KÜLLÜKTE YANAN ANILAR
Bir sigara küllüğünde yanan anılar mı daha kolay unutulur,
Yoksa duvarda yerini yadırgayan fotoğraflar mı?
Dünya kurulduğundan bu yana hırsızlama gözyaşları var insanların...
İade sürecinde olan, umutları var...
Bir aşkın ayak izlerini unutturacak firar edişleri var...
Ben ise en çok seni götürdüm yanımda, kendimden kaçtığımda.
Yalan dolan yoktu, vallahi sana son baktığım anda.
Çocuklar ardımdan gözyaşı arıyordu kaldırımlarda.
Ben hep en çok kalmak istediğim yerden kaçtım.
Ne tarafımdan sevdi isem en çok oradan yara aldım.
Oysa çok cana yakın hayallerim vardı benim.
Galiba ben en çok sevmeyi beceremedim.
Çocukken de düşmüştüm, ben hayattan.
Belki de bu korku bana çocukluğumdan armağan.
Ne kadar çok güler isen o kadar da ağlarsın denklemini kafamdan birisi lütfen silsin.
Ve hayata karşı güçlü görünme psikolojisini alıp uzaklara gitsin.
Ben çok yoruldum mutluluğun olduğu yerlere gitmek için can atmaktan...
Kalabalıkların içinde saçma sapan bahane bulmaktan.
Gözlerime sigara dumanı kaçtı yalanını uydurmaktan.
Bir tek şiirlerim de
Yalan söylemiyorum,
Evet ya, ben ağladım...
Ben bir kere, bir ağladım.
Sonra Bütün sevenlerim bana ağladı.
Ben yine onları toparlamak için ayakta kaldım.
Ondan sonra ağlamayı da rafa kaldırdım.
***















































