ŞİİR
Giriş Tarihi : 31-01-2026 18:56   Güncelleme : 31-01-2026 19:27

Tenime Yağmur Düşer / Ece Demirkıran

Ece Demirkıran -TENİME YAĞMUR DÜŞER

Tenime Yağmur Düşer / Ece Demirkıran

TENİME YAĞMUR DÜŞER

Bölünmüş uykuların sebebinde sen varsın,
Söner tüm aydınlıklar, dört yanımda karanlık.
Beden narda yanarken sen içimde kanarsın;
Beklediğin son bu mu? Cehennemden bir anlık
Verdiğin ıstırabı, vicdanında yaşarsın.

Fırkatın pençesine düşer, sen de anlarsın.
Alnıma, çizgilerden kader sınırı çizer,
Gözden, gönüle akan yorgun hayaller kalır.
Esen yel okşadıkça tenimi, yağmur süzer,
Hülyaya takılan gam, hasret yükünü alır.

Seni rüyalarımdan atsam hayalin gezer,
Çiseler usul usul vurur gönlümü ezer.
Zindan taşları kaygan, erimiş zemin sanki!
Onca geçen yılları, yorgun duvarlar saklar.
Şahittir acılara "Geçmiş zaman olur ki”
Çığlığı kulağımda, ağlar şimdi sokaklar.

Yosunlaşmış anılar, bil ki duvarda durur,
Merhametsiz anlar da bahtım karaya vurur.
Seherin ışıkları düşerken zirvelere,
Bir sevgili uyanış, o nazlı duruş çöker.
Yeniden hayat başlar ruhun düştüğü yere,
Dilden dile dolaşır, asırlar alır gider.

Tende yoğrulan ömür; akıp göçer makbere,
Ardından bir hikâye, miras kalır bizlere.
Bu kutlu yolculukta ne destanlar yazılmış,
Pare pare gönüller, kim bilir nerede şimdi?
Belki uzak zamanda, tabletlere kazılmış;
Kimi Leyla Mecnun, kimi Ferhat Şirin’di
Ardından Kerem Aslı, seven Mem ile Zin’di.

Bedenler toprak olur, sevda ölümsüz imiş;
Aşkın dilinde özlem, bir kayıp cennet imiş.
Sonsuzluk sarmalında, geçip giderken zaman,
Hangi ana hükmettik bu yokluk diyarında?
Gönlümüzde fırtına esiverir pek yaman,
Yeşerir tüm acılar beklenmeyen bir anda.
Katline ferman çıkar ‘Ulu Han’ otağında;
Kapanıp yastığına, başında al al duman,
Yükselir göklere dek gönül sevdaya harman.

***


Editör: Nurdan Günay

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi