“Gönülden Dile Dilden Yüceye”
Merhaba değerli okuyucularım, size bu yazımda emekli bir öğretmenin kaleme aldığı bir kitaptan bahsedeceğim. Yazımın başlığı bu dostumuzun kitabına verdiği isimdir. Truva Edebiyat Dergisi yazarlarından şair kardeşim Pir-i Fani mahlası ile Mehmet Şahan dostumuz bu yazarımız.
Telefonla beni ardı Pîr-i Fanî dostum. “Hocam bu esere uygun görürseniz sizin önsöz yazmanızı istiyorum. “ dedi. Tabi bu benim için çok değerli bir istekti. Beni buna layık görmüş ve böyle bir istekte bulunuyordu. Geri çeviremezdim. Kabul ettim ve aşağıdaki önsözü kaleme aldım. Mehmet Şahan Hocam ile henüz yüz yüze görüşmek nasip olmadı. İnşallah ileride olur. Ortak yönlerimizden birisi de Truva Edebiyat Dergisi yazarları olmamızdır. Kendilerine bu vesile ile teşekkür ederim.
Allah’ın doksan dokuz ism-i şerifini (Esmâu’l Hüsnâ) sade, akıcı bir dil ve içten gelen iman aşkı ile yazdığı bu esere âcizane ben de bir önsöz yazmaya çalıştım. Peygamberimizin şairlerinden Hasan b. Sabit’in dediği gibi “Ben bu kaside ile Muhammed’i övmedim, fakat benim kasidem Muhammed ile övüldü.” Benim de bu yazımla kitaba konu olan doksan dokuz ism-i şerif ile önsöz değer kazandı. Şimdi Esmaü’l Hüsnaaşkına, “Global SUMUD Flosu’unun” başarıya ulaşması niyazıyla bu yazımı sizlerle paylaşıyorum.
ÖNSÖZ
“Lehü’l Esmâü’l Hüsnâ” “En güzel isimler O’nundur.” (HaşrSûresi, 59/24) Buyurmaktadır Rabbimiz. İsim, müsemmaya tabidir. İsim verilen yüce bir varlıksa, onun ismi de yüceler yücesi olur. Bizi yaratan, rızık veren, evreni bize hizmete sunan Allah’ın isimlerini derûnî anlamlarını bilmekle O’nasamimi kulluk şuuruna erilir. Tanımak ancak tanımak istediğimizin özelliklerini bilmekle olur.
Böylece tanıdığına muhabbetle yaklaşır, tanıyarak bildiğinin hoşnut olmayacağı işlerden sakınır ve adımlarını ona göre atarsın. Tıpkıtanıdığımıza daha fazla güven duyduğumuz, tıpkı tanıdığımıza daha fazla bağlandığımız gibi. Bu bakımdan Allah’ın doksan dokuz ismini bilmek çok önem arz eder. Bu husus âyet ve hadislerde vurgulanarak anlatılır.
Pek çok Kur’an yorumcuları (müfessirin), hadis yorumcuları (muhaddisin), şair, hattat, musiki üstatları Allah’ın isimlerinikendi alanlarında ilmek ilmek işlemiş ve külliyatlar oluşturmuştur. İmam Gazzali, Kuşeyri, İzmirli Bıçakçızade İsmail Hakkı Bey gibi pek çok âlim ve şairler müstakil eserler yazmışlardır. Kimisi güzel hat sanatı ile kimisi nesir olarak kimisi de şiir şeklinde eserler meydana getirmişlerdir. Amaçları ise Müminlere inandıkları ve kulluk gösterdikleri Allah’ı isim ve sıfatları ile yakından tanıtmak, kulluklarını bilinçli yapmalarını sağlamaktır.
İşte bu güzel çalışmalar böylece her asır ve çağda devam etmiştir. Günümüzde de devam etmektedir. Artık güzel sesli çocuklarımız bile bunu tatlı sesleriyle televizyon ve radyolarda ve çeşitli iletişim araçlarında dillendirmektedirler. Bu güzel faaliyet kervanına bir dost daha katıldı. Pir-i Fânîmahlasını kullanarak güzel bir şiir dizeleriyle çıktı karşımıza. Eğitimci birisidir bu dostumuz. Değerli Mehmet Şahan kardeşimiz bu sefer bize Tekirdağ /Topaklı’dan Gönülden Dile Dilden Yüceye“Esmâ-ül Hüsnâ” diyerek seslendi. Allah Lafza-i Celili için Taç Beytinde Şair şöyle seslenir “Gönülden Dile, Dilden Yüceye” isimli eserinde:
Pîr-i Fanî der ki; evvelim sensin,
Dönüşüm sanadır, ahirim sensin!
Ruhumda batınım zahirim sensin,
Ol yüce ekbersin Cenâb-ı Allah!
Bu güzel ve samimi çalışması nedeniyle Mehmet Şahan kardeşimi tebrik ederim. Okuyanı ve istifade edeni bol olsun. Önsözü benden arzu etmesi nedeniyle kendilerine teşekkür ederim. Kusurlarımız nedeniyle şimdiden helallik diler, Pî-i Fânî’nin daha nice hizmetlere vesile olmasını Rabbimden niyaz ederim.”
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz



