GÖNÜL KÖPRÜM
Sen, altından nice suların aktığı, gönül köprüm.
Yaşanmaya özlem duyduğum, ömrüm.
Seni gördükten sonra, biraz kelebek, biraz çiçek, biraz da şımarık bir çocuk gönlüm.
Senin ile yeniden doğmuş gibiyim
Sen, benim unuttuğum dünüm,
Hatırladığım yeni doğum günüm.
Sen, içinde yaşanılası koca bir şehir.
Yarım bırakılan sözleri tamamlayan bir şiir.
Seni gördükçe güller açar, gözlerimin içinde.
Bakışların mıdır parlayan karanlık gecede?
Ben, sana bakınca yüzünde yeni serpilen kız utangaçlığı,
Sen, bana bakınca koca bir hayatın yükünü üzerine almış, anne dalgınlığı.
Sen, her yeni bir sabahın yeni bir günaydını.
Günün ilk aklıma düşen ilk insanı.
Seni düşünmek ne güzel,
Seni düşününce yaşamak da güzel.
Seni düşününce sapsarı bozkır, yemyeşil ovalara dönüşür.
Ay ile güneş, gökkuşağının üstünde öpüşür.
Senin olduğun yerler de toprak, yağmura doygun.
Kuzular annelerinden, koyunlar kırlardan memnun.
Aklımı benden alıp kaçıyorsun,
Öyle bakınca
Bu da düpedüz bir soygun.
Öylesine hayalsin öyle gerçek.
Sen, şöyle önümden gel, geç.
Zaman sana erken olur, senden başka herkese geç.
Bacaklarım titrer, gözlerin, gözlerime değse.
Unutmam bir anını yıldızlar yeryüzüne inse.
Gök kubbe önümde eğilse.
Sen, gittiğin yerlere güzellik götüren,
Geldiğin yere huzur getiren.
Sen deryamda nadide incim,
Göklerde beyaz güvercinim,
Yer yüzünde her mevsim açan çiçeğimsin.
En çok konuşmak istediğim en uzun sustuğumsun.
Ne zaman sana konuşmak istesem kelimeler kursağıma takılır.
Zaten insanın yüreği söyleyemeden, vazgeçtiği sözler ile tıklım tıklımdır.
***




























































