SENİ SEVMEK ZOR BE İSTANBUL
Seni sevmek zor be İstanbul.
Hele ki yağmurların var ya
Daha da zor.
Öyle bir anlattılar ki seni,
Sanki bir denizsin.
Hatta bir kadınsın da.
Şiir üstüne şiir yazılıyor sana.
Bir soğuk,
Bir sıcak
Dolaşıyorum,
Bir parça avare;
Sahil yolu dalgaları
Beton gibi yüzüme vururken;
Yalı çapkını dalgasında
Pencereden bakan kıza.
Bir vapur geçiyor,
Tam isimli.
Sanki iki kez aşık olmuşçasına.
Bir sana
Bir de üstündeki denize.
Yalıdan bir el uzanırken,
Köpüren dalgalara,
Seni sevmek zor be İstanbul.
Öyle bir şeysin ki
İçlendirerek yaşatıyorsun insanı.
Karabatak gibi bir görünüp
Bir kayboluyorsun.
Kaygan balık gibisin
Durmaya, dinlenmeye gelmez seninle.
Hem şifa,
Hem dert olurken
Seslendik sana.
Ama sen tuval üstündeki gibi de değilsin.
Kokunla da çekiyorsun.
Bin şehirde olmayan bir şey var sende,
Saklı, gizli bakışları teslim alan,
Bir baştan bir başa.
Seni sevmek zor be İstanbul.
Hele yağmur yağarken
Suskunluk anlatamaz seni.
Daha çok bir sen var sanki,
Gözlerinden başka
Gizem kokan,
Yosun kokan,
Canından başka bir şey.
Anlatılmamış.
Nakışlı.
Nakışsız.
Seni sevmek zor be İstanbul.
***












































