EYLÜLDE HARMAN YERİ
Köyün sessizliğine düşer eylül,
Saman kokar rüzgâr, serin serin, hüzünlüdür biraz da nazlı.
Harman yerinde savrulur buğday, taneleri,
Alnı terli ellerde umut kokar buram buram.
Güneş çekilir yavaşça dağların ardına,
Kuzuların sesi karışır akşama.
Eylül, sarı bir türkü söyler harmanda,
Toprak ana kucaklar evlatlarını. basar yanık bağrına.
Çıngırak sesleri iner yamaçlardan,
Yorgun öküzler döner harmanlardan.
Bir yanda kahve dumanı tüter bacalardan,
Bir yanda sabırla yoğrulur zaman.
Köy çeşmesinde su berrak akar soğuktur,
Gelin Ayşe Fatma kız
Unutmuş testiyi
Sohbetleri koyudur
Testiler dolar taşar sırada bekleyen çoktur
Kimi türkü söyler sesleri yanıktır
Şenlik düşer çeşme başına
Zaman akıp gider karışır karanlığa.
Gökyüzü kızıla boyanır akşamla,
İçli bir ney sesi yankılanır dağlarda.
Yorgun gözler uykuya dalar yavaşça
Güne sabah ezanı düşer sızar pencerelerden sessizce
Gün yeniden doğar umutla sabaha
Ve bilirim, her güz toprağa düşen tohum,
Yeniden filizlenir, yeniden doğar.
Eylülde harman yeri, nohut mercimek buğday hasatla dolar veli dayı ali emmi
Çalışır çabalar
Gün biter umut kalır harman yerinde
Alın teri döner bereketli sofralara
Eylül susar, gece çöker
Köye harmana,
Yıldız düşer köyün yorgun topraklarına.
Bir ömür saklıdır bu sessizlikte,
Bir tebessüm düşer dudaklarımın kıyısına
Kalbim bırakır kendini oracıkta eylüle, sonsuza.
Eylülün türküsü yayılır dağlara,
Harman kokusu siner yıllara.
Her hasat bir umut her nefes bir hayat olur
toprakla kucaklaşır insan harman yerinde
ömür yazılır yeni bir bahara
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz



























































