USANDIM
Ben ne fırtınalar ne tozlar gördüm
Usandım sahradan çölden usandım
Mevsimini şaşmış ne yazlar gördüm
Usandım goncadan gülden usandım
Yüzüme gülüp de sırtımdan vuran
Kahırlar yükleyip ruhumu yoran
Yobazlığa vurup kalbimi kıran
Usandım canandan candan usandım
Bilmem ferhat gibi dağ mı deleyim
Bir kuru canım var kaç kez öleyim
Gidişi vedaymış nerden bileyim
Usandım bu hâlden yoldan usandım
Susturdu gönlümün coşan sesini
Çekti aramıza sır perdesini
Ölmeden yaşattı kara yasını
Usandım kelamdan dilden usandım
Tomurcuk vermeden kurudu dallar
Ayrılığa çıktı tutulan fallar
Hüsranı sarıyor açılan kollar
Usandım yağmurdan selden usandım
Hiç kimse kimsenin derdini bilmez
İyi gün dostları kapımı çalmaz
Boşa koysam dolmaz dolusu almaz
Usandım hâl bilmez kuldan usandım



























































