav) ve Şahsiyet İnşası Narin'ce Düşünceler Ah Filistin ah! Şairimden Mektubum Var Ayrıntılara Takılıp Öz'e Ulaşamamak Ömrümüz Hep Böyle mi Geçecek Yarım Asırlık Dostluk Vicdan mı Cüzdan mı? Sokak Hayvanları Veya Hayvanları İstismar Takiyye ve Merdivenaltı Üretim Üç Günlük Seyahatin Ardından Vefa Bir Semt Adı Mıdır? Yok Edici Tehlike Siyonist Zulmün Çığlıkları Fetih ve İşgal Sabah Namazında Üç Saftık! Güç Zehirlenmesi ve Siyonizm Afrika Menekşesi Din ve Dil Konusu Bayramların Hayatımızdaki Yeri Kadir Gecesi / Kader Gecesi Len Nerka: Asla Diz Çökmeyeceğiz Gazze: İnsanlığın İmtihanı Ramazan'ı Anlama ve Anlamlı Kılma Bursa Hanlar Bölgesi Filistin'de Soykırım ve Batı'nın Değerleri! İffetli Olmak ve İftiraya Uğramak Sivri Tepe ve Pamuk Miraç Mucizesinin Hediyesi Namaza Dair Hikmetler Bursa'da Zaman Bursa'da Küçük Bir Gezinti Mahmut Kanık ve Yaşar Kaplan Hayra Alamet Değil /2 Hayra Alamet Değil /1 İsrail Mitler ve Terör Gazze Direnişi Yüzümüz mü Var?! Seyahat Ya Resulallah! ABD ve Dünya Jandarmalığı veya Katil Devlet Sezai Karakoç ve Çağdaş Sufi Yahudilerin Kahrolası Azgınlıkları Gazzeli Annenin Feryadı Siyonist Hahamlardan Fetva Alma Hırsızlığı Demir Kubben Başına Çöksün Siyonist İsrail Kalbi Mühürlü Olanlar Niçin İsrail Devleti de Yahudi Devleti Değil? Çocuk ve Ölüm Gözyaşı Aşkla Yapılacak Görevler A.Ş.K Vakfı Bursa'da Çocuk Olmak Ey Resul! Bu Çağın Adı Ne Olsun? Güzel Ahlak ve Nefs Atışması 1988 Yılı Nobel Edebiyat Ödülü İnsanın Dört Mevsimi Gençlik ve Bazı Sorunları Muallim Naci Nefs ve Akıl Atışması Merhamet Elçisine Arzımdır  Ali Ulvi Kurucu Emin Acar İle Kısa Bir Görüşme Nefs ve Vicdan Atışması Hayat ve Memat Anadolu'da Geleneksel Düğünlerimiz Hicret Bir Dirilişin Adıdır İradeyi İpoteğe Vermek Allah'a Sevimsiz Gelen Helal Şehzade Ahmet Efendi İle Kısa Bir Görüşme Çocuklarımızın İyiliği İçin Onlarla Kötü Olmayalım Kurban Olsun Diye... Eğitim Hayatımdan İbretlik Bir Anı Dilin Gücü ve Afetleri Terk Edilmişliğin Acı Sonu Helena'nın Havva Oluşu Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /3 Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /2 Tedbirden Sonra Tevekkül Bilinmeyen Üniversite - Salih Dane Hoca Efendi ve İstinye/ Mahmutçavuş Camii Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /1 Dilber Ana ve Elmas Kadın Özdeyişler Yazmak Sorumluluk İster