DENEME
Giriş Tarihi : 24-12-2025 01:31   Güncelleme : 24-12-2025 03:22

Ömür Tezgâhı / Sabahat Sarıca

Yazan: Sabahat Sarıca -ÖMÜR TEZGÂHI

Ömür Tezgâhı / Sabahat Sarıca

ÖMÜR TEZGÂHI

Tezgâhın başına geçtiğimde etrafımdaki her şey sessizleşirdi sanki. Penceremden sızan güneş ışığı iplerin üzerine yansıdığında kalbimden bir pencere açılır gibi renklerin duyguları yansırdı; kırmızı sabrı, mavi bekleyişi, yeşil umudu taşırdı. İplerin hayal dünyamda bıraktığı izlere dokunuyordum sanki.

Annemden bana kalan bu tezgâh onu hatırlatır hep, işinin başına oturunca kimseyle konuşmaz sadece kalbiyle konuşur gibi, “İp koparsa sakın üzülme, yine bağlanır; ama o düğüm orada kalır.” derdi.

Güneş ışığında dans eden renkleri izlemeyi, onlara dokunmayı çok seviyorum. Sarı çocukluğumun baharını, mor içimi acıtan vedaları… Ne olursa olsun hiçbir rengi birbirinden ayırmadan, ömür tezgahımda nakış nakış işlemek bana ayrı bir zevk veriyordu. Bazı renkler inatçı gelirdi, yanına hangi rengi koysam uyuşmaz; bazısı ise uysal uyumlu sakin bir renk, tıpkı “hayat” gibi. Her şey karışır gibi oluyor, beklemediğin bir anda da bir uyum bir ahenk her şeyi unutturuyor.

Dokundukça iyileştiğimi hissediyorum aslında, çoğu zaman bazı ipler biraz gözyaşı olsa da ilmekler bir dua olurdu içimde. Tezgahın “tak tak” sesi kalbimin ritmine karışırdı. En güzeli de işi bitirip dokunan kumaşa baktığımda insan hayatı değiştiremez; ama sabırla yaşamayı öğrenir, yaşadığı her şey bu tezgâhtaki kumaş gibi anlamlı bir desene dönüşür.

***


Editör: Nevin Bahtışen

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi