MESKEN
odada öğle güneşi
sandım kanat takmışsın
oda oda kovalardım oysa
düşmekten korkmasan
bir şey söylemeden
yaban sesimle
kahvem soğurdu pencere önünde
kayıp gittin vaktinden önce
mavilerimi çınlattı yokluğun
ben gökhüznü
damla damla erirken cemrelerde
sen yine gel
konuş benimle
yüreğin nasıl olsa benim değil
senin
sen de düşle nereye kadar muktedirsin
gözün kapalı nerelerden dönmüşsün
kafası çok karıştı bu şehrin
birkaç cümlem daha eksil
***




























































