YOKLAYIP GEÇTİM
Perdeler çekili, kapılar örtük.
Karşı yolda biraz bekleyip geçtim.
Balkonda oturan kimse yok artık.
Dolan gözlerimi saklayıp geçtim.
Kapılar kapalı, ışıklar sönmüş.
Yaralar kapanmış, acılar dinmiş.
Her tarafa efkâr dumanı sinmiş.
İçerden içerden koklayıp geçtim.
İçim bir hoş oldu, nefesim durdu,
Boğazıma koca bir taş oturdu,
Geçmişten gelen bir esinti vurdu,
Gönlüme hasreti yükleyip geçtim.
Dedim alnıma bir yazma bağlasam.
Otursam içimi döküp ağlasam.
Bahar seli gibi taşıp çağlasam.
Sinemi acıyla oklayıp geçtim.
Anadan, atadan düşünce ayrı,
Kalan ömrümüzün kalmadı hayrı.
Hastalık, dert, keder baş tuttu gayrı,
Siyah saçlarımı aklayıp geçtim.
Geçici dünyanın malı ve mülkü,
Kafalar içinde gezer yüz tilki.
"Yarın var mı?" desem, derler ki "Belki."
Binbir düşünceyi tekleyip geçtim.
Toprak oldu nice şahlar, sultanlar.
Viraneye döndü saraylar, hanlar.
Gözümde canlandı eski zamanlar,
Hüznümü uç uca ekleyip geçtim.
Son bir defa bakıp dedim elveda.
Haydi git yoluna dedi bir nida.
Nûrfânî'm gidenler dönmez ne fayda.
Mâzinin camına tıklayıp geçtim.
***




























































