KIŞ SORUYOR İNSANLIĞI
Gökyüzü üşüyordu gümüştü kostümleri
Süzgün ışık altında gizler kristalleri
Bir güvercin süzülüp terk ediyor kentleri
Ardında umutları kalıyor çocukluğu
Tenlerini yalıyor zemheri yalazları
Titreyerek yanıyor el ayak ve yüzleri
Üzerini örtüyor yorgan buz beyazları
Gözleri bir mülteci sürüyor insanlığı
Merhameti süzgeçten sağıyordu eleği
Sevgi sevilmek neydi soruyordu belleği
Gökkuşağı rengiydi biliyordu dileği
Delik cepten düşürmüş arıyor sıcaklığı














































