GECEDEN SABAHA
ses olur uykum
çağırır beni yerimden
rüzgâr olur yorganım
üşür güller içimde
çatlak topraktan yatak
sele karışmış bir yaprak
köyler şehirler gelir üstüme
karanlıklar içinden
acı bir çığlık uykum
boyumdan kısa kolum
erişmek istiyorum
uzadıkça uzuyorum
bir düş kuruyorum
düşlerimde kuşlar yorgun
tutunuyorum
belirli belirsiz aya
çoban yıldızı ayakta
elinde kandile eş
yanmayan paslı lamba
gecem dokuz ay
saatlerim dokuz ay
güneş doğdu doğacak
haber verecek kuşlar
pencere önündeyim
ardına kadar açık
sokağa açılan kapılar
düşler...
düşler sokağında insanlar




























































