GİTME
Omuzların düşük, mahçup bakışlar.
Kalbimi yerinden söküp de gitme.
Dostlarım üzülür, düşman alkışlar.
Bir yabancı gibi bakıp da gitme.
Sen gidersen canım, söner yıldızlar.
Gülşenim hâr olur, lâl olur sazlar.
Firkat yarası bu, derinden sızlar.
Arkana bakmadan çıkıp da gitme.
Ey sevgili, bir kez çatılsa kaşın,
Tadı tuzu kalmaz ekmeğin, aşın.
Ecelim olmadan bir daha düşün,
El gibi kapıyı çekip de gitme.
Şakasına bile kalbim dayanmaz.
Ölüm uykusuna yatar, uyanmaz.
Ben gibi adını kimseler anmaz.
Maziye bir kilit takıp da gitme.
Ne olur eyleme yâr cevri cefâ,
Nerede verdiğin o ahte vefâ,
Gönül yarasına bulunmaz şifâ,
Üstüne tuz, biber ekip de gitme.
Dört bir yandan eser hüzün yelleri,
Gurbete çevirir bizim elleri.
Yaz günü soldurur gonca gülleri,
Bahar seli gibi akıp da gitme.
Nûrfânî’m sensizlik yakar, yandırır,
Acılar baş tutar, dert usandırır.
Her seher vaktinde gam uyandırır,
Dünyamı başıma yıkıp da gitme.
***















































