GÜNEŞLİ GÜNLERDE YALNIZLIK TÜRKÜSÜ
Maviliklere yayılır yalnızlık güneşli günlerde,
Güler bizlere her zaman sır perdesinin ardından,
Mahpus sürgünlerin ölgün kimsesizlik hattından,
En alçak senfonilerde yüce mimarilerin en yüksek katından,
Gizlice izler bizi güneşli günlerde yalnızlık türküsü,
Su satan çocuğun alın terinden,
Yorgun, sonsuz ağaçlara uzanan bir bahçıvanın gözlerinin ferinden,
Bazen uğrayıp geçer, bazen ise en derinden,
Söylenir güneşli günlerde yalnızlık türküsü,
Kültürlerin heybesinden, varoluşun evreninden,
Gönüllerin yaralarından, gökyüzünün sillesinden,
En bilinmeyenlerin bile en sonunda bilinmesinden,
Seslenir bize güneşli günlerin yalnızlık türküsü,
Belli yaşayışların sergüzeştlerinin tılsımlı empresyonundan,
Sonsuzluğun yakamozundan, yalnızlığın kolundan,
Bazen en sağdan, bazen ise sola fazlaca eğilimli bir şekilde.
Yaklaşır güneşli günlerde yalnızlık türküsü,
Vuslatını tamamlamış bir çiçekten,
Kahramanca düşmana karşı atılan bir cesur neferden.
Dönülmez dönüşlerin dönülmesi umulan seferlerinden,
Bütün hayati mefhumlara ulaştıran vasıtaları resmeder bize güneşli günlerde yalnızlık türküsü...




























































