MAHŞERE KALDI SEVDALAR
Kopmuş kızılca kıyameti aşkın
Sine çatlatır bu feryatlar.
Ah! Bu kavuşmanın ihtimalleri
Soğuk betonlar arasında sıkışmışlar.
Yıkıla yıkıla,
Ezile ezile,
Anne göğsünden erken ayrılmış sabiler nezdinde.
Mahşere kaldı sevdalar.
Deprem demişler kıyametin adına,
Unutmayın, sıkı sıkı ilikleyin bunu bağrınıza.
Nice tüten ocaklar sönerken,
Tütemeden söndü kimi umutlar.
Nasıl bir musallat marifetidir ki bu,
Koskoca vuslat borcuyla, mahşere kaldı sevdalar.
Depremler bitmedi,
Biter mi sandın efendi?
Günler bitmedi, geceler hiç bitmedi.
Pança pança naftalinleyip çeyiz sandığı gibi
Yakar yutkunamayan gırtlağı,
Yakar acı acı sineyi.
Dinle!
Dinle bu iniltiyi.
Fay hatları aralığından,
Ne suzi cerihalar seslendi
Kiminin elleri kınalı,
Kiminin basılmış gün evvelinden davetiyesi.
Sevmelerin ibadetini secde ederek,
Açılsın arşı alâ.
Kurulsun düğün dernek,
Cenneti alâ da melekler olsun şahitleri
“Ah” lara karışan sevdalar,
Geride bıraktı kanlı göz yaşları
Mahşere kaldı kavuşmalar...




























































