GÖNÜL YARALI
Dokunmayın artık kırıklarıma;
Kol kırılır, yen içinde kalır dediniz, susturdunuz!
Sustukça
Kırmaya devam ettiniz.
Yarım bıraktınız beni,
Yalnız bırakılışlarım çok oldu.
Çekin ellerinizi üzerimden;
Can kırık,
Kol kırık,
Kalp kırık!
El sürmeyin yaralarıma,
Sarar gibi yapmayın!
Razıyım ben, yaramdan,
Hâlimden,
Bu hâli reva görenden.
Gönül dilden yaralı,
Yürek sözden yaralı,
Öz sevdiklerinden yaralı.
Bu hâlleri gören, göz hepsinden yaralı.
Hangisini saracağımı bilemiyorum!
Hepsi birbirinden yaralı
Birbirinden bereli.
Tebessümle gizledim yaralarımı,
Yorgunluklarımı.
Umudum şifa oldu yaralarıma,
Yarınlarıma.
Sevgimle sardım kırıklarımı.
Şikayet etmedim hâlimi dosta, düşmana,
Sahte gülüşler yerleştirdim yüzüme.
Samimi, gerçek gülüşlerim olmadı.
Zor kumaştan biçilmiş;
Üzerime giydiğim
Cepken.
Kavuşmadı, ilik ile düğmesi.
Kâh yağmur yağdı
Islandım,
Kâh kar yağdı
Üşüdüm.
Yol aldım dünya denen bu âlemde.
Yolların en çetrefillisi en çetini
Denk geldi;
Dikti, yokuştu, engebeli.
Kimi gün yağmurlu, kimi karlı,
Çamura battığım günlerim hepsinden
Çoktu.
Durmadım, yılmadım, yürüdüm;
Bazı gün aç, bazı gün toktum.
Umudum yoldaşım oldu,
geceler sırdaşım.
Suya niyetlendim, sabır içtim;
Yutkunmayı öğrendim.
Ekmeğimi böldüm suyumu paylaştım.
Az günüm de oldu,
Çok günüm de;
Yetinmeyi bildim.
Beden yoruldu, ruh yoruldu,
Ayak yoruldu,
Gönül yorudu.
Sona gelindi,
Gönül duruldu.
Döndüm baktım ardıma,
Bir arpa boyu yol gidemediğimi
gördüm.
Yorgunluğum dinlenmişliğimden çok oldu.
***















































