Advert
https://www.truvaedebiyatdergisi.com/files/uploads/user/e2ccf95a7f2e1878fcafc8376649b6e8-a87a3aa73a206c2f80de.jpg
Yusuf Sarıkaya
Advert

Güz Mevsimi

21-11-2024 12:25 1199 kez okundu.

Tabiatta baharla başlayan uyanış, güz ile uykuya çekilmeye hazırlanır. Kış günleri bahara uyanış için uykuya dalar. Maalesef şimdilerde mevsimler de birbirine karıştı. Çok şeyin birbirine karışıp hercümerç olduğu gibi. Kısacası yaz ne zaman, güz ne zaman pek ayırılamaz oldu. İnsanoğlu çevreye verdiği zararlarla artık kendi ipini kendi çekecek gibi görünüyor.

Her neyse, ben güz mevsiminin güzelliklerine dönmek istiyorum. Televizyonlar, sosyal medya kullanıcıları rengârenk olmuş ağaçların, bitkilerin fotoğraflarını paylaşma yarışındalar. Birbirinden güzel manzaralar adeta insanı teşhir ediyor. Sarı ve kırmızının her tonu sökün ediyor bu mevsimde. Her bir yaprak kendine tayin edilmiş süreyi tamamlayıp verilen emre itaat ederek salına salına yukarıdan aşağıya hafice iniyor. Sessiz ve sakince yere düşüyor anlayacağınız.

Betonlaşan ev yığınları ile meşbu şehirlerimizde, özellikle bazı mahallelerinde güz mevsiminin bu ibretlik manzarasını göremezsiniz. Çünkü oralardaki ağaçlar katledilip yerine ucube evler dikilmiştir. Zevksiz ve ruhsuz evler dikilmiştir yan yana ve üst üstedir. Zaten bu kadar geniş dünyada neden insanlar yan yana değil de üst üste otururlar anlamış değilim. Anlayamadığım için de üst üste oturulan bir yerden ben de daire almak zorunda kaldım. Girişte oturuyorum. Hiç olmazsa yürüyen insanları görüyor ve beton da olsa yere basıyorum. Üst katlarda oturup boşluğu seyretmiyorum hiç olmazsa.

Şimdilerde bu ucubelere rezidans, hause, site, vadi, hatta Yunan mitoloji kahramanların adlarını vermekten de çekinmiyorlar. Anadolu insanının arifane isimlendirmeleriyle “apartuman” dedikleri aparmanlar bile bizim kelimemiz olmak üzereyken birden rezidans, haous ve home’ye ne diyecekler bilmiyorum.

Öğle namazımı kıldıktan sonra Bursa Nilüfer ilçesi İhsaniye Mahallesi’nde bulunan bir dişçiye gidiyordum diş tedavisi için. Ara sokaklardan gitmeyi kararlaştırdım. Bursa’ya ilk gelişim 1976 yılıdır. İhsaniye ve Fetiye mahallelerine de o tarihlerde gelmiştim. Merkezden buralara ulaşmak öyle bir çırpıda olmuyordu. Belli bir yere kadar vasıtayla gelir sonra da yürümek zorunda kalırdınız. Çünkü buralar ekilip biçilen ve üretim yapılan yerlerdi. Sonra sanayileşme, modernitenin acımasız yüzü buraları beton yığınına çevirdi. Pek çok şehirlerimizin beton yığını haline geldiği gibi.

Ama Bursa’nın yeşilliği ve doğallığı her ne kadar tahrip edilmiş olsa da geçmişten izler taşımaya devam ediyor. Yoluma ara sokaklardan devam ediyorum. Sitelerin içindeki ve yol kenarındaki ağaçlar yukarıda söylediğim manzarayı önüme seriyorlar. Rengârenk boyalarla süslenmiş gibi hepsi mevsimlik elbiselerini giymişler ve yola çıkan yolcuları andırıyordu. Atkestaneleri, selviler, dişbudak ağaçları, sarmaşıklar, asmalar birer birer son demlerini yaşar gibi üstlerindeki yükleri atıyorlardı. Çünkü artık mevsimlik ölüm döşeğine gireceklerdi. Nefes almaya ihtiyaçları yoktu. Bu nedenle de yapraklara su taşımayı durduran kökler vananın ağzını kapatmış, dalların içindeki suyu toprağa vermişlerdi. Kış soğuğunda donmamaları ve kurumamaları için.

Ayağımın altında hışırdayan yapraklar bana köyümde güz dönemlerinde yufka ekmek yapmak için tandırda yakılmak üzere gazel topladığımız günlerimi hatırlattı. (Yozgat ve yöresinde güzün ağaçlardan dökülen yaprakların kuru haline gazel denir. Şiir türlerinden “Gazel” ile bir bağlantısı var mı bilmiyorum.) Ayrıca renklerin her türden tonları arasında altmışından sonra havaya bakmayı bırakıp adeta gireceği mezarını ararcasına yürüyen, yükselişin sonunda düşüşe geçen ömrümü de hatırlattı. Güz döneminin manzarası beni her zaman tatlı bir hüzne boğar. Ölüm denilen gerçeğin kapısından girmeye başladığımı fısıldar kulaklarıma.

Mahzun bir şekilde yürüdüm bu hıyaban benzeri sokakta. “Yusuf! işte sen de bu yapraklar gibi artık ömrünü tamamlama çizgisindesin. Agâh ol. Ağzında dişler döküldü birer birer. Kümük bir çene ile (Ağzında dişleri kalmayan yaşlılara kümük denir Yozgat ve çevresinde) istediğin harfi bile istediğin mahreçten çıkaramıyorsun. Daha nereye kadar sürecek bu ömür yolculuğu.” Demekten kendimi alamadım.

Kısacası “Güz Mevsimi” hepimize bir şeyler fısıldar. Ancak bu kadar gürültü, dünya telaşı, seküler ortam içinde, nefsi emmareyi aşamayan halimizle bu nazik fısıltıları duyacak olgunlukta da değiliz. Ben bunları hissettim. Bilmem meramımı anlatabildim mi!?


 
 

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI Ahde Vefa Çeyizname Kadim Değerimiz Komşuluk  Kün Fe Yekûn (Ol! Der ve Oluverir) Yine Dil Konusu Hurdacılar / Eskiciler Yanlışa Yanlış Demeliyiz Ak Köprü (Â Köprü) Din ve Sanat Dilber Ana ve Şehit Babası (Çanakkale Şehidi) Elveda Ya Şehr-i Ramazan Ailem Benim TRT Çocuk Dizileri Değerlerimiz ve Ramazan İklimi Mahyaların ve Mânilerin Dili Bursa Irgandı Köprüsü Yuvamız Tehdit Altında Tarihe Tanıklık Eden Şehir Bursa Bizim Kuşak /10 Bizim Kuşak-9 Bizim Kuşak /8 Bizim Kuşak /7 Bizim Kuşak /6 Karavanda Tehlikeli Hayat Yaşanmış Acı ve İbretlik Olaylar Şehirlerimiz Elli Yılın Ardından Bizim Kuşak /5 Bizim Kuşak /4 Bizim Kuşak /3 Bizim Kuşak /2 Bizim Kuşak /1 Malumat İlim midir Musa’nın Asası Sumud Firkat Üzer Vuslat Sevindirir Çocuklar Ağlarsa Esmaü’l Hüsnâ Mevlid-i Nebi  Vatan Devlet ve Hükümet Gargat Sizi Kurtaramaz Alışkanlıklarımızın Esiri Olmayalım İnsan ve Nisyan Kaskatı Gazze Ashab-ı Uhdud Zifiri Karanlıktan Fecrin Aydınlığına Çıktığımız Gece: 15 Temmuz 2016 Cuma Silahları Yakmaya Götüren Süreç A.Ş.K. Vakfı Buluşması Kur’an Mealleri ve Bir Kaşık Suda Fırtına Koparmak Zıplama Sanat mıdır Katil İsrail’in İran’a Saldırısı ve Nefsi Müdafaa İsrail Güçten Anlar Kurban Olabilmek Haccın Şuuruna Ermek-3 Haccın Şuuruna Ermek /2 Haccın Şuuruna Ermek /1 Gazze'de Anneler Günü En Sağlam Kalemiz: Ailemiz TRT Dizileri Üzerine Mahmut ve Meryem Algı Metaforu ve Etkisi Tartışma Sanatı Her Geceyi Kadir Bil Kendini Yeniden Tanımanın Yolu: İtikâf Ramazanı Anlamak Ve Anlamlı Kılmak /3 Ramazan’ı Anlamak ve Anlamlı Kılmak /2 Ramazanı Anlamak ve Anlamlı Kılmak-1 Misyonerlik ve Amaçları /2 Misyonerlik ve Amaçları /1 Sıçandan (Fareden) Doğan Kendir Keser Saman Pazarında Mücevherat Satmak Gazze Kaybetti mi Kazandı mı? Ah Bizim İhmalkârlığımız Ah Çığlıklarımız ve Çiğliklerimiz Medeniyetimizin Beşiği Camilerimiz Üç Aylar Üzerine Kısa Bir Yorum Yeşil Türbe’de Yankılanan Ses Vakıf Medeniyeti Zor Zamanlarda Ensar Olabilmek Engelli misiniz? Engel(siz) misiniz? Dünyayı Çocuklar Yönetsin Yûsufî Bakış Ceketin Cebi Kapalı Olmak Sezai Karakoç veya Çağdaş Sufi Evlatlarıma Nasihatlerim /4 Evlatlarıma Nasihatlerim /3 Evlatlarıma Nasihatlerim-2 Evlatlarıma Nasihatlarım /1 Şehirleşen Köyler İmam Hatip Liseleri Siyonist İsrail’in Kelime Oyunları Oyuna Gelmeyelim Değerlerimize Saldırı Hz. Muhammet (sav) ve Şahsiyet İnşası Narin'ce Düşünceler Ah Filistin ah! Şairimden Mektubum Var Ayrıntılara Takılıp Öz'e Ulaşamamak Ömrümüz Hep Böyle mi Geçecek Yarım Asırlık Dostluk Vicdan mı Cüzdan mı? Sokak Hayvanları Veya Hayvanları İstismar Takiyye ve Merdivenaltı Üretim Üç Günlük Seyahatin Ardından Vefa Bir Semt Adı Mıdır? Yok Edici Tehlike Siyonist Zulmün Çığlıkları Fetih ve İşgal Sabah Namazında Üç Saftık! Bireyselleşme Adı Altında Tükenişe Giden Yol Güç Zehirlenmesi ve Siyonizm Afrika Menekşesi Din ve Dil Konusu Bayramların Hayatımızdaki Yeri Kadir Gecesi / Kader Gecesi Len Nerka: Asla Diz Çökmeyeceğiz Gazze: İnsanlığın İmtihanı Ramazan'ı Anlama ve Anlamlı Kılma Bursa Hanlar Bölgesi Filistin'de Soykırım ve Batı'nın Değerleri! İffetli Olmak ve İftiraya Uğramak Sivri Tepe ve Pamuk Miraç Mucizesinin Hediyesi Namaza Dair Hikmetler Bursa'da Zaman Bursa'da Küçük Bir Gezinti Mahmut Kanık ve Yaşar Kaplan Hayra Alamet Değil /2 Hayra Alamet Değil /1 İsrail Mitler ve Terör Gazze Direnişi Yüzümüz mü Var?! Seyahat Ya Resulallah! ABD ve Dünya Jandarmalığı veya Katil Devlet Sezai Karakoç ve Çağdaş Sufi Yahudilerin Kahrolası Azgınlıkları Gazzeli Annenin Feryadı Siyonist Hahamlardan Fetva Alma Hırsızlığı Demir Kubben Başına Çöksün Siyonist İsrail Kalbi Mühürlü Olanlar Niçin İsrail Devleti de Yahudi Devleti Değil? Çocuk ve Ölüm Gözyaşı Aşkla Yapılacak Görevler A.Ş.K Vakfı Bursa'da Çocuk Olmak Ey Resul! Bu Çağın Adı Ne Olsun? Güzel Ahlak ve Nefs Atışması 1988 Yılı Nobel Edebiyat Ödülü İnsanın Dört Mevsimi Gençlik ve Bazı Sorunları Muallim Naci Nefs ve Akıl Atışması Merhamet Elçisine Arzımdır  Ali Ulvi Kurucu Emin Acar İle Kısa Bir Görüşme Nefs ve Vicdan Atışması Hayat ve Memat Anadolu'da Geleneksel Düğünlerimiz Hicret Bir Dirilişin Adıdır İradeyi İpoteğe Vermek Allah'a Sevimsiz Gelen Helal Şehzade Ahmet Efendi İle Kısa Bir Görüşme Çocuklarımızın İyiliği İçin Onlarla Kötü Olmayalım Kurban Olsun Diye... Eğitim Hayatımdan İbretlik Bir Anı Dilin Gücü ve Afetleri Terk Edilmişliğin Acı Sonu Helena'nın Havva Oluşu Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /3 Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /2 Tedbirden Sonra Tevekkül Bilinmeyen Üniversite - Salih Dane Hoca Efendi ve İstinye/ Mahmutçavuş Camii Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /1 Dilber Ana ve Elmas Kadın Özdeyişler Yazmak Sorumluluk İster