DENEME
Giriş Tarihi : 29-07-2026 17:53   Güncelleme : 29-07-2026 19:50

Giderken Kalmak İstedim / Nevin Aktekin Gülfırat

Yazan: Nevin Aktekin Gülfırat -GİDERKEN KALMAK İSTEDİM 

Giderken Kalmak İstedim / Nevin Aktekin Gülfırat

GİDERKEN KALMAK İSTEDİM 

Seni ilk gördüğümde sımsıcak bir gülüşün vardı. Yaramaz ama bir o kadar da masum bir çocuk edasıyla sanki sessizce "Beni sev." der gibi gülümsüyordun bana.

İlk merhabamızda tokalaşırken ellerin soğuk ve ter içindeydi. Sanırım çok heyecanlanmıştın. O an bilemezdim o üşüyen ellerin bir gün yüreğimi böylesine ısıtacağını. Sen de hiç bilemedin yüreğime nasıl dokunduğunu... 

Elimi ansızın avuçlarının arasına aldığında çekmek istedim ama çekemedim. Tam o an hiç beklemediğim bir anda alnıma kondurduğun o masum buse, bir kadın için ne kadar anlamlıydı. İçinde sevgi vardı, şefkat vardı, güven vardı.

İnanmak istemiştim bu kez hayallerimin gerçeğe dönüşeceğine, sonunda teslim olacağım bir aşka... 

Aşktan kaçmaktan yorulan yüreğim, usulca kulağıma fısıldamıştı:

“Korkma kal."

Aşkın acı tokadını bir kez yemiş ayazda kalmış bir yürek için yeniden sevmek kolay değildi. O yüzden o gece korktum kalmaktan. Yeni bir hayal kırıklığından çok  korktum. Çünkü benim öğrendiğim aşk mutluluk değil acıyla anılan bir iz, kapanmayan bir yaraydı.

Yine de sende kalmak istedim.

Ama kalamadım.

Sen benim gibi olmayı bilemezdin.

Yaşadıklarımı, kırgınlıklarımı, içime gömdüğüm gözyaşlarını, gecelerce susturduğum korkularımı bilemezdin.

Benim güçlü duruşuma aldanma. Kimse bilmez o gülüşlerin altına sakladığım sayısız gözyaşını. Onları yalnız ben bilirim. Bir de Rabb'im.

Ben hâlâ küçük bir kız çocuğuyum.
Saf, masum, en çok da kırılgan...
İçim kırık döküktür ama söyleyemem. Hissettirmem. Çünkü insanlar çoğu zaman seni nerede kırdıklarını bile fark etmezler. Ben ise her zamanki gibi gülüp geçer; sonra en mahzun hâlimle içimi yalnız Rabbim'e dökerim.

Sen de anlayamadın beni, kaçmaktan yorulmuş yüreğimi tutamadın.

“Dur, nereye gidiyorsun?” diyemedin.

Aslında neden gitmeye çalıştığımı hiç anlamadın.

Çünkü ben giderken bile kalmak istiyordum.

Keşke arkamdan bir kez olsun, “Dur gitme.” deseydin.Keşke sımsıkı sarılsaydın bana.
"Kal." diyebilseydin.

İşte o zaman korkularım susardı.

Bana sevgine inanacak cesareti verirdin.

Ama demedin.

Ben de gittim.

Şimdi aylar sonra çıkıp da karşıma neden diye sorma.

Çünkü bazı soruların cevabı zamanında söylenmeyen iki kelimenin içinde kaybolur.

Ben sana uzattığım elleri çoktan indirdim. Tutmayı bilmeyen yüreğine karşı. Adın artık dilimde yasaklı bir kelime.

Ve sana söyleyebileceğim son söz yalnızca şu:

Eyvallah…

Bir rüzgâr gibi estin, geçtin ve gittin.

Hadi uğurlar olsun...

***

Editör: Serpil Azapoğlu

EditörEditör