HASRET YATAĞI
Gülüşler çaldım senden, şekilsiz ve sessiz,
Sana benzer gibi kahkahalarımı sayıyorum.
Kaç gözyaşını gömdüm mezara sensiz ve kefensiz?
Başını hâlâ omzuma koymak istiyor musun?
Her gece rüyamda kokun buram buram.
Güneş bir gün bizim için doğacak yaklaştı sıram.
Sensiz doğan güneş bana haram,
Hâlâ uyandım diye bana kızıyor musun?
Vuslat, özlemden sonra gelir,
Gözümde bir avuç tuz
Ne ağlanır ne uykuya yer verir.
Bir hasret yatağında,
Yastık beton, döşek demir.
Hiç mutlu yatıp,
Yorgun kalkıyor musun?
Bir hayata tutunma gayreti,
Sadece buna gücüm var.
Nereden dikmeye kalksam
Gönlümün söküklerini,
En çok oradan yırtılıyorlar.
Asma yüzünü, gülüver sen ey yâr!
Ağlarsan, solarsın,
Kurumaya yüz tutarsın,
Ağlıyor musun,
Yoksa bana mı yüz çeviriyorsun?
Gül kurusu, gelincik çiçeği, kan kokusu,
Yerleşik bir dert, yüreğimin üstünde dokusu,
Üryanca bakışın bir şiirin ana konusu,
Ya gülüşün, bir bebeğin ilk konuşmasının komşusu.
Bir köşeye oturup ağlasam;
Gözyaşımı gülüşün ile kardeş eder misin?
Beni gözyaşlarımdan gülerek öper misin?
Yoksa gözyaşlarını silerek gider misin?



























































