Advert
https://www.truvaedebiyatdergisi.com/files/uploads/user/e2ccf95a7f2e1878fcafc8376649b6e8-a87a3aa73a206c2f80de.jpg
Yusuf Sarıkaya
Advert

Karavanda Tehlikeli Hayat

22-12-2025 00:48 979 kez okundu.

Arkadaşı, “Sen çok çalışkansın, çok okuyan birisisin. Yeğenim liseye başlayacak, ama hiçbir ideolojisi, fikri bir eğilimi yok. Eniştem çok zengindir. Yeğenim sadece para harcamaya hevesli bir yeni yetişen bir genç.” diyerek söze başladı ve arkadaşına yeğenine iki-üç ay özel öğretmenlik yapması teklifinde bulundu. Bunu üzerine arkadaşı, hem bir deneyim kazanmayı hem de ihtiyaçlarını karşılamayı ve bir gence faydalı olacağını düşünerek teklifi kabul etti.

Yüksek İslam Enstitüsü’nü fabrikada çalışarak, işportacılık yaparak okudu. Fakir bir aileye mensuptu, babasını ilkokulda kaybetmişti. Ama çalışkandı, gayretliydi, okumaya hevesliydi. Gece çalışıp gündüz okumasına rağmen sınıfının önde gelen öğrencisiydi. Bu teklif ona hem tecrübe kazandıracak ve öğretmenliğe ilk adımını böylece atacak hem de kendi düğününü kendisi yapmak zorunda olduğu için maddi imkâna kavuşacaktı.

Günlük Kur’an dersleri, Peygamberimizin örnek hayatı, basit okumalar vb. dersler başladı. Her gün sabah dokuzda derse başlayıp namaz vakitlerinde camide namaz kılarak peşinden ya Kocaeli’nin henüz kirlenmemiş tertemiz körfezinde denize açılıyor ya da ormanlık bölgelerde yürüyüş ve spor yaparak programlarına devam ediyorlardı. Çok uyumlu bir çocuk olan yeğene amca çocukları da zaman zaman katılarak halkayı genişletiyorlardu. Onlar da derslerden ve sosyal faaliyetlerden faydalanıyorlardı.

Bahse konu olan zaman 1980’li yıllardı. Terör tavan yapmıştı, sağ-sol çatışmaları her an herkese bulaşabilecek bir tehlike halindeydi. Derin devlet dökülen kan için ciddi önlemler almıyordu. Muhtıralar, hükümete ayar vermeler sürekli oluyordu. Asker siyasete müdahil oluyor, terörle mücadele yerine askeri müdahaleyi haklı çıkarmak için bir yıl sabrettiklerini beyan edecek kadar ileri gidiyorlardı. Yani bu “Daha fazla kan dökülmesini bekledik.” demekti zımnen.

Teklifi yapan kişi çok şuurlu biriydi. Bu nedenle arkadaşından yeğeninin bu ortamda kaybolmasını istemiyordu. Fikri olmayanı adam yerine koymazdı. Bu nedenle “Arkadaşım, yeğenimi düşünen, fikri olan biri haline getir de ne yaparsan yap!” demişti. 
”Çünkü ülkemiz için milli ve manevi değerlerine sahip çıkan nesiller yetiştirmek çok çok önemlidir.” diyerek yeğenini eyyamcı olmaktan korumak istiyordu. Hakikaten 12 Eylül İhtilali’nden sonra yetiştirilen gençlik için “sev genç” kavramı icat edildi. Gününü kurtarmayı en büyük ideal yapan nesil türetildi. En azından bir kısım gençlik bu hale döndü.

Arkadaşına bir karavan ayarladı. Sağ-sol çatışmaları nedeniyle günlük 15-20 civarında vatan evladının görüş farklılığından birbirini öldürdüğü günlerde karavanda kalmak tehlikeli idi. Bu nedenle, karavanı yüksekçe bir duvarın kuytusuna yerleştirdi. O günlerde sol cepheden bir sendikacı, sağ cenahtan bir gazeteci öldürülmüştü. Provokatörlerin ve derin devletin ihtilale katkı sağlaması ve halkı; “Gelsin artık asker, bu iş bitsin!” bezginliğine erişmeleri için şehirlerde ayaklanmalar çıkarılıyor, Çorum ve Kahramanmaraş gibi şehirlerde çok acı olaylar oluyordu. Belirtilen olaylar nedeniyle karavanda kalmak çok tehlikeliydi. Çok kullanışlı ve ihtiyaca cevap veren karavanda kalan öğretmen, terörün ayyuka çıktığı zaman diliminde korumasız bir yerde kalmanın zorluklarını iliklerine kadar hissetti.

Geceleri karavanın kuytusuna sığındığı ve kale görevi gören duvarın üzerinden kurşun sesleri gecenin karanlığında gökyüzünü yırtıyordu. Kovanların bir kısmı karavanın üzerine düşüyordu. Böyle korkulu ve can telaşına düşülen zaman diliminde askerî muhtıralar veriliyordu. İhtilale gidecek yolun kilometre taşları döşeniyordu. Artık kimsenin bu tehlikeli hayatı kaldıracak gücü kalmamış “Gelsin artık asker!” diyecek kıvama gelinmişti. Devamında 12 Eylül 1980 gece yarısı son düdük sesi... Plan gerçekleşti. Ve adalet için (!) bir sağdan bir soldan idamlar başladı. Yaşı uygun değilse iki dakikada büyütüldü yaşı sanığın. Öylece kitabına uydurularak idamlar gerçekleşti.

Bu anlatılanlardan ortaya çıkan sonuç: “Ol mahiler ki, derya içindedir deryayı bilmezler.” misali, kıymeti bilinmeyen nimetler nikmete ( derde ve belaya) döner. Agâh olmak gerek velhasıl…
 
***

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI Ahde Vefa Çeyizname Kadim Değerimiz Komşuluk  Kün Fe Yekûn (Ol! Der ve Oluverir) Yine Dil Konusu Hurdacılar / Eskiciler Yanlışa Yanlış Demeliyiz Ak Köprü (Â Köprü) Din ve Sanat Dilber Ana ve Şehit Babası (Çanakkale Şehidi) Elveda Ya Şehr-i Ramazan Ailem Benim TRT Çocuk Dizileri Değerlerimiz ve Ramazan İklimi Mahyaların ve Mânilerin Dili Bursa Irgandı Köprüsü Yuvamız Tehdit Altında Tarihe Tanıklık Eden Şehir Bursa Bizim Kuşak /10 Bizim Kuşak-9 Bizim Kuşak /8 Bizim Kuşak /7 Bizim Kuşak /6 Yaşanmış Acı ve İbretlik Olaylar Şehirlerimiz Elli Yılın Ardından Bizim Kuşak /5 Bizim Kuşak /4 Bizim Kuşak /3 Bizim Kuşak /2 Bizim Kuşak /1 Malumat İlim midir Musa’nın Asası Sumud Firkat Üzer Vuslat Sevindirir Çocuklar Ağlarsa Esmaü’l Hüsnâ Mevlid-i Nebi  Vatan Devlet ve Hükümet Gargat Sizi Kurtaramaz Alışkanlıklarımızın Esiri Olmayalım İnsan ve Nisyan Kaskatı Gazze Ashab-ı Uhdud Zifiri Karanlıktan Fecrin Aydınlığına Çıktığımız Gece: 15 Temmuz 2016 Cuma Silahları Yakmaya Götüren Süreç A.Ş.K. Vakfı Buluşması Kur’an Mealleri ve Bir Kaşık Suda Fırtına Koparmak Zıplama Sanat mıdır Katil İsrail’in İran’a Saldırısı ve Nefsi Müdafaa İsrail Güçten Anlar Kurban Olabilmek Haccın Şuuruna Ermek-3 Haccın Şuuruna Ermek /2 Haccın Şuuruna Ermek /1 Gazze'de Anneler Günü En Sağlam Kalemiz: Ailemiz TRT Dizileri Üzerine Mahmut ve Meryem Algı Metaforu ve Etkisi Tartışma Sanatı Her Geceyi Kadir Bil Kendini Yeniden Tanımanın Yolu: İtikâf Ramazanı Anlamak Ve Anlamlı Kılmak /3 Ramazan’ı Anlamak ve Anlamlı Kılmak /2 Ramazanı Anlamak ve Anlamlı Kılmak-1 Misyonerlik ve Amaçları /2 Misyonerlik ve Amaçları /1 Sıçandan (Fareden) Doğan Kendir Keser Saman Pazarında Mücevherat Satmak Gazze Kaybetti mi Kazandı mı? Ah Bizim İhmalkârlığımız Ah Çığlıklarımız ve Çiğliklerimiz Medeniyetimizin Beşiği Camilerimiz Üç Aylar Üzerine Kısa Bir Yorum Yeşil Türbe’de Yankılanan Ses Vakıf Medeniyeti Zor Zamanlarda Ensar Olabilmek Engelli misiniz? Engel(siz) misiniz? Dünyayı Çocuklar Yönetsin Yûsufî Bakış Ceketin Cebi Kapalı Olmak Güz Mevsimi Sezai Karakoç veya Çağdaş Sufi Evlatlarıma Nasihatlerim /4 Evlatlarıma Nasihatlerim /3 Evlatlarıma Nasihatlerim-2 Evlatlarıma Nasihatlarım /1 Şehirleşen Köyler İmam Hatip Liseleri Siyonist İsrail’in Kelime Oyunları Oyuna Gelmeyelim Değerlerimize Saldırı Hz. Muhammet (sav) ve Şahsiyet İnşası Narin'ce Düşünceler Ah Filistin ah! Şairimden Mektubum Var Ayrıntılara Takılıp Öz'e Ulaşamamak Ömrümüz Hep Böyle mi Geçecek Yarım Asırlık Dostluk Vicdan mı Cüzdan mı? Sokak Hayvanları Veya Hayvanları İstismar Takiyye ve Merdivenaltı Üretim Üç Günlük Seyahatin Ardından Vefa Bir Semt Adı Mıdır? Yok Edici Tehlike Siyonist Zulmün Çığlıkları Fetih ve İşgal Sabah Namazında Üç Saftık! Bireyselleşme Adı Altında Tükenişe Giden Yol Güç Zehirlenmesi ve Siyonizm Afrika Menekşesi Din ve Dil Konusu Bayramların Hayatımızdaki Yeri Kadir Gecesi / Kader Gecesi Len Nerka: Asla Diz Çökmeyeceğiz Gazze: İnsanlığın İmtihanı Ramazan'ı Anlama ve Anlamlı Kılma Bursa Hanlar Bölgesi Filistin'de Soykırım ve Batı'nın Değerleri! İffetli Olmak ve İftiraya Uğramak Sivri Tepe ve Pamuk Miraç Mucizesinin Hediyesi Namaza Dair Hikmetler Bursa'da Zaman Bursa'da Küçük Bir Gezinti Mahmut Kanık ve Yaşar Kaplan Hayra Alamet Değil /2 Hayra Alamet Değil /1 İsrail Mitler ve Terör Gazze Direnişi Yüzümüz mü Var?! Seyahat Ya Resulallah! ABD ve Dünya Jandarmalığı veya Katil Devlet Sezai Karakoç ve Çağdaş Sufi Yahudilerin Kahrolası Azgınlıkları Gazzeli Annenin Feryadı Siyonist Hahamlardan Fetva Alma Hırsızlığı Demir Kubben Başına Çöksün Siyonist İsrail Kalbi Mühürlü Olanlar Niçin İsrail Devleti de Yahudi Devleti Değil? Çocuk ve Ölüm Gözyaşı Aşkla Yapılacak Görevler A.Ş.K Vakfı Bursa'da Çocuk Olmak Ey Resul! Bu Çağın Adı Ne Olsun? Güzel Ahlak ve Nefs Atışması 1988 Yılı Nobel Edebiyat Ödülü İnsanın Dört Mevsimi Gençlik ve Bazı Sorunları Muallim Naci Nefs ve Akıl Atışması Merhamet Elçisine Arzımdır  Ali Ulvi Kurucu Emin Acar İle Kısa Bir Görüşme Nefs ve Vicdan Atışması Hayat ve Memat Anadolu'da Geleneksel Düğünlerimiz Hicret Bir Dirilişin Adıdır İradeyi İpoteğe Vermek Allah'a Sevimsiz Gelen Helal Şehzade Ahmet Efendi İle Kısa Bir Görüşme Çocuklarımızın İyiliği İçin Onlarla Kötü Olmayalım Kurban Olsun Diye... Eğitim Hayatımdan İbretlik Bir Anı Dilin Gücü ve Afetleri Terk Edilmişliğin Acı Sonu Helena'nın Havva Oluşu Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /3 Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /2 Tedbirden Sonra Tevekkül Bilinmeyen Üniversite - Salih Dane Hoca Efendi ve İstinye/ Mahmutçavuş Camii Dostlarım Olan Kitaplarımla Hikâyelerim /1 Dilber Ana ve Elmas Kadın Özdeyişler Yazmak Sorumluluk İster