İKİ FİNCAN KAHVE
İki fincan kahve koydum bize,
Oturur laflarız eskilerden diye.
Bu kadar kin, bu öfke niye?
Bir yudum alsaydın iyi olurdu.
Yüzüne baksam kâfiydi, ziyadeydi,
Senle oturmak zaten bir hayaldi.
Aslında kahve de bir bahaneydi,
Biraz daha kalsaydın iyi olurdu.
Saçlarını savurarak geçsen,
Yine deli poyraz gibi essen.
Şu kahveden bir yudum içsen,
Hiç değilse kırk yıl hatırı olurdu.
Kulağım seste, gözlerim yollarda,
Bıraktın garip gibi beni dağlarda.
Haberini beklerim viran bağlarda,
Bir selam salsaydın iyi olurdu.
***














































