DENEME
Giriş Tarihi : 19-12-2025 16:33   Güncelleme : 19-12-2025 19:46

Kaktüs / Fikret Subatan

Yazan: Fikret Subatan -KAKTÜS

Kaktüs / Fikret Subatan

KAKTÜS

Sanki yalnız bir kovboyu oynuyorum. İçimdeki yaşadığım acıyı halen atabilmiş değilim. Oysa etrafım kalabalık ama açmıyor işte içimizdeki çiçek.

"Tüm çabalar boşuna mı?" diyorum, sessiz dövünüşlerle.

Ağzımın tadı yok herhalde. Bir anda bağırıyorum, "Garson çayı tazele!" Sanki kahvehanedeymiş gibi hissettim kendimi; mahçup, biçare.

Kendi diyarında bir gül işte, bildiğimiz gül. Mevsimine uymuş ve açabildiği kadar açmış kendini. Bense kapanmış dehlizlerin, kapıların gerisinde; Daha bir suskun daha bir içe kapanık. Yakındaki ve uzaktaki tüm sesleri duyuyorum. Yerimde bağlanmışcasına öylece gözlerim faltaşı gibi açık. Ruhların çizimlerini seyrediyorum. Kahretsin burada kaptanın seyir defteri de yok! Kaç gün oldu, kaç zaman oldu bilmiyorum. Ama binlerce şekil gelip geçiyor. Sanki ben, gölgeler, sesler ve konuşan çizgiler ülkesindeyim.

İnsanlar bazen çok kırıcı ve üst üste; yalnızlık henüz hüküm sürmezken.

Kayıp üzgün sesler çoğalırken, kayıp sokaklar ve insanlar da çoğalıyor.

Belki de sokağın gizli sahipleri kediler ve köpekler bunun için sessiz.

Oysa daha dün akşam müzik sesleri gibi sesleri geliyordu.

Bugünse suskunlar. Derinlerdeki endişeleri, duyguları, düşünceleri dinliyorlar âdeta. Çıt yok ortalıkta. Duyulsa step müziği bile eşlik edecek. Gece açık ve berrak, yıldızlarsa donuk. Hava… Hava soğuk ve ayaz da alabildiğine.

Oysa dünya… Dünya o kadar kalabalık ki! Ama ne tuhaftırki sessiz.

Ve bu sessizlik bana, aşırı gürültü gibi kendini hissettiriyor.

Tüm sesler ayazla birlikte giderken geriye, birkaç şey bırakılmıştı.

Güzel günlerin yerine, kabuslu bir mutluluk ve vahşiliği artıran bir gün bırakılmıştı.

Bir şey daha, sonrasını sizden de dinlemeyeceğimi çok iyi biliyorum.

Çünkü dün, kapalı bir halde geziniyor.

***


Editör: Nevin Bahtışen

Truva Edebiyat Dergisi Truva Edebiyat Dergisi