SON BAKIŞ
Gece, uzun yol hikâyelerine rol biçiyor.
Kaçıncı boyut bu, hangi zaman?
İlkelliğe bürünmüş, paslı metâl bir muamma.
Aklım çalınmış, hükmü elindem alınmış,
İrade dışı bir ortam.
Secerem kayıp.
Suyu yosun tutmuş bir göl kenarı.
Islık seslerine karışan siren sesleri.
Yüzü kanlı, robotvari bedenler.
Ne kadar da durağan her şey.
Kızıl ötesinde ötelenen düşlerde,
Duygu kaybının farkındasızlığı.
Birbirinden kopuk yaşayan insan çokluğu.
Esir alınmış insan görüntülerinde,
Yüzlerdeki yara izleri.
Siyah gecenin rengini alıp
Koynuma koyduğum Gulyabani,
Yalnızlığa evrilen gece baskınında,
Rüya âleminden kantere uyanma seansında,
Gerçeğin acı yüzü doğuyor şafakta.
İt dalaşı vahşiliğinden kaçarak uzaklaşan,
Kanlı gözlerin uyanış sahnesinde,
Rutin gün baslangıcında,
Yüze vurulan suyun serde bıraktığı
ferahlama hissi.
Her an oynanan hayat ruletinde,
Tek kurşuna denk gelme ürküsü.
Sofistike bir yaşamın izdüşümünde
Hayatı basite alma çabası.
Son gülümsemedeki güzelliği gölgeleyen
Göz kapağının gizeminde,
Örtülen yaşam hikâyesi,
Son haykırış, son bakıştaki sitem.
Oysa yine gelecek yaprak dökümü.
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz



























































