KAYBOLAN ŞARKILAR
Ayakkabıları boyundan büyük,
gölgesi boyundan kısa,
güneşten önce uyanmıştı.
Bedeninden büyüktü elbise,
küçüktü boğazına lokmalar.
Koridorda asılı kalan sesler,
cıvata sesine döndü.
Tebeşir tozu,
harçlara karıştı.
Bir tel koptu içinden,
makine seslerine karıştı,
nakarat orada eksildi.
Avuçlarına sıkıştı dünya,
bir nohut kadar.
Yılların izi,
yüzünde eksildi.
Sabah uykuları
yerinden söküldü,
oyunlar yarıda kaldı.
Rüzgâr bildiği ezgiyi şaşırdı,
hiçbir şarkı
tamamına varamadı.
***



























































