MUSTAFA’NIN GÖZLERİ
Pembe katlı o evde, şehri Selanik’te
Bakışları büyülü Mustafa doğdu memlekete.
Mavi ışık gözleri, cevheri keskin bakış.
Sırtlanlar, dahili harici leş yiyen bedhahlar
Pusudaydı karış karış sarmaktaydı her yanı
Tarumarken evladı vatan, apansızın geliverdi Kemali Han
Yapacak bir şey yok dediydi ecnebi devletler
Uluslar yüzyılda bir büyük adam çıkarır.
“Adam” bu sefer Türklerden çıktı, kahretsin!
Fecirle yıkandın, şafağı saçandın,
Ateş oldun su için; savaş verdin sulh için
Yıktın geçtin devirdin devrim için
İmha ettin gericiyi, gelecek için, medeniyet için.
Doğruydu yaptığın her seçim, bir dinamitti gözlerin
Mavi medcezir gözleri, hazineydi şimşek bakış.
Kurtarıcı sendin, lakin dedin:
“Sakın daha kurtarıcı beklemeyin,
Yoksa vazifemi yapamamış sayarım!” size karşı
Sığdırdın elli yedi yıla som tunçtan elmas hayallerini
Gözlerin simli, gözlerin sihirli, gözlerin sonsuz Mustafa,
Ansızın geliverendin ve ebediyen gitmeyecek olan
Pembe katlı o evde, Selanik’te, ölümsüz ölümlü
Gözlerin elimde, bakışların içimde yüzdüğüm bir dere oldu!.



























































