UNUTTUM KUYUSUNDA BİR KALEM
Güzel şiirler yazmak marifet belki,
Ağdalı sözlerle dolu,
Nice sessiz dilin, yürek sesi olmak da makbul.
Evet makbul, lâkin
Alsınlar elimden bu hüneri,
Yeter ki sen gitme.
Söz veremem, kalemi bir daha elime almayacağıma,
Bir daha bir şiire imza atmayacağıma,
Senden başka bir ad,
Senden başka bir şiir dışında.
Velhasıl yine de kalem hüküm yerse;
Bir bedeli mutluluk mutlaklığında,
Boyun bükmeler de var, işin ucunda.
Her mutluluğun bedeli olur ya...
Ya ödenmiş ya ödenecek.
Ben ne çok bedeller ödedim oysa.
Öde öde bitmedi gece ayazlarında.
Niceleri dimdik kaldı, ben dımdızlak kaldım.
Hep sevmekten azizim.
Hep güzel sevmekten.
Hesapsız, kitapsız gönül ikramlarından.
Şimdi ödediğim acıların kefareti,
Bana mutluluk adına göz kırpsa ya.
Gönül zekâtı niyetine
Elin ellerimde iken.
Vuslat şimdi değil bedeli ağır dese de hayat,
Bir kader mahkûmu gibi boyun büker,
Amenna der, razı olurum tüm hükme.
Bu ötenazi emri olsa da nice duygularıma,
Unuturum, sevmeye dair ezberlerimi.
Boğarım, o dipsiz kuyuda tüm şiirsel hünerlerimi.
Atarım, unuttum kuyusuna kalemimi bile.
Diyetim bu olsa da andolsun ki
Unuturum da unuttururum da kalemime şiirler yazmayı.
Yeter ki bıraksınlar seni, bana;
Beni, sana.
Yeter ki gitme.
Yeter ki beraat çıksın bu aşka,
Sevgidar.
***



























































