ÖYKÜ
Giriş Tarihi : 14-12-2025 16:06   Güncelleme : 14-12-2025 19:51

O Benim İşte / Yadigar Uyar Özyapan

Yazan: Yadigar Uyar Özyapan -O BENİM İŞTE

O Benim İşte / Yadigar Uyar Özyapan

O BENİM İŞTE

Uzun zamandır bakmadığım fotoğrafı görünce,“Merhaba.” dedim usulca. Fotoğrafta; bahçede ablam ve arkadaşlarının arasında, saçları lüle lüle olan, kareli bahçıvan eteği ile oturan, asık yüzlü bir kız çocuğu vardı. Bu kız çocuğunu kendime benzeterek, fotoğrafı albümden gizlice alıp saklamıştım. Çünkü, benim çocukluğuma ait tek bir fotoğrafım bile yoktu.

Seneler sonra, ahşap sandığımı açmamış ve masal kitabımı aralamamış olsaydım, fotoğrafı buraya sakladığımı bile hatırlamayacaktım. Yine teşekkür ettim; sebep olan yıldızlara, geceye ve kahveye.

Bir gün; arkadaşlarımla Nerminlerin evinde oyunlarımızı oynamış, pastalarımızı yemiştik. Nermin daha sonra kucağında kocaman bir albümle geldi. Kapağında çok güzel bakır renginde kabartma manzara resmi vardı. Bizde albüm var mıydı bilmiyorum fakat halam küçük, kapağı gül deseniyle kaplı bir kutuyu; “Bu bizim hazine kutumuz…” diye arada çıkarırdı.

Bazıları sararmış olan aile resimlerine hepimiz merak ve hayranlıkla bakardık. Şimdi düşünüyorum da gerçekten hazineymiş o eski resimler. Nermin resimleri göstermeye devam ediyordu; “Bakın, bu benim bebekliğim! Bakın, bu denizde yüzme öğrenirken halim!” diye resimleri anılarıyla tek tek anlatırken çok özenmiştim. Heyecanlanmıştım, hemen ertesi gün arkadaşlarımı bize çağırdım, amacım sakladığım resmi göstermekti tabi.

Sabahı zor etmiştim, yine elimde o malum iple. Nermin, Funda, Oya neşeyle içeri girdiler. Biraz oturduk, oyunlar oynadık, halamın yaptığı nefis kekleri yedik. Fakat, benim aklım hep göstereceğim resimdeydi. Hemen sonra hazine kutumuzu koşarak alıp geldim. “Bu da bizim hazine kutumuz.” dedim, çocuksu bir gurur ve heyecanla. Özellikle resmi de en üste koymuştum. Hepsi birden; “A! Bu sen misin?” “Evet; bu ablam, Bunlar da ablamın arkadaşları, şu da ben.” dedim.

Nermin; “Ne güzelmiş saçların, lüle lüle; yine uzatsana! Keşke benim saçlarım da senin gibi kıvırcık olsaydı.” diye devam edince sevincim ikiye katlanmıştı. Saçlarımı severdim, şimdi daha çok sevmiştim. Resimdeki lüle saçlının, ben olduğuna inanmışlardı. Çocuksu bir heyecanla havalara zıplamak istedim o anda; “Yaşasın!” dedim içimden, artık benim de bir fotoğrafım olmuştu.

Arkadaşlarıma; “Bu fotoğraftaki kız benim.” diye gösterirken resimdeki o kız olmadığımı bildiğim halde, zamanla kendi yalanıma inanmıştım. Bu masum yalanımdan vazgeçmeye de niyetim yoktu. O kız bendim artık, bendim işte!

***

Editör: Nevin Bahtışen

EditörEditör