GÖZLERİNİN ŞEHRİNDE MİSAFİRİM
Su ve toprak biriktiriyorum,
Kundaktaki çocuklar diyarına.
Koca vadilerde tarlalar sürüyorum,
Aç kuşların kursaklarındaki buğday İçin.
Nadaslara yarenlik edercesine
Tohumlar serpiştiriyorum yüreklere,
Gün batımında bir akşam rüzgârı gibi
Gözlerinin şehrinde misafirim ben.
Kötürüm bir umuttan ziyade,
Bir zihniyet kavgasında yeniliyorum.
Oysa ki bütün kavgam kaküllerinde saklı,
Şehrimin bacalarında tüten yok.
Duman, is, ibare, ses yok,
Üstümüze büyük bir karanlık çökmüş.
Gece gündüze gebe değil sanki
Kilime işlenmiş olsa da olasılıklarımız.
Biz Kasım’da bahara sevdalanmışız,
Bütün safsatalarımız, koca bir yalan,
Ölüm uykusunda göçebe bir kervan,
Önümüze sunulan öbek öbek bir hayat.
Bizde ne ayık bir kafa ne de bir sefa,
Çayırlarda sevdalandığımızı sandığımız,
Yulaf kokusundaki umutlarımız,
Yüreğimizde sadece kuru bir gürültü.
Editör: Suna Türkmen Güngör















































