ÖĞÜT
bu derde düşmeden önce bilmezdim
vedasız gidişlerin teessürünü
bir de dönüşsüz vedaları
çünkü vedada ‘’bir daha görüşmek üzere’’ içeriği
küçük bir umut olarak daima saklıdır
ne var ki giden gitmiştir
bakiyesi artık hatıralardır
sana düşen
yaşanmışlıkları tavan arasında tozlandırma değil
naftalin kokulu da olsa
elinin altında her dem taze tutmak
yoksa ‘’hebaya gitti duygusu’’ gittikçe ağırlaşır
uzun erimde taşınmaz yüke dönüşür
zaten yaşanmışlık olan her şeyin tortusu
ziyan değildir
hatıralar saygındır, muhteremdir
ve de sana aittir
unutma ki
seni müzeyyen kılan hikâyendir
sevgiyi muhasebeleştir
ilişki neticede bir mizandır
çarp
çıkar
topla
böl
türevin türevini al
bütün işlemlerin özeti
elde kalan hüzündür
genel toplam yekünü yine hüzündür
özelde şiir genelde edebiyat
bu hüznün pınarından beslenir
insan bu neticede hercai davranışları ile kaimdir
herdem hazırlıklı olacaksın
üstadî bir bilgelikle yutkunmayı öğreneceksin
yaşamın ayrılıklarını yüreğinde yumuşatıp
yenilgileri öğretiye dönüştür
yaşamın diyalektiği
kaldığın yerden yeniden başlamak
düştüğün yerden kalkmak
yeni sevdalara soyunmak
gecenin ayazı erkenci kardelenleri dondursa da
ölenin bağrında yeni hayatlar barınır
kış güneşinin rağmına kasımpatılar umudu ısıtır
zemheride yeni bahar sancısı her daim saklıdır
yeter ki sen şiirlerini söylemeye devam et
inadına şarkı söyle
dans et




























































