Advert
https://www.truvaedebiyatdergisi.com/files/uploads/user/e2ccf95a7f2e1878fcafc8376649b6e8-a87a3aa73a206c2f80de.jpg
Yusuf Sarıkaya
Advert

Emin Acar İle Kısa Bir Görüşme

15-08-2023 22:19 1946 kez okundu.

Ankara’nın Hacı Bayram semti tıpkı İstanbul’un Eyüp semtini hatırlatır bana. Ne güzel manevi esintiler hissedersiniz buralarda. Şehirlerin bunaltıcılığı ve stresinde soluklanma ve nefes alma yerleridir buraları. Bu mekânlar beni yıllar öncesine sürükler. O mekânlarda bu büyük zatların ayak izlerini görür nefeslerini hissederim. İstanbul, Bursa, Ankara ve diğer şehirlere manevi ruh verir bu mekânlar.

1980li yıllarda Siirt İmam-Hatip Lisesinde öğretmenlik yapıyordum. Çok sevdiğim Jandarma Binbaşısı; aile dostumuz Davut Evren Ağabey  ile birlikte Ankara’da buluştuk ve birlikte Hacı Bayram’a geldik. Ziyaretimizin peşinden Emin Acar Bey’in eski bir dergâhı diyebileceğim bir eve konuk olduk. Tam olarak dergâh diyemiyorum. Çünkü kendisi böyle bir şeyi kabul etmiyor. Sohbet mekânı da diyebiliriz.

Emin Acar Bey ile tanışıklığım falan yok. Değerli ağabeyim Davut Bey zaman-zaman gelirmiş buraya. Ben de kendisiyle geldim. Ama iyi ki de gelmişim. Böylece bu kısa yazı ortaya çıktı. Emin Bey Bursalı, Psikiyatri Doktoru ve eski bir parlamenter. Emin Acar Bursa Senatörü olarak görev yapmış birisi. Kısa görüşmemizde çok bereketli ve feyizli anlar yaşadım. Onu sizlerle paylaşmak isterim.

İçeri girdiğimizde çok mütevazı, gelen misafirlerine ikramı kendisi yapan olgun bir insanla karşılaştım. Öyle çevresine ağırlığını hissettirmeyen ve etrafındakileri rahat olmaya zorlayan bir hali vardı. Samimi ve içtenlikli hali herkese moral veriyordu. Hoş geldiniz dedikten sonra ikramlarına başladı. İkramının başında kuşburnu çayı geliyordu. Kuşburnu çayı taşrada çok tüketilirdi ama öyle şehirlere fazla girmemiş ve herkes tarafından içilen bir şey değildi. Çok nefis bir çayın yanına birer dilim de ekmeğe benzer ama ekmek olmayan adeta kırkambardan yapılmış harika bir yiyecek ikram etti. Sonra yediğimiz ve içtiğimiz şeylerden meraklandığımızı anladığından hemen açıklama getirdi. Dedi ki: “Bu yediğiniz şeyler yazları tarlalardan, dağlardan toplattığım otlardan, tohumlardan, güvercin ve serçe etlerinden, buğdaydan vb. şeylerden yaptırdığım bir çörektir. Çok şifalı ve tabiidir. Çayı da yazıdan yabandan toplatır ve böyle dostlara ikram ederim. ”Çok ilginç gelen bu açıklamadan sonra beni daha da şaşırtan ise herkesten hediye bekleyenlerin olduğu bir dönemde bize ikramda bulunan birisi ile karşı karşıyaydık.

Sohbet başladı. Tasavvuf ve tarikattan, Mevlana’dan, Yunus’tan, Somuncu Babadan, Hacı Bayram-ı Veli’den. Bayramiyye Tarikatı’nın son şeyhinin buralardan ayrıldıktan sonra bu tarikatın da şeyhinin de, müntesibinin de olmadığını söylerken tanımadığım halktan ve samimi olduğu her halinden belli olan birisi: “Efendim siz son şeyhi olmayasınız.” dedi. Sonra Emin Acar’ın vereceği cevabı beklerken Emin Bey’in “Yok kardeşim ben nere şeyhlik nere!” cevabını alınca yanındakine; “Yok! Yok! Bu şeyhtir ama bizden gizliyor.” diyerek aralarında konuşmayı sürdürdü. Daha sonra özellikle halkın merak ettiği bazı konulara temas etti; “Eskiden tarikatların bazıları özellikle cihada giderken askerin önünde gidecek birlikleri yetiştirirdi. Düşmanın kalesine mi çıkılacak bunlar özel birlikler olarak giderlerdi. O zamanın savaş tekniği olarak düşman üzerinize kaynar su, kaynar yağ döküyor, ateş topları fırlatıyordu. Bunlara karşı daha dayanıklı olunsun, bunlardan etkilenmesin diye ateşte yürüyen, kaynar suya ve ateşe dayanabilen alperenler yetiştirilirdi. Bu özel bir eğitim ve bu eğitimin amacı da yukarıda belirttiğim amaca yönelik yapılmaktaydı. Şimdi bunlar hokkabazlık gösterileri için yapılıyor. Tespihler de aslında bu amaçla uzun ve belli sayılarda olurdu. Bunun da sebebi iç dünyayı sağlam kılmaya yönelikti. Ama şimdi uyutucu olmaktan öteye gitmiyor.” Dedi.

Biraz daha zaman geçince birkaç gariban geldi. Yiyecek bir şeyler istediler. Meğer Emin Acar Bey öyle bir çalışma da yapıyormuş. Çevre esnaftan bazıları yiyecek, giyecek getiriyor. Emin Bey bunları organize ederek ihtiyaç sahiplerine dağıtıyordu. Bir şey dikkatimi çekti. Yiyecek maddeleri tek paket değildi. Örneğin fiyonk makarna, burgulu, delikli, erişteli olarak harmanlanmıştı. Pirinç de tek tip değildi. Hâsılı tüm kuru gıda harmanlanmıştı. Garipsediğimi görünce hemen izah etti o güler yüzlü ve tatlı dilli tavrıyla: “İnsanoğlu çok garip özelliklere sahip. Böyle bazı muhtaçlar buradan aldıklarını götürüp satıyorlarmış. Sonra gelip yeniden alıyorlarmış. Bunu öğrenince de bu yönteme başvurduk. İhtiyaç sahibi bu gıdalar karışsa da yemek yapabilir. Ama ihtiyaç sahibi olmayan bunu alsa da satamaz diyerek bu yola başvurduk.” dedi.

Kısa günün karı olarak nice hikmetlerle ayrıldık bu görüşmeden. Kısacası; “Körükçünün yanında oturana is kokusu; misk satanın yanında bulunana da misk kokusu sinermiş."
 

Neler Söylendi?

HAYRİ BOSTAN

Değerli üstadım. Emin Acar Hoca ile ben de bir kere Bolu'daki Hayreddin Tokati Hazretleri'nde karşılaştım. Bize de orada yemek ikram etmişlerdi. O spontane, neşeli, hareketli hali gözlerimin önündedir. Allah rahmet eylesin. 3 yıl önce

DİĞER YAZILARI Ahde Vefa Çeyizname Kadim Değerimiz Komşuluk  Kün Fe Yekûn (Ol! Der ve Oluverir) Yine Dil Konusu Hurdacılar / Eskiciler Yanlışa Yanlış Demeliyiz Ak Köprü (Â Köprü) Din ve Sanat Dilber Ana ve Şehit Babası (Çanakkale Şehidi) Elveda Ya Şehr-i Ramazan Ailem Benim TRT Çocuk Dizileri Değerlerimiz ve Ramazan İklimi Mahyaların ve Mânilerin Dili Bursa Irgandı Köprüsü Yuvamız Tehdit Altında Tarihe Tanıklık Eden Şehir Bursa Bizim Kuşak /10 Bizim Kuşak-9 Bizim Kuşak /8 Bizim Kuşak /7 Bizim Kuşak /6 Karavanda Tehlikeli Hayat Yaşanmış Acı ve İbretlik Olaylar Şehirlerimiz Elli Yılın Ardından Bizim Kuşak /5 Bizim Kuşak /4 Bizim Kuşak /3 Bizim Kuşak /2 Bizim Kuşak /1 Malumat İlim midir Musa’nın Asası Sumud Firkat Üzer Vuslat Sevindirir Çocuklar Ağlarsa Esmaü’l Hüsnâ Mevlid-i Nebi  Vatan Devlet ve Hükümet Gargat Sizi Kurtaramaz Alışkanlıklarımızın Esiri Olmayalım İnsan ve Nisyan Kaskatı Gazze Ashab-ı Uhdud Zifiri Karanlıktan Fecrin Aydınlığına Çıktığımız Gece: 15 Temmuz 2016 Cuma Silahları Yakmaya Götüren Süreç A.Ş.K. Vakfı Buluşması Kur’an Mealleri ve Bir Kaşık Suda Fırtına Koparmak Zıplama Sanat mıdır Katil İsrail’in İran’a Saldırısı ve Nefsi Müdafaa İsrail Güçten Anlar Kurban Olabilmek Haccın Şuuruna Ermek-3 Haccın Şuuruna Ermek /2 Haccın Şuuruna Ermek /1 Gazze'de Anneler Günü En Sağlam Kalemiz: Ailemiz TRT Dizileri Üzerine Mahmut ve Meryem Algı Metaforu ve Etkisi Tartışma Sanatı Her Geceyi Kadir Bil Kendini Yeniden Tanımanın Yolu: İtikâf Ramazanı Anlamak Ve Anlamlı Kılmak /3 Ramazan’ı Anlamak ve Anlamlı Kılmak /2 Ramazanı Anlamak ve Anlamlı Kılmak-1 Misyonerlik ve Amaçları /2 Misyonerlik ve Amaçları /1 Sıçandan (Fareden) Doğan Kendir Keser Saman Pazarında Mücevherat Satmak Gazze Kaybetti mi Kazandı mı? Ah Bizim İhmalkârlığımız Ah Çığlıklarımız ve Çiğliklerimiz Medeniyetimizin Beşiği Camilerimiz Üç Aylar Üzerine Kısa Bir Yorum Yeşil Türbe’de Yankılanan Ses Vakıf Medeniyeti Zor Zamanlarda Ensar Olabilmek Engelli misiniz? Engel(siz) misiniz? Dünyayı Çocuklar Yönetsin Yûsufî Bakış Ceketin Cebi Kapalı Olmak Güz Mevsimi Sezai Karakoç veya Çağdaş Sufi Evlatlarıma Nasihatlerim /4 Evlatlarıma Nasihatlerim /3 Evlatlarıma Nasihatlerim-2 Evlatlarıma Nasihatlarım /1 Şehirleşen Köyler İmam Hatip Liseleri Siyonist İsrail’in Kelime Oyunları Oyuna Gelmeyelim Değerlerimize Saldırı Hz. Muhammet (sav) ve Şahsiyet İnşası Narin'ce Düşünceler Ah Filistin ah! Şairimden Mektubum Var Ayrıntılara Takılıp Öz'e Ulaşamamak Ömrümüz Hep Böyle mi Geçecek Yarım Asırlık Dostluk Vicdan mı Cüzdan mı? Sokak Hayvanları Veya Hayvanları İstismar Takiyye ve Merdivenaltı Üretim Üç Günlük Seyahatin Ardından Vefa Bir Semt Adı Mıdır? Yok Edici Tehlike Siyonist Zulmün Çığlıkları Fetih ve İşgal Sabah Namazında Üç Saftık! Bireyselleşme Adı Altında Tükenişe Giden Yol Güç Zehirlenmesi ve Siyonizm Afrika Menekşesi Din ve Dil Konusu Bayramların Hayatımızdaki Yeri Kadir Gecesi / Kader Gecesi Len Nerka: Asla Diz Çökmeyeceğiz Gazze: İnsanlığın İmtihanı Ramazan'ı Anlama ve Anlamlı Kılma Bursa Hanlar Bölgesi Filistin'de Soykırım ve Batı'nın Değerleri! İffetli Olmak ve İftiraya Uğramak Sivri Tepe ve Pamuk Miraç Mucizesinin Hediyesi Namaza Dair Hikmetler Bursa'da Zaman Bursa'da Küçük Bir Gezinti Mahmut Kanık ve Yaşar Kaplan Hayra Alamet Değil /2 Hayra Alamet Değil /1 İsrail Mitler ve Terör Gazze Direnişi Yüzümüz mü Var?! Seyahat Ya Resulallah! ABD ve Dünya Jandarmalığı veya Katil Devlet Sezai Karakoç ve Çağdaş Sufi Yahudilerin Kahrolası Azgınlıkları Gazzeli Annenin Feryadı Siyonist Hahamlardan Fetva Alma Hırsızlığı Demir Kubben Başına Çöksün Siyonist İsrail Kalbi Mühürlü Olanlar Niçin İsrail Devleti de Yahudi Devleti Değil? Çocuk ve Ölüm Gözyaşı Aşkla Yapılacak Görevler A.Ş.K Vakfı Bursa'da Çocuk Olmak Ey Resul! Bu Çağın Adı Ne Olsun? Güzel Ahlak ve Nefs Atışması 1988 Yılı Nobel Edebiyat Ödülü İnsanın Dört Mevsimi Gençlik ve Bazı Sorunları Muallim Naci Nefs ve Akıl Atışması Merhamet Elçisine Arzımdır  Ali Ulvi Kurucu Nefs ve Vicdan Atışması Hayat ve Memat Anadolu'da Geleneksel Düğünlerimiz Hicret Bir Dirilişin Adıdır İradeyi İpoteğe Vermek Allah'a Sevimsiz Gelen Helal Şehzade Ahmet Efendi İle Kısa Bir Görüşme Çocuklarımızın İyiliği İçin Onlarla Kötü Olmayalım Kurban Olsun Diye... Eğitim Hayatımdan İbretlik Bir Anı Dilin Gücü ve Afetleri Terk Edilmişliğin Acı Sonu Helena'nın Havva Oluşu Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /3 Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /2 Tedbirden Sonra Tevekkül Bilinmeyen Üniversite - Salih Dane Hoca Efendi ve İstinye/ Mahmutçavuş Camii Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /1 Dilber Ana ve Elmas Kadın Özdeyişler Yazmak Sorumluluk İster