DENEME
Giriş Tarihi : 07-01-2026 20:25   Güncelleme : 07-01-2026 22:52

Kendini Biriktirmek / Aydın Hanzala

Yazan: Aydın Hanzala -KENDİNİ BİRİKTİRMEK

Kendini Biriktirmek / Aydın Hanzala

KENDİNİ BİRİKTİRMEK

Her insan zamanın çarkından geçerek birikir. Hayat, doğumla başlayıp ölümle sonuçlanan bir süreçtir. Bu ikisi arasında insan kendini biriktirir. Yaşam biçimi ve hayat tarzı ne olursa olsun son durağa gelince birikmişliği tamamlanmış olur.

Duvardaki tabloya baktı; tabloda yaşlı bir kadın, saçlarında kar beyazı aklar, yüzünde zamanın bıraktığı çizgiler, omuzlarında bir ömrün ağır yükü duruyordu. "Ne ara doğdun, ne ara böyle yaşlandın diye sorsan nasıl bir cevap gelir?" diye düşündü. Tabloya bakmaya devam etti.

Yaşlı kadının sol yanında bir sepet, sepetin içine esvab, örtü gibi şeyler tamir edilerek atılıyordu. Sepet neredeyse dolmak üzereydi. Yaşlı teyze, evindeki eskimiş bazı yerleri yırtılmış olan etek, eşarp, örtü, kumaş her ne varsa sürekli tamir edip kullanmaya devam ediyordu. Maharet çöpe atmak değil, çöpten kurtarmak düsturuyla hareket ediyordu.

Zaman çarkı her insan için aynı şey mi? Kimi öğütür kendini; atar bütün fazlalıklarını, özüne doğru yol alır. Kimisi de öğütür kendini; dağılır, paramparça eder özünü.

Yeniden tabloya bakıp uzun uzun düşündü, bir şeyler gizliydi bu tabloda. Zaman ve insan savaşında yegâne galip her daim zaman olmuştur. Zamanı mağlup etmek mümkün değil, lakin zamana esir olmak da doğru değildi.

Kendini yönetebilenler, kendini doğru orantıda biriktirebilenler zamanı büyük bir ganimet olarak değerlendirebilirler. Zamanda kaybolmak kolaydır, kendini suyun akıntısına bırakır gidersin. Oysa amaç kaybolmak değil, zamanda varolmaktır.

Tabloya yeniden baktı, şöminede yanan ateş, güzel duruyordu. Soğuğa karşı koruyucu kalkan gibiydi. "Korunmak ne güzel şey" diye düşündü. Soğuktan korunmaya ihtiyaç duyan bir beden ateşin sıcaklığına sarılır.

Bir şekilde yaşlanıyoruz, bize emanet edilen şeyler birer birer alınıyor bizden; her evrede bir yönümüzü gömüyoruz zamana. Tablodaki yaşlı kadına baktı, "kim bilir, yirmili yaşlarda nasıl bir kızdı. Uzun saçları, aşk dolu gözleri, yüzünde gülleri kıskandıran bir güzellik vardı belki de. Peki ne oldu o gençlik çağına? Birer anı olarak tarihe mi karıştı yoksa bir birikim olarak sepete mi atıldı? Sepette biriken esvab mı yoksa kendisi miydi?

"Hayat yolunda, zaman içinde kimi biriktirerek kimi eksilterek tamamlar kendini. Ve ölüm o biriktirdiğimiz kendimizi alıp götürür mahkeme-i kübraya. Bizler yaşadığımız kadar değil nasıl yaşadığımız ile son durağımızı belirleyeceğiz.

Kendimizi tüketerek yaşıyorsak kazandığımız bir şey yok demektir. Kazanmak istiyorsak kendimizi üretmeliyiz.

***

Editör: Nevin Bahtışen

EditörEditör